Ana içeriğe geç
Sözlük

oradan ile cümle

oradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.24:1 Und David zog hinauf von dannen und barg sich auf den Berghöhen zu Engedi.
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.(24:1) И вышел Давид оттуда и жил в безопасных местах Ен-Гадди.
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.Dari situ Daud pergi ke wilayah En-Gedi, dan bersembunyi di gua-gua
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.David pa je šel od ondod gori in je bival v trdnjavah v Engediju.
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.De acolo David s'a suit spre locurile întărite din En-Ghedi, şi a locuit acolo.
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.De allí David subió y habitó en los lugares de difícil acceso de En-guedi
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.Depois disto, Davi subiu e ficou nos lugares fortes de En-Gedi.
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.다윗이 거기서 올라가서 엔게디 요새에 거하니라
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.ויעל דוד משם וישב במצדות עין גדי׃
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.وصعد داود من هناك واقام في حصون عين جدي
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.大 衛 從 那 裡 上 去 、 住 在 隱 基 底 的 山 寨 裡
Davut oradan ayrılıp Eyn-Gedi bölgesindeki sığınaklara gizlendi.大 衛從 那 裡 上去 、 住在 隱 基底 的 山寨裡
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.A tak wziął stamtąd kości Saulowe i kości Jonatana, syna jego; zebrano też kości powieszonych,
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.e trouxe dali os ossos de Saul e os de Jônatas seu filho; e ajuntaram a eles também os ossos dos enforcados.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Ja hän toi sieltä Saulin ja hänen poikansa Joonatanin luut. Myös paaluihin lävistettyjen luut koottiin
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.다윗이 그 곳에서 사울의 뼈와 그 아들 요나단의 뼈를 가지고 올라오매 사람들이 그 달려 죽은 자들의 뼈를 거두어다가
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Och då han hade fört Sauls och hans son Jonatans ben upp därifrån, samlade man ock ihop de upphängdas ben.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Og da han hadde ført Sauls og hans sønn Jonatans ben op derfra, samlet de også benene av dem som var hengt,
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Og da han havde hentet Sauls og hans Søn Jonatans Ben der, samlede man Benene af de hængte
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.und brachte sie von da herauf; und sie sammelten sie zuhauf mit den Gebeinen der Gehängten
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.Vzal, pravím, odtud kosti Saulovy a kosti Jonaty syna jeho; i kosti těch, kteříž zvěšeni byli, sebrali.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.и изнесе от там костите на Саула и костите на сина му Ионатана; събраха и костите на обесените.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.И перенес он оттуда кости Саула и кости Ионафана, сына его; и собрали кости повешенных.
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.ויעל משם את עצמות שאול ואת עצמות יהונתן בנו ויאספו את עצמות המוקעים׃
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.فاصعد من هناك عظام شاول وعظام يوناثان ابنه وجمعوا عظام المصلوبين
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.大 衛 將 掃 羅 和 他 兒 子 約 拿 單 的 骸 骨 從 那 裡 搬 了 來 、 又 收 斂 被 懸 掛 七 人 的 骸 骨
Davut Saulun ve oğlu Yonatanın kemiklerini oradan getirdi. Asılmış yedi kişinin kemikleri de toplandı.大衛將掃羅 和 他 兒子約拿單 的 骸骨 從 那 裡 搬 了 來 、 又 收斂 被 懸掛 七 人 的 骸骨
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeyde플룻과 골프 카트의 경우에서와 격렬한 논쟁의 대상이 되고 있는 동성 결혼과 같은 문제에서 조차
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeTakže ať už se jedná o flétny, golfové vozíky nebo dokonce vytrvale probírané téma stejnopohlavních svazků,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeVậy thì với sáo, với xe golf, và thậm chí với một vấn đề được bàn cãi nảy lửa như hôn nhân đồng giới,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeW przypadku fletów, wózków golfowych, i nawet tak zaciekłych sporów jak w przypadku małżeństw homoseksulanych
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeЗначи, и при флейтите, и при количките за голф, дори и при яростно оспорван въпрос като еднополов брак,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeכך שעם חלילים, עם עגלות גולף, ואפילו עם שאלות חריפות הנמצאות במחלוקת כיום כמו נישואים חד-מיניים,
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeإذاً مع المزامير، مع عربات الغولف، وحتى مع مسألة حامية الوطيس مثل زواج المثليين،
Demek ki, flütten golf arabasına, oradan eşcinsel evliliği gibi hararetli tartışmalara konu olan her şeydeそして 同性婚のような 非常に難しい問題についても アリストテレスは指摘している
- Dışarı! Çıkın oradan.- Ильза!
Doğrusu, çoğu zaman görmüyorum. Ve oradan gerçekten mutsuz ayrılıyorum.Direi che per me la maggior parte delle volte non è così, e me ne vado sentendomi davvero infelice.
DSR: Vay, vay, vay! Tam oradan doğru cevap geldi.C'est une réponse directe que nous avons
DSR: Vay, vay, vay! Tam oradan doğru cevap geldi.와우! 바로 정답이 나오네요.
DSR: Vay, vay, vay! Tam oradan doğru cevap geldi.Nào nào, câu trả lời quá chuẩn
DSR: Vay, vay, vay! Tam oradan doğru cevap geldi.הו, ואוו! איזה קו ישיר יש לנו
DSR: Vay, vay, vay! Tam oradan doğru cevap geldi.أجل يا فتى , يا فتي , يا فتