oran ile cümle
oran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyanın bölgeleri farklı oranlarda ısınmaktadır.Regions of the world warm at differing rates.
Yerel yetkililer, hasadın büyüklüğünü %50-70 oranında abartmıştı.Local officials had exaggerated the size of the harvest by 50–70%.
Çap ve ışık yansıtma oranıDiameter and albedo
Eksenlerin oranları için yeni değerler şunlardır: a/b = 1,1 ve b/c = 1,5.New values for the axes' ratios are: a/b = 1.1 and b/c = 1.5.
İlk terim, sistemdeki nötronların değişim zaman oranını temsil eder.The first term represents the time rate of change of neutrons in the system.
Şirketin halka açıklık oranı ise %100'dür. [1]The implied free float of the company is 100%.[40]
Józsefváros, yüksek oranda Roman (Çingene) sakini (%4.5) ile dikkat çekiyor.Józsefváros is noted for its high concentrations of Roma (Gipsy) residents (4.5%).
Nummüler dermatit tanısı, büyük oranda klinik gözlemle yapılmaktadır.Diagnosis of nummular dermatitis is largely via clinical observation.
Orantılılık sabiti tüm gezegenler için eşittir.The constant of proportionality is the same for all the planets.
Uluslararası Orangutan VakfıOrangutan Foundation International
Baloncukların görünen 3B hacimleri, ilgili ölüm oranlarıyla doğrusal olarak orantılıdır.[1]The apparent 3D volumes of the bubbles are linearly proportional to their respective fatalities.[1]
Oran: 2:3Proportion: 2:3
Lübnanlı Müslümanlar[1][2][3][4][5][6][7] Yıl Oran 1932 %42 1985 %75 2010 %54 2012 %53,5 2017 %48Lebanese Muslims[3][4][5][6][7][8][9] Year Percent 1932 42% 1985 75% 2010 54% 2012 53.5% 2017 48%
Lübnanlı Hristiyanlar[1][2][3][4][5][6] Yıl Oran 1932 %51 1985 %25 2010 %40.5 2012 %41 2017 %46Lebanese Christians[3][4][5][6][7][8] Year Percent 1932 51% 1985 25% 2010 40.5% 2012 41% 2017 46%
Wesel, 1945'te Müttefik birlikleri tarafından ele geçirilmeden önce %97 oranında yok edildi.Wesel was 97% destroyed before it was finally taken by Allied troops in 1945
Farklı kaynaklardan alınan veri setleri yüksek oranda ilişkilidir.Datasets from different sources are highly correlated.
Lupus pernio, kötü sonlanım ve düşük iyileşme oranlarıyla ilişkilidir.Lupus pernio is associated with poor outcomes and lower rates of resolution.
Standart olmayan kozmolojiler ise farklı bölgelerde baryon/foton oranının değiştiğini gösterir.Nonstandard cosmologies indicate variation of the baryon to photon ratio in different regions.
Normal uzuv oranının uygulanması, 198 santimetrelik bir arka uzuv uzunluğunu gösterdi.Applying the usual limb ratio indicated a hindlimb length of 198 centimetres.
Baldwin'in kuralları, çeşitli türlerin halka kapanmalarının relatif oranlarını tartışır.Baldwin's rules discuss the relative rates of ring closures of these various types.
Donna Orange'a yanıt.Response to Donna Orange.
Bu faz geçişi hacimde %2-4 oranında bir artışa neden olur.[1][2][3]That phase transition causes an increase in volume by 2-4%.[3][4][5]
Ayrıca, ayda yaklaşık %5 olan kendi kendine deşarj olma oranları da düşüktür.[1]They also have a low self-discharge rate, which is about 5% per month.[11]
Broşlama esnasında işlenebilirlik oranı iş parçasının sertliği ile doğrudan ilişkilidir.When broaching, the machinability rating is closely related to the hardness of the material.
Kanal broşları, yüksek üretim oranları sağlayarak, çeşitli ölçülerde kanallar oluştururlar.Slot broaches (G & H) are for cutting slots of various dimensions at high production rates.
Üç metal arasındaki oran üç sayı ile gösterilir.The ratio between the three metals is indicated by three numbers.
El raybasına oranla, makine raybasının uç kısmı çok az koniktir.A machine reamer only has a very slight lead in.
Bu dönemden beri Oranjestad Aruba'nın merkezidir.Seit diesem Zeitpunkt ist Oranjestad die Hauptstadt Arubas.
Endeks oranı 20 hisse değerinden oluşan önceki endeksle uyum içinde bulunuyordu.Die Indexhöhe befand sich im Einklang mit dem vorherigen Index, der aus 20 Aktienwerten bestand.
1992 yılında pop grubu Orange Blue'u kurdu.1992 gründeten sie die Pop-Gruppe Orange Blue.
Ekim'de günlük oran işçiler için 400 gram, kadın ve çocuklar için 200 gram ekmeğe indirildi.Die Rationen sanken im Oktober auf 400 Gramm Brot für Arbeiter, 200 Gramm für Kinder und Frauen.
Judaea'daki ekonomik başarısından dolayı vergileri dörtte bir oranında düşürdü.Aufgrund der wirtschaftlichen Prosperität in Judäa erließ er ein Viertel aller Steuern.
Üç yılda toplam ölü sayısı 270.000 olup normal ölüm oranınından yaklaşık 150.000 daha fazlaydı.Die Hungersnot verursachte in drei Jahren etwa 270.000 Tote, ungefähr 150.000 mehr als die normale Sterberate.
20 Kasım 1941'de oran 250 ve 125 gram sırası ile indirildi.Am 20. November 1941 wurden sie auf 250 Gramm respektive 125 Gramm reduziert.
Bir eşiğe yakın değerlerdeki uyaranlar, durumların bazı oranları ile saptanabilir.Widrigenfalls, so die Ermahnung, müssen sie ihre Bedürftigen selber aufnehmen!
Daha büyük çocuklarda bu oran %2 gibi daha düşüktür ama yetişkinlerde tekrar %19-37'ye yükselebilir.Deren Sterblichkeit beträgt nur etwa 2 %, steigt aber bei Erwachsenen wieder auf ca. 19–37 % an.
Maddeler ayrıldıkları zaman ise, yükleri oransız bir şekilde tutarlar.Als sie es durchschreiten, verwandeln sie sich von Wichteln (sprite) in richtige Elben (fairy).
Aynı zamanda bu bölgelerde radyasyon oranının da düşük olması gerekmektedir.Überdies ist in diesen Regionen die Strahlenbelastung generell geringer.
Daha büyük uzaklıklarda da ölüm oranı yüksek olur.Auch in größerer Entfernung ist die Sterblichkeit hoch.
Çin'deki sağlık sistemi büyük oranda özelleştirildi ve sağlık hizmetlerinin kalitesi arttı.Das Gesundheitswesen in China wurde größtenteils privatisiert und erlebte eine deutliche Qualitätssteigerung.
Bu oranı dünyadaki diğer bütün ülkelerden fazladır.Das sind mehr als in allen anderen Staaten der Welt zusammen.
İsrail’deki işsizlik oranının en yüksek olduğu 40 yerin 36’sı Arap’ların yaşadığı yerlerdir .Beschäftigung 36 der 40 israelischen Städte mit der höchsten Arbeitslosigkeit sind arabische Städte.
Profesyonel kariyerine Orange County Blue Star kulübünde başladı.Später spielte er auch für Orange County Blue Star.
Bayrak ressam V. P. Chukuyev tarafından tasarlandı ve 2 Temmuz 1992'de 1:2 oranı ile kabul edildi.Die Flagge wurde durch den Künstler V. P. Chukuyev entworfen und am 2. Juli 1992 offiziell angenommen.
Değer bakımından 100 Frank Banknotlar 2003 yılında %53’lük kullanım oranıyla en geçerli birimdi.Von den Werten war die 100-Franken-Note mit 53 % im Jahr 2003 das beliebteste Objekt.
Kabin tazyik değiştirme oranı 7.5 psi'dir.Der zulässige Kabinendifferenzdruck beträgt 8,25 psi.
Günümüzde işsizlik oranı yaklaşık % 40 olup, fakirlik oranı daha da yüksektir.40 %; die Armutsrate ist noch größer.
Bu oran, hem türler arasında hem de aynı türün farklı izolatları arasında, çeşitlilik gösterir.Dieser Wert scheint sowohl zwischen den Arten als auch zwischen Isolaten derselben Spezies zu variieren.
İşsizlik oranı düştü.Arbeitslosenzahl ist zurückgegangen.
Bu hastalık Kuzey İsveç'te 700'de 1 ; ABD'de 14.000'de 1 oranında görülür.Schätzungen zufolge erkranken in Schweden 1 von 700 und in den USA 1 von 14. 000 Menschen.
Muhafazakar Parti, 36.1% oy oranıyla en yüksek oy alan parti oldu.Fine Gael wurde stärkste Partei mit 36,1 Prozent der Stimmen.
Ruslar'ın toplam nüfusa oranı % 4'e düşmüştür.Gleichzeitig stieg der Anteil der Russen auf 34 %.
Bilim, Teknoloji ve Bilgi GSYİH'e oranla ülkeye eğitim için gelen yabancı öğrenci sayısı.Wissenschaft und Technologie Anzahl der ausländischen Studenten im Land relativ zum BIP.
Büyüklüğü dalga sayısı ve açısal dalga sayısıdır(dalga boyu ile ters orantılıdır).Sie besitzen eine hohe Festigkeit und Steifigkeit sowie eine hohe Schlagzähigkeit.
Gulf Stream'in batı ucunda, Florida ile Bermuda arasında oldukça yüksek oranda gözlemlenmişlerdir.Er wurde oft im Westen des Golfstroms zwischen Florida und Bermuda beobachtet.
Bu birimi %16'lık oranla 50 Frank Banknotlar ve %14’lük oranla 20 Frank banknotlar takip etmektedir.Dann folgen mit 16 % die 50-Franken-Note und mit 14 % die 20-Franken-Note.
(Konumunun değişim oranı) Ortalama sürat ise toplam alınan yolun toplam zamana bölünmüş halidir.Halbiert (dimidate); wenn eine Spreitenhälfte fast ganz fehlt.
Kitap 2006 senesi Orange Prize for Fiction'ı kazandı.Das Buch wurde mit dem Orange Prize for Fiction für das Jahr 2006 ausgezeichnet.
2006 yılında 20 Avro banknotlar %36'lık oranla en fazla sahtesi yapılan banknottu.Im Jahr 2006 war hingegen die 20-Euro-Note mit 36 % die am meisten gefälschte.
Seçime katılım oranı yüzde 93,27 olmuştu.Die Wahlbeteiligung lag bei 93,27 Prozent.