oran ile cümle

oran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir 'akım (veya "oran") zaman içerisinde stoğu değiştirendir.Im Spätmittelalter wandelte sich Schutz in (Schutz-) Herrschaft.
Nem oranı %85lere kadar yükselmektedir.Der Export steigerte sich auf bis zu 58 Prozent.
Eksi gösterge) Uluslararası Barış ve Güvenlik GSYİH'e oranla, denizaşırı gönderilen barış gücü asker sayısı.Internationaler Frieden und Sicherheit Anzahl der gesendeten UN-Friedenstruppen relativ zum BIP.
Bu hat üzerinde yılda 100 uçak üretme oranını desteklemeye çalışıyordu.Ziel ist der Verkauf von bis zu 100 Flugzeugen pro Jahr.
Fakat farelerin organ yaşlanma oranında normal kütle çekimin dekine göre artış göstermiştir.Die Anzahl der alternden Zellen im Gewebe steigt während der normalen Alterung deutlich an.
Bayrağın oranı, Ermenistan bayrağında olduğu gibi 1:2'dir.Das Seitenverhältnis beträgt 2:3, entsprechend der Flagge Frankreichs.
GSYİH'e oranla, yurt dışına çıkan doğrudan yatırım miktarı.Zusammen mit dem Vorstand der IG Farben verschob Focke Millionenwerte ins Ausland.
Tuz oranı gölün her yerinde aynı değildir.Die Höhe der Flut über dem Meeresspiegel ist nicht überall gleich.
En yoğun ölüm oranı kadınlarda 30-35 yaş, erkeklerde ise 35-50 yaş aralığındadır.Die maximale Lebensdauer der Weibchen liegt bei etwa 35 und die der Männchen bei 35 bis 40 Jahren.
Çünkü çipler çok yüksek saat hızlarında(oranlarında) çalışmaktadır.Die Blätter enden oft in einer zweiästigen Ranke.
İşsizlik oranı diğer köylere oranla çok düşüktür.Die Arbeitslosigkeit ist gegenüber anderen Wohnviertel hoch.
Bu oran 2007'ye göre %33'lük bir artışa tekabül etmekteydi.Über die letzten zehn Jahre bedeutet dies eine Steigerung um 33 Prozent.
Az-yağışlı süper hücre genellikle nem oranının düşük olduğu yaz sezonunun oluşur.Das unterste Kraftwerk Vangen bleibt im Sommer aus Rücksicht auf die Natur außer Betrieb.
Ortalama matura başarı oranı yüzde 37.5'tir.Der durchschnittliche Gewinn lag bei 75,7 Prozent.
İlde yıllık nüfus artış oranı %0,66 olmuştur.Das Bevölkerungswachstum beträgt 0,66 %.
Burada da 1:1000 değişim oranı izlendi.Es wird dadurch ein 1:1 Austausch ermöglicht.
Lansoprazol %97 oranında plazma proteinlerine bağlanır.Die Plasmaproteinbindung beträgt etwa 97 %.
2013 yılında ‰17,0 olan oran 2014'te ‰17,3 olmuştur.Der Impact Factor lag im Jahr 2014 bei 17,0.
İlçe'nin idarisi Oranienburg şehrindedir.Der Amtssitz war in der Stadt Oranienburg.
Amaç, yumuşak ve akıcı hareketlerle iki çubuğu da eşit oranda kullanmaktır.Für den Versuch werden zwei gleich schwere und feuchte Proben verwendet.
2016 yılında bu oranın %5 ila %10 arasında artacağı düşünülmektedir.Für 2016 wird die weitere Verminderung auf 10 bis 15 Prozent geschätzt.
Kız çocuklarında erkek çocuklarına oranla üç katı fazladır.SSES kommt bei Jungen dreimal so oft vor wie bei Mädchen.
Güney Afrika dünya genelinde suç oranlarının en yüksek olduğu ülkelerin başında gelmektedir.Südafrika weist die höchste Rate an Vergewaltigungen in der Welt auf.
Bayrağın ebatı 3:5 oranındadır.Seekriegsflagge 3:5 ?
Geminin yapım çalışmaları maliyet sorunu sebebiyle 1992'de henüz %67 oranında tamamlanmışken durdurulmuştu.1992 wurde der Bau des zu etwa 70 % fertigen Schiffes wegen Finanzierungslücken gestoppt.
İnsan rakipler ise % 63,3 oran elde etmiştir.Die menschlichen Konkurrenten hingegen erzielten 63 %.
Nielsen ayrıca bir programdaki reklam bölümleri için ortalama izleme oranları da rapor eder.Darüber hinaus erfasst Nielsen Media Research die Werbekreationen in den verschiedenen Medien.
Çanın alaşımı % 78 oranında bakır, % 22 de kalaydan bileşir.Die Glocken bestehen alle aus 78 % Kupfer und 22 % Zinn.
Kalkınma oranı yükseldi.Der Schwierigkeitsgrad war angestiegen.
Kentsel alanlarda yaşayan nüfusun oranı, 1980 yılında %20'den 2014 yılında %50'den fazlaya çıktı.Dies entspricht einer Steigerung der Bevölkerungszahlen von über 50 % im Vergleich zum Jahre 1989.
Çoğu durumda gebenin kanında alfafetoprotein ölçümü de yüksek oranda bulunur.Im Labor finden sich häufig erhöhte Werte des Alphafetoproteins.
Lockheed Martin, savunma sanayisinin dünya çapında (gelire oranla) en büyük yüklenicisidir .Dieser löste dadurch Lockheed Martin vorübergehend als größten Rüstungskonzern der Welt ab.
Ekim 2017 itibarıyla, Polonya'nın işsizlik oranı Eurostat'a göre %4,6 seviyesinde gerçekleşti.Im Jahr 2017 betrug die Arbeitslosenquote (laut Eurostat-Definition) 4,6 %.
Meryem’in boynu, elleri, parmakları, başı ve uzun ve orantısızdır.Mit der weißen Besiedlung kamen foxglove (Fingerhut), Efeu und Stechpalmen (Ilex) hinzu.
Çimlenmede %60-75 oranında başarı sağlanır.Auf diese Weise sind 50 bis 70 % der Jagden erfolgreich.
Güney Amerika bölgesinde yüzde altılık bir oran bildirilmiştir.Mit 10 % Umsatzanteil ist die Region Südamerika zu erwähnen.
1958 yılında atmosferdeki 315 ppm/m3 karbondioksit oranı 2004'te 379 ppm/m3 olmuştur.So betrug die durchschnittliche Konzentration von Stickstoffdioxid im Jahr 2014 54 mg/m3.
Media Player'a oranla daha hızlı ve eğlencelidir.Das macht das Spiel auch für die Schiedsrichter schneller und dynamischer.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.In Städten ist die Sozialhilfequote höher als in ländlichen Regionen.
Bu oran çalışan nüfusun %46,1'ine denk gelmektedir.66,1 % der Erwerbstätigen pendelten aus der Gemeinde.
Kıl keçisi tulumlara basılan peynir, %75-80 nem oranına sahip mağaralarda iki-üç ay bekletiliyor.Der mit bis zu 40 % Kuhmilch verschnittene Schafsmilchkäse wird drei bis sieben Stunden lang geräuchert.
Yani bu sıralama, dağıtımların kullanma oranlarını gösteren bir istatistik değildir.Dann ist das Indikatorproblem kein Hindernis für den Einsatz von Indikatoren.
Ülkede ikamet eden yabancıların oranı takriben %34’tür.Der Ausländeranteil beträgt rund 34 Prozent.
Ardından Baku Polytechnical Technicum'una başlar ve oranı birincilikle bitirir.Dieser Zug haftet “Ballet mécanique” von Anfang bis Ende an.
Özellikle tecavüz vakaları DKC'de savaş silahı olarak çok yüksek oranda kullanılmaktadır.Für den Brandfall selbst gelten in einem KKW besonders strenge Anforderungen.
2007'deki ölüm oranı, her 1.000 kişi için 16,5 tane ölüm.Die Sterberate betrug im Jahr 2005 3,6 pro 1000 Einwohner.
2008 yılında Fas büyüme oranı yaklaşık %6,5 idi.Im Jahre 2008 konnte noch ein Wachstum von 6,2 % erzielt werden.
Okur-yazar oranı %85'dir.Die Alphabetisierungsquote beträgt 85 Prozent.
Samanyolu Galaksisinde açık yıldız kümelerinin oluşum oranı birkaç bin yılda bir olarak tahmin edilmiştir.In unserer Galaxie bilden sich offene Sternhaufen alle paar tausend Jahre.
Çağatayca'da büyük bir oranda İslam kültürünün etkileri de görülür.Auch in der Folgezeit ist weiterhin starker ägyptischer Einfluss zu beobachten.
Moleküler azot, büyük oranda Satürn'ün Ay'ı Titan'ın atmosferinde bulunur.Außerdem existiert Wasserdampf in der Atmosphäre des Saturnmonds Titan.
Araç büyük oranda Triumph Herald'a dayanmakta olup kısaltılmıştır.Es gibt Berichte, wonach die vordere Radaufhängung vom Triumph Herald übernommen wurde.
Bu oran daha çok % 10 olarak öngörülmektedir.Dies entspricht einer Zunahme von zehn Prozent.
Türkiye'de de bu oran geçerlidir.Ebenso ist es in Indien üblich.
Kurumlar vergisi oranı %30'dan %20'ye düştü.Insbesondere wurde die Gewinnsteuer von 24 % auf 20 % gesenkt.
Antimikrobiyal tedaviye karşın ölüm oranı %50'dir.Bei bakteriellen Enzephalitiden beträgt die Sterblichkeit bis zu 50 Prozent.
İlçede İngilizce ve İnyupikçe dışında konuşulan üçüncü büyük dil % 4.21 oranla Filipinlilerin Tagalog dilidir.Die restlichen 3,4 % geben an, dass weder Englisch noch Französisch ihre Erstsprache ist.
Son 10 yıl içinde nüfusu %-3.8 oranında azalmıştır.In den letzten zehn Jahre schrumpfte die Einwohnerzahl um 0,38 Prozent.
Son modeller ile yapılan deneme atışlarında bu oran %24e çıkmıştır.Bei Tests mit späteren Modellen ergaben sich Trefferwahrscheinlichkeiten von etwa 24 %.
Bunlardan biri de oranın asıl adının "suluca" lı olduğudur.Dort wurde eine Höhe nach ihm benannt: "Die Hohenwarte".

İlgili Sayfalar