Ana içeriğe geç
Sözlük

oran ile cümle

oran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Standart olmayan kozmolojiler ise farklı bölgelerde baryon/foton oranının değiştiğini gösterir.Nonstandard cosmologies indicate variation of the baryon to photon ratio in different regions.
Normal uzuv oranının uygulanması, 198 santimetrelik bir arka uzuv uzunluğunu gösterdi.Applying the usual limb ratio indicated a hindlimb length of 198 centimetres.
Baldwin'in kuralları, çeşitli türlerin halka kapanmalarının relatif oranlarını tartışır.Baldwin's rules discuss the relative rates of ring closures of these various types.
Donna Orange'a yanıt.Response to Donna Orange.
Bu faz geçişi hacimde %2-4 oranında bir artışa neden olur.[1][2][3]That phase transition causes an increase in volume by 2-4%.[3][4][5]
Ayrıca, ayda yaklaşık %5 olan kendi kendine deşarj olma oranları da düşüktür.[1]They also have a low self-discharge rate, which is about 5% per month.[11]
Broşlama esnasında işlenebilirlik oranı iş parçasının sertliği ile doğrudan ilişkilidir.When broaching, the machinability rating is closely related to the hardness of the material.
Kanal broşları, yüksek üretim oranları sağlayarak, çeşitli ölçülerde kanallar oluştururlar.Slot broaches (G & H) are for cutting slots of various dimensions at high production rates.
Üç metal arasındaki oran üç sayı ile gösterilir.The ratio between the three metals is indicated by three numbers.
El raybasına oranla, makine raybasının uç kısmı çok az koniktir.A machine reamer only has a very slight lead in.
Bu dönemden beri Oranjestad Aruba'nın merkezidir.Seit diesem Zeitpunkt ist Oranjestad die Hauptstadt Arubas.
Endeks oranı 20 hisse değerinden oluşan önceki endeksle uyum içinde bulunuyordu.Die Indexhöhe befand sich im Einklang mit dem vorherigen Index, der aus 20 Aktienwerten bestand.
1992 yılında pop grubu Orange Blue'u kurdu.1992 gründeten sie die Pop-Gruppe Orange Blue.
Ekim'de günlük oran işçiler için 400 gram, kadın ve çocuklar için 200 gram ekmeğe indirildi.Die Rationen sanken im Oktober auf 400 Gramm Brot für Arbeiter, 200 Gramm für Kinder und Frauen.
Judaea'daki ekonomik başarısından dolayı vergileri dörtte bir oranında düşürdü.Aufgrund der wirtschaftlichen Prosperität in Judäa erließ er ein Viertel aller Steuern.
Üç yılda toplam ölü sayısı 270.000 olup normal ölüm oranınından yaklaşık 150.000 daha fazlaydı.Die Hungersnot verursachte in drei Jahren etwa 270.000 Tote, ungefähr 150.000 mehr als die normale Sterberate.
20 Kasım 1941'de oran 250 ve 125 gram sırası ile indirildi.Am 20. November 1941 wurden sie auf 250 Gramm respektive 125 Gramm reduziert.
Bir eşiğe yakın değerlerdeki uyaranlar, durumların bazı oranları ile saptanabilir.Widrigenfalls, so die Ermahnung, müssen sie ihre Bedürftigen selber aufnehmen!
Daha büyük çocuklarda bu oran %2 gibi daha düşüktür ama yetişkinlerde tekrar %19-37'ye yükselebilir.Deren Sterblichkeit beträgt nur etwa 2 %, steigt aber bei Erwachsenen wieder auf ca. 19–37 % an.
Maddeler ayrıldıkları zaman ise, yükleri oransız bir şekilde tutarlar.Als sie es durchschreiten, verwandeln sie sich von Wichteln (sprite) in richtige Elben (fairy).
Aynı zamanda bu bölgelerde radyasyon oranının da düşük olması gerekmektedir.Überdies ist in diesen Regionen die Strahlenbelastung generell geringer.
Daha büyük uzaklıklarda da ölüm oranı yüksek olur.Auch in größerer Entfernung ist die Sterblichkeit hoch.
Çin'deki sağlık sistemi büyük oranda özelleştirildi ve sağlık hizmetlerinin kalitesi arttı.Das Gesundheitswesen in China wurde größtenteils privatisiert und erlebte eine deutliche Qualitätssteigerung.
Bu oranı dünyadaki diğer bütün ülkelerden fazladır.Das sind mehr als in allen anderen Staaten der Welt zusammen.
İsrail’deki işsizlik oranının en yüksek olduğu 40 yerin 36’sı Arap’ların yaşadığı yerlerdir .Beschäftigung 36 der 40 israelischen Städte mit der höchsten Arbeitslosigkeit sind arabische Städte.
Profesyonel kariyerine Orange County Blue Star kulübünde başladı.Später spielte er auch für Orange County Blue Star.
Bayrak ressam V. P. Chukuyev tarafından tasarlandı ve 2 Temmuz 1992'de 1:2 oranı ile kabul edildi.Die Flagge wurde durch den Künstler V. P. Chukuyev entworfen und am 2. Juli 1992 offiziell angenommen.
Değer bakımından 100 Frank Banknotlar 2003 yılında %53’lük kullanım oranıyla en geçerli birimdi.Von den Werten war die 100-Franken-Note mit 53 % im Jahr 2003 das beliebteste Objekt.
Kabin tazyik değiştirme oranı 7.5 psi'dir.Der zulässige Kabinendifferenzdruck beträgt 8,25 psi.
Günümüzde işsizlik oranı yaklaşık % 40 olup, fakirlik oranı daha da yüksektir.40 %; die Armutsrate ist noch größer.
Bu oran, hem türler arasında hem de aynı türün farklı izolatları arasında, çeşitlilik gösterir.Dieser Wert scheint sowohl zwischen den Arten als auch zwischen Isolaten derselben Spezies zu variieren.
İşsizlik oranı düştü.Arbeitslosenzahl ist zurückgegangen.
Bu hastalık Kuzey İsveç'te 700'de 1 ; ABD'de 14.000'de 1 oranında görülür.Schätzungen zufolge erkranken in Schweden 1 von 700 und in den USA 1 von 14. 000 Menschen.
Muhafazakar Parti, 36.1% oy oranıyla en yüksek oy alan parti oldu.Fine Gael wurde stärkste Partei mit 36,1 Prozent der Stimmen.
Ruslar'ın toplam nüfusa oranı % 4'e düşmüştür.Gleichzeitig stieg der Anteil der Russen auf 34 %.
Bilim, Teknoloji ve Bilgi GSYİH'e oranla ülkeye eğitim için gelen yabancı öğrenci sayısı.Wissenschaft und Technologie Anzahl der ausländischen Studenten im Land relativ zum BIP.
Büyüklüğü dalga sayısı ve açısal dalga sayısıdır(dalga boyu ile ters orantılıdır).Sie besitzen eine hohe Festigkeit und Steifigkeit sowie eine hohe Schlagzähigkeit.
Gulf Stream'in batı ucunda, Florida ile Bermuda arasında oldukça yüksek oranda gözlemlenmişlerdir.Er wurde oft im Westen des Golfstroms zwischen Florida und Bermuda beobachtet.
Bu birimi %16'lık oranla 50 Frank Banknotlar ve %14’lük oranla 20 Frank banknotlar takip etmektedir.Dann folgen mit 16 % die 50-Franken-Note und mit 14 % die 20-Franken-Note.
(Konumunun değişim oranı) Ortalama sürat ise toplam alınan yolun toplam zamana bölünmüş halidir.Halbiert (dimidate); wenn eine Spreitenhälfte fast ganz fehlt.
Kitap 2006 senesi Orange Prize for Fiction'ı kazandı.Das Buch wurde mit dem Orange Prize for Fiction für das Jahr 2006 ausgezeichnet.
2006 yılında 20 Avro banknotlar %36'lık oranla en fazla sahtesi yapılan banknottu.Im Jahr 2006 war hingegen die 20-Euro-Note mit 36 % die am meisten gefälschte.
Seçime katılım oranı yüzde 93,27 olmuştu.Die Wahlbeteiligung lag bei 93,27 Prozent.
Bu sebeple fluvinat, dört stereoizomerin her biri yaklaşık %25 oranında bulunan karışımıdır.Die dabei entstehenden vier Stereoisomere des Fluvalinats liegen jeweils zu etwa 25 % im Gemisch vor.
Kadınlarda erkeklere oranla iki buçuk kat daha fazla görüldüğü saptanmıştır.Das Weibchen paart sich mit durchschnittlich zwei (einem bis acht) männlichen Bussarden.
Ücret oranları ve ölçekleri azaltıldı.Dies erhöhte die Zinsen und senkte die Preise.
Söz konusu etnik grupların nüfus oranları tam olarak bilinmemektedir.Streitigkeiten zwischen den Volksgruppen sind jedoch an sich nicht bekannt.
Üye ülke bütçe açığının GSYİH’sına oranı %3’ü geçmemelidir.Auf EU-Ebene darf das Budgetdefizit 3 % des BIP nicht überschreiten.
Paranın tedavülde olduğu eski dönemlerde, sikkenin maden oranı nominal değeriyle uyum içindeydi.In der frühen Zeit des Kurantgeldes entsprach der Metallgehalt der Münzen ihrem Nominalwert.
1984 yılına doğru, ekonomik durum, enflasyon oranının 450% ye vardığı bir duruma geldi.1984 erreichte die Inflation mit 450 % einen katastrophalen Höhepunkt.
Falkland Adaları'ndaki alt türü, Güney Amerika ana kıtasındakilere oranla daha küçüktür.Die Unterart der Falklandinseln ist kleiner als die des südamerikanischen Festlands.
Güneş rüzgarları ile, Güneş'in %20'lik bir kütle kaybı oranından daha fazla değildir.Der Massenverlust beträgt nicht mehr als etwa 20 % des Massenverlusts der Sonne durch den Sonnenwind.
2011 yılının başında, Brawn ve Nick Fry'ın yeni takımda 24.9% oranında payı bulunuyordu.Gemeinsam mit Ross Brawn hält Fry einen Anteil von 24,9 % am Team.
Jungner'ın çalışmaları ABD'de büyük oranda bilinmiyordu.Demings Erkenntnisse blieben in den USA weithin unbeachtet.
Referandumda %96 oranında "Evet" oyu çıktı.96 % sprechen sich dafür aus.
Bunların ikisi de 1950'lerden beri büyük oranda iyileşmiştir.Beide haben sich seit den fünfziger Jahren erheblich verbessert.
Ayrıca Venezuela, Fas ve Cezayir'e yüksek oranlarda göçler olmuştur.Auch in Ostafrika, Alaska und Peru wurden Gipfel von ihm bestiegen.
Fransız filozoflarından büyük oranda etkilenmişti.Er war stark beeinflusst durch die französische Philosophie.
Entertainment Weekly'den Michael Ausiello, izlenme oranlarını, "sağlam ama muhteşem değil" diye tanımladı.Entertainment Weeklys Michael Ausiello bezeichnete die Quoten als „solide, nicht spektakulär“.
Oy oranı artışına karşın meclise giren milletvekili bir önceki seçime göre azalmıştır.Der Stimmenanteil der Kongresspartei verringerte sich im Vergleich zur vorangegangenen Wahl etwas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod