oran ile cümle

oran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sebeple fluvinat, dört stereoizomerin her biri yaklaşık %25 oranında bulunan karışımıdır.Die dabei entstehenden vier Stereoisomere des Fluvalinats liegen jeweils zu etwa 25 % im Gemisch vor.
Kadınlarda erkeklere oranla iki buçuk kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.Das Weibchen paart sich mit durchschnittlich zwei (einem bis acht) männlichen Bussarden.
Ücret oranları ve ölçekleri azaltıldı.Dies erhöhte die Zinsen und senkte die Preise.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Streitigkeiten zwischen den Volksgruppen sind jedoch an sich nicht bekannt.
Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sına oranı %3’ü geçmemelidir.Auf EU-Ebene darf das Budgetdefizit 3 % des BIP nicht überschreiten.
Paranın tedavülde olduğu eski dönemlerde, sikkenin maden oranı nominal değeriyle uyum içindeydi.In der frühen Zeit des Kurantgeldes entsprach der Metallgehalt der Münzen ihrem Nominalwert.
1984 yılına doğru, ekonomik durum, enflasyon oranının 450% ye vardığı bir duruma geldi.1984 erreichte die Inflation mit 450 % einen katastrophalen Höhepunkt.
Falkland Adaları'ndaki alt türü, Güney Amerika ana kıtasındakilere oranla daha küçüktür.Die Unterart der Falklandinseln ist kleiner als die des südamerikanischen Festlands.
Güneş rüzgarları ile, Güneş'in %20'lik bir kütle kaybı oranından daha fazla değildir.Der Massenverlust beträgt nicht mehr als etwa 20 % des Massenverlusts der Sonne durch den Sonnenwind.
2011 yılının başında, Brawn ve Nick Fry'ın yeni takımda 24.9% oranında payı bulunuyordu.Gemeinsam mit Ross Brawn hält Fry einen Anteil von 24,9 % am Team.
Jungner'ın çalışmaları ABD'de büyük oranda bilinmiyordu.Demings Erkenntnisse blieben in den USA weithin unbeachtet.
Referandumda %96 oranında "Evet" oyu çıktı.96 % sprechen sich dafür aus.
Bunların ikisi de 1950'lerden beri büyük oranda iyileşmiştir.Beide haben sich seit den fünfziger Jahren erheblich verbessert.
Ayrıca Venezuela, Fas ve Cezayir'e yüksek oranlarda göçler olmuştur.Auch in Ostafrika, Alaska und Peru wurden Gipfel von ihm bestiegen.
Fransız filozoflarından büyük oranda etkilenmişti.Er war stark beeinflusst durch die französische Philosophie.
Entertainment Weekly'den Michael Ausiello, izlenme oranlarını, "sağlam ama muhteşem değil" diye tanımladı.Entertainment Weeklys Michael Ausiello bezeichnete die Quoten als „solide, nicht spektakulär“.
Oy oranı artışına karşın meclise giren milletvekili bir önceki seçime göre azalmıştır.Der Stimmenanteil der Kongresspartei verringerte sich im Vergleich zur vorangegangenen Wahl etwas.
Latin kökenlilerin oranı % 0.77 dir.Der Anteil an Afroamerikanern liegt bei 0,77 %.
Bu nedeni sağlayan ise, yüksek doğum oranıdır.Grund dafür war der hohe Geburtenüberschuss.
Şirketlerden her biri %50 oranında hisseye sahiptir.Beide Konzerne beteiligten sich an dem Unternehmen zu jeweils 50 Prozent.
En az sahtesi üretilen banknotlar %2,9 oranıyla 1000 Frank banknotlardır.Am wenigsten gefälscht wird die 1000-Franken-Note mit einem Anteil von 2,9 %.
Oy kullanma oranı % 60,57'de kaldı.Die Wahlbeteiligung lag bei 60,57 %.
Örneğin, Bütçe açığı GSYİH oranının birimi yıldır (GSYİH genellikle GSYİH/yıl'dır).In Großbritannien weicht das Steuerjahr (Tax year) aus historischen Gründen vom Kalenderjahr ab.
Metan, amonyak ve su oranları atmosferin alt katmanlarında daha yüksektir.Höhere Konzentrationen von Methan, Ammoniak und Wasser sind in den unteren Bereichen der Atmosphäre vorhanden.
Arka bacaklar Rana macrocnemis türündekine oranla daha kısadır.Die hinteren Backenzähne sind weniger hochkronig als bei Macroscelides.
Bu oran, bir önceki bölüme oranla bir miktar daha azdır.Die Wohnungen wurden kleiner als in den früheren Bauten.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.In dieser Zeit stieg die Arbeitslosigkeit spürbar stark an.
Bu şehirde suç oranı oldukça yüksek.Die Kriminalitätsrate der Stadt ist vergleichsweise hoch.
38% oranında alkol içermektedir.Er weist einen Alkoholgehalt von 38 Vol.-% auf.
Her eyalet, kendi nüfus oranına göre belli sayıda üyeye sahiptir.Jedes Volk hat für jedes Land eine bestimmte Punktzahl, wenn es das Land besitzt.
Ülkede nüfusun %99,8 gibi yüksek bir oranla neredeyse tamamı temiz su kaynaklarından yararlabilmektedir.Zudem verloren 9.4 Millionen Menschen größtenteils oder vollständig den Zugang zu sauberem Wasser.
Yağ oranı %18'dir.Der Mindestalkoholgehalt beträgt 11 °.
Bu nedenle okuma yazma oranı düşüktür.Somit bietet die Lektüre Lesegenuss.
Böylece, içteki ters beşgen, dıştaki beşgenle de Fi oranındadır.Dort bestritt er fünf Ligaspiele (kein Tor).
Seçim katılım oranı ise bu sefer %36,64 oranla oldukça düşük olmuştur.Die Wahlbeteiligung war mit 34,3 % extrem gering.
Alkol oranı oldukça düşüktür.Der Alkoholgehalt ist sehr gering.
İşsizlik oranı çok yüksektir.Die Arbeitslosenquote ist hoch.
Ekran görüntüyü yüzde 100 oranında aktarıyor.Die Bildfläche wird zu 100 % genutzt.
İlk tur oylarına göre Tsvangirai 47.9% oranında oy alırken Mugabe 43.2% oy oranında kalmıştı.Demnach kommt Tsvangirai auf 47,9 % der Stimmen, Mugabe auf 43,2 %.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Bei Nichtrauchern tritt PONV doppelt so oft auf wie bei Rauchern.
Böylece şehrin tüm yüzölçümünün %12.07 oranı su yüzeylidir.Nur 0,76 % des County nehmen offene Gewässer ein.
Kapasite kullanım oranınızı biliyor musunuz ?Weißt du, was dein Körper kann?
Bu oran gençler arasında yüzde 8'dir.Unter Frauen sind es etwa 8 %.
LH/FSH oranı artmıştır.Das Verhältnis w/r steigt.
FLN ise çok düşük bir oy oranıyla üçüncü sırada yer alabildi.Damit konnten sich die Peruaner zumindest über einen dritten Platz freuen.
Bununla birlikte Yahudi olmayan nüfusun nüfus artış oranı da yüksek rakama sahiptir.Palästinensische Quellen beziffern die Zahl der Nichtjuden jedoch weit höher.
Erkeklerde ise; bayanlara oranla daha sade bir kıyafet göze çarpar.In der Paarungszeit balzen die Männchen mit aufgeplustertem Federkleid um ein Weibchen.
Bu oran artmaya devam etmektedir.Diese Angst bleibt bestehen.
Yapılan işe göre KDV oranları değişmektedir.So sieht's aus, wenn die AfD Änderungen einbringen will.
Bu oranlar İtalya'nın tümü için Coocuklar için %18,06 ve emekliler için %19,94 ile karşılaştırılmalıdır.Demgegenüber betrug der gesamtitalienische Durchschnitt 18,06 % an Minderjährigen und 19,94 % an Rentnern.
Sıkıştırma oranı 9.1:1'den 9.8:1'e çıkartıldı.Das Verdichtungsverhältnis wurde von 9,0:1 auf 8,8:1 gesenkt.
Günümüzde bu oran % 90 kadar olmuştur.Heute liegt der Anteil bei 90 Prozent.
İşsizlik oranı %1,8'dir.Arbeitslosenquote: 1,8 % .
Ekilen arazilerin oranı ise %62’lere düşmüştür.Der Anteil der Außenkabinen liegt bei etwa 62 %.
Tohum yağ oranı 26-38% arasındadır.Borretschsamen enthalten zwischen 26 % und 38 % Öl.
Çocuklarda yetişkinlere oranla daha etken olduğu gözlemlenmekle birlikte, beş yaş altında önerilmez.Hiermit wurde angestrebt, die jungen Männer fünf Jahre lang nicht mit den Älteren zu vermischen.
Bu oran 1968 seçimlerinden beri erişilen en yüksek orandır.Dies war ihr schlechtestes Ergebnis seit der Reichstagswahl 1908.
Bu oran yaklaşık 1/137,036 dır.Ihr Wert beträgt etwa 1/137.
Eurogamer ise aynı şekilde %89 oranında puan vermiştir.Die MAN!AC vergab in der damaligen Ausgabe 89 %.
Eşcinsel erkeklerse hem maskülenleşmiş hem de feminenleşmiş oranlar göstermektedir.In den Geschlechtsdrüsen werden aber männliche und weibliche Geschlechtzellen produziert.

İlgili Sayfalar