Anahtar konu ise sürüş ve bekleme oranının 6 ya da 7 olması.And the key thing is to have a ratio of drive to stop, to stop time, of about six or seven.
"Bu beş çift arasında en yüksek çocuk ölüm oranına sahip olan ülke hangisidir?""Which country has the highest child mortality of these five pairs?"
Baloncuğun büyüklüğü nüfusu temsil ediyor ve bu eksenin üzerine doğurganlık oranını koyuyorum.The size of the bubble is the population, and on this axis here, I put fertility rate.
Bu elbette ki logaritmik bir ölçek, ama ekonomi konseptimiz, oranlı artış.Of course it's a logarithmic scale here, but our concept of economy is growth with percent.
Şimdi, bu eksende para var ve burada çocukların hayatta kalma oranı.Now I have money on that axis, and I have the possibility of children to survive there.
Bundan birkaç yıl önce Şili'deki çocuk ölüm oranları Küba'dan daha düşüktü.Chile will have a lower child mortality than Cuba within some few years from now.
Pompadan su içen insanların artan bir oranla hastalandığını buldu.He found increasingly that people who drank from the pump were getting sick.
Bugüne kadar sahip oldukları en iyi büyüme oranlarındalar.The best growth rates they've had -- ever.
Birinci, birbirine karşılıklı gelen kenarların arasındaki oran aynıdır.One is that the ratio between corresponding side lengths are the same,
O oranda JL'nin ZX'e oranı ile aynı.And thats also the same ratio as JL over ZX
Bu da JL'nin ZX'e oranı.Thats the same as JL over ZX
Aşağıda gelir ve çocuk ölüm oranları.With income down there and child mortality.
1950'den beri, son 50 yılda, çocuk ölüm oranlarında düşüş oldu.Since 1950, during the last 50 years we have had a fall in child mortality.
1900 yılında Bangladeş'le aynı çocuk ölüm oranına sahip onların daha düşük geliri olmasına rağmen.Same child mortality as Bangladesh had, 1990, though they had lower income.
Ve senede yüzde 4,7 ile çocuk ölüm oranını azalttılar, İsveç'i geçtiler.And they reduced child mortality, with an amazing 4.7 percent per year. They beat Sweden.
Singapur'un çocuk ölüm oranı İsveç'in iki katı kadardı.Singapore had twice the child mortality of Sweden.
Ve inanılmaz yüksek orana sahip diğer ülkeler var.And there are others who are extremely high.
Oldukça yüksek bir oranları var.They have a very high level.
Ancak bu yüksek aşı oranına rağmen,But despite the high immunization rate,
100.000'de 1 olan oran, Kaliforniya eyaletinde, 100.000'de 18'e çıkmıştı.From less than one in 100,000 to 18 per 100,000 here in California.
Yüzde 58'i evet cevabını vermiş. Bence bu biraz abartılı bir oran, çünkü erkeklere sadeceWell, 58 percent said yes, which I think is overinflated though because so many men if you just say,
Yani, 80'i bu yüzde oran ile çarparsak 100 edecek.So if we multiply 80 by this what percent, we will get 100.
Sadeleştirilmiş haliyle, X eşittir 5/4, ama bunu oran olarak belirtmiş oldum.So in simplest form, x is equal to 5/4, but I've only expressed it as a fraction.
Eğer 100 sayısının 80'e oranını sormuş olsalardı, işimiz bitmiş olacaktı.If they just said 100 is what fraction of 80, we would be done.
Bu oran , 2040'da 9 tirilyona ulaşacakç ve hepimiz yiyeceğe ihtiyaç duyacağız ama nasıl?At this rate, we'll reach 9 billion people by 2040. And we all need food. But how?
Sera gaz oranlarının %30 unu o üretiyor.It generates 30% of greenhouse gas emissions.
Düşük isabet oranı ve nişan alma süresinin uzunluğu dezavantajlarıdır.Low accuracy and a long aiming time are its disadvantages.
Amerika dışındaki profesyonel olmayan çevrelerde, büyük oranda yok sayılmakta.In non-professional circles outside America, it's largely ignored.
Biyologlar arasında ise, oranlar daha da düşük: sadece % 5.5'i Tanrı'ya inanıyor.Among biological scientists, the figure is even lower: 5.5 percent, only, believe in God.
Reuters gazetesinde suç oranı 8:30'da yükseldi diye okudum.Crime went up at 8:30.
