Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Panoval nad všetkými kráľmi od rieky až po zem Filištínov a až po hranicu Egypta.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Und er war ein Herr über alle Könige vom Strom an bis an der Philister Land und bis an die Grenze Ägyptens.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.uralkodó vala minden király felett az [Eufrátes] folyóvíztõl a Filiszteusok földéig és az Égyiptom határáig.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.Και εβασιλευεν επι παντας τους βασιλεις απο του ποταμου εως της γης των Φιλισταιων και των οριων της Αιγυπτου.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.И владееше над всичките царе от реката Евфрат до филистимската земя и до границите на Египет.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.и господствовал он над всеми царями, от реки Евфрата до земли Филистимской и до пределов Египта.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.ויהי מושל בכל המלכים מן הנהר ועד ארץ פלשתים ועד גבול מצרים׃
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.وكان متسلطا على جميع الملوك من النهر الى ارض الفلسطينيين والى تخوم مصر.
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.所 羅 門 統 管 諸 王 、 從 大 河 到 非 利 士 地 直 到 埃 及 的 邊 界
Fırat Irmağından Filist bölgesine, oradan da Mısır sınırına dek uzanan bölgedeki bütün krallara egemendi.所羅門 統管 諸王 、 從大河 到 非利士 地直 到 埃及 的 邊界
Gecikme var. Yön bilgileri gözetlemeden merkeze, oradan da bana geliyor.Необходимо е време за препредаване на информацията от наблюдението на JOC до мен.
Geliyorum. Endişelenme. Seni oradan çıkaracağım.Nur keine Panik, ich hol' dich da raus.
Geliyorum. Endişelenme. Seni oradan çıkaracağım.لا تقلق بشأن هذا سأخرجك من هنا
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Apoi m-am întors de unde am fost la început, pentru că nu părea chiar atât de rău de acolo.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Aztán elmentem oda, ahol voltam az első, mert még nem tűnt annyira rossz onnan.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Dann ging ich zurück, wo ich war anfangs, weil es nicht hatte, schien ganz so bad von dort aus.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.그것이 보였다하지 않았기 때문에 그럼 난 꽤 그래서, 내가 처음에 있었던 곳을 돌아 갔다고
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Lalu aku pergi kembali ke tempat aku berada di pertama, karena itu tidak tampak begitu buruk dari sana.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Pak jsem se vrátil tam, kde jsem byl na první, protože to nezdálo tak docela
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Poi sono tornato al punto in cui ero stato in un primo momento, perché non era sembrato poi così male da lì.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Potem sem šel nazaj, kjer sem bil na prvi, saj ni zdelo tako zelo slabo od tam.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Potom som sa vrátil tam, kde som bol na prvý, pretože to nezdalo tak celkom Bad odtiaľ.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Så gik jeg tilbage til hvor jeg havde været i starten, fordi det ikke havde virket helt så dårlige derfra.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Sau đó, tôi trở lại nơi mà tôi đã lần đầu tiên, bởi vì nó đã không có vẻ khá để hại từ đó.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Sedan gick jag tillbaka till där jag hade varit i början, eftersom det inte verkade fullt så dåligt därifrån.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Sitten menin takaisin sinne missä olin ollut aluksi, koska se ei ollut näyttänyt aivan niin huono sieltä.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Toen ging ik terug naar waar ik was op het eerste, omdat het niet meer zo leek het slecht vanaf daar.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Wróciłem do miejsca, gdzie byłem na początku, ponieważ nie wydawało się już tak złe stamtąd.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Μετά πήγα πίσω όπου ήμουν στην αρχή, επειδή δεν είχε φανεί αρκετά τόσο κακό από εκεί.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Затем я вернулся туда, где я был во-первых, потому, что не казалось столь плохое оттуда.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.Потім я повернувся туди, де я був по-перше, тому, що не здавалося настільки погане звідти.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.След това се върнах, където бях в началото, тъй като той не изглеждаше чак толкова лошо от там.
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.ثم أعود إلى حيث كنت قد تم في البداية ، لأنه لم يكن هكذا بدا تماما
Gelmemişti çünkü Sonra ben o kadar, ben ilk başta olduğu yerde geri döndü oradan kötü.そこから悪い。 "ん?"コルクは心配そうに、言った。
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.A gdy młodzieniec te słowa usłyszał, odszedł smutny; albowiem wiele miał majętności.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ale keď počul mládenec to slovo, odišiel zarmútený, lebo mal mnoho majetku.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Après avoir entendu ces paroles, le jeune homme s`en alla tout triste; car il avait de grands biens.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Az ifjú pedig e beszédet hallván, elméne megszomorodva; mert sok jószága vala.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Cînd a auzit tînărul vorba aceasta, a plecat foarte întristat; pentrucă avea multe avuţii.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Da der Jüngling das Wort hörte, ging er betrübt von ihm, denn er hatte viele Güter.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.그 청년이 재물이 많으므로 이 말씀을 듣고 근심하며 가니라
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ko pa sliši mladenič to besedo, odide žalosten: kajti imel je mnogo premoženja.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mas o jovem, ouvindo essa palavra, retirou-se triste; porque possuía muitos bens.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men da den unge Mand hørte det Ord, gik han bedrøvet bort; thi han havde meget Gods.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men da den unge mann hørte det, gikk han bedrøvet bort; for han var meget rik.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mendengar kata-kata itu, orang muda itu pergi dengan susah hati sebab ia kaya sekali
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men när den unge mannen hörde detta, gick han bedrövad bort, ty han hade många ägodelar.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mutta kun nuorukainen kuuli tämän sanan, meni hän pois murheellisena, sillä hänellä oli paljon omaisuutta.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Nhưng khi người trẻ nghe xong lời nầy , thì đi , bộ buồn_bực ; vì chàng có của_cải nhiều lắm .
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Nhưng khi người trẻ nghe xong lời nầy, thì đi, bộ buồn bực; vì chàng có của cải nhiều lắm.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Pero cuando el joven oyó la palabra, se fue triste, porque tenía muchas posesiones
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Toen de jongeman dit hoorde, werd hij heel verdrietig en ging weg. Want hij was erg rijk.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Udito questo, il giovane se ne andò triste; poiché aveva molte ricchezze
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Uslyšev pak mládenec tu řeč, odšel, smuten jsa; nebo měl statku mnoho.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ακουσας δε ο νεανισκος τον λογον, ανεχωρησε λυπουμενος διοτι ειχε κτηματα πολλα.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Но момъкът, като чу тая дума, отиде си наскърбен, защото беше човек с много имот.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Услышав слово сие, юноша отошел с печалью, потому что у него было большое имение.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Як же почув молодець се слово, одійшов засмутившись; бо мав достатки великі.
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.ויהי כשמע הבחור את הדבר הזה וילך משם נעצב כי היו לו נכסים רבים׃
Genç adam bu sözleri işitince üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.فلما سمع الشاب الكلمة مضى حزينا. لانه كان ذا اموال كثيرة