Karbon dioksit oranı giderek artıyor.Carbon dioxide level has gone up and up and up.
Şimdiden ticari istiridye larvaları bazı yerlerde büyük oranda yokoluşla karşı karşıyalar.Already, commercial oyster larvae are dying at large scales in some places.
Bu, atmosferdeki karbondioksitin artış oranı.This is the growth rate of CO2 in the atmosphere.
Bunun gösterdiği şey ise karbondioksit salınımımızın oranının artmakta olduğudur.What this shows is that the rate of growth of our emissions is accelerating.
Bu oranlara sahip bir üçgen gördüğünüzde de, bu, 30-60-90 üçgenidir, dersiniz.But you can have a right angle, you can have a right triangle that is isosceles.
Veya 30-60-90 üçgeni gördüğünüzde, bu orana göre kenar uzunluklarını bulabilirsiniz. -An isosceles, let me write this, this is a right isosceles, i-sos-ce-les triangle.
Yani hipotenüs 3 çarpı kök 2 olacak. 45-45-90 üçgenindeki kenar oranları şöyle olacak. -So the ratio of the sides and the hypotenuse, in a 45-45-90 triangle, or a right isosceles triangle.
45-45-90 üçgeninin oranları böyle.So this is 45-45-90, let me write, this is 45-45-90.
Tekrar etmek amacıyla, 30-60-90 üçgeninin oranları, 1, kök 3, 2 idi. -That's the ratios.
O zamanki faiz oranları ne civardaydı tam hatırlamıyorum, rastgele bir oran söyleyeceğim.And I forgot the exact interest rates then, but I'm just going to throw out a number.
Bu oranı sadece açıklayıcı olarak kullanacağız.This is really just for instructive purposes.
O zamanki faiz oranları şimdikinden daha yüksekti.Let's say interest rates back then, they were higher.
Sivil can kaybı oranları da eskiye göre daha iyice.The news about civilian casualties is also less bad than it used to be.
Utandılar ve taraftar toplama oranları düştü.They were embarrassed. Their recruitment went down.
Yani bir milyona bir masraf ile bire bir milyon kâr oranı ile savaşamayız.So we can't fight the thing with a million-to-one cost, one-to-a-million cost-benefit ratio.
Tıkanıklığı görüldüğü gibi gerçekten oldukça büyük oranda azaltıyorsunuz.You really reduce congestion quite substantially.
Her şey harika, işsizlik oranı düşük.Everything's good, low unemployment.
O oranı az yirmi asla!I shall never get to twenty at that rate!
Tekrar katlama oranını değiştirerek bu şekli elde edebiliriz, veya bu şekli.We can change the folding ratio again to produce this shape, or this shape.
Bölgesel durumlar için farklı bölümlere farklı katlama oranları uygulayabiliriz.We can apply different folding ratios to different parts of the form to create local conditions.
Artık bunu katlamak için özel bir oran belirlemiyorum, onun yerine bir kural oluşturuyorum,So now I'm not specifying a single ratio anymore to fold it, but instead I'm establishing a rule,
Başarı oranı yaklaşık sekiz denemede birdi.It had a success rate of about one in eight tries.
Bebek boy olarak yüzde 90, Bebekler değişik oranlarda ve değişik zamanlarda büyürler.Babies grow all at different rates and at different times.
Konut fiyatları oldukları oranda neden gittiğini anlayamadı.I couldn't understand why house prices were going up at the rate they were.
Hepimiz sçok yüksek oranda bir zamanı tamamen kontrollü çevreler olan binalarda geçiriyoruz.We spend an extraordinary amount of time in buildings that are extremely controlled environments,
Çetelerce kuşatılmıştı ve inanılmaz bir öğretmen değişim oranına sahipti.It was gang-infested, huge teacher turnover rate.
Bir keresinde oran-orantı öğretiyordum.(Laughter) I taught a lesson once on ratios.
Sağlık hizmetlerinde kulaklarımıza göre tasarım yapmak büyük oranda kazanç sağlar.There are just huge benefits to come from designing for the ears in our health care.
Bu büyük oranda yankı süresinden kaynaklanır, odanın ne kadar yankı yaptığına bağlı.This is affected massively by reverberation time, how reverberant a room is.
Haiti şu an yüzde 98 oranında kurak.Haiti is now 98 percent deforested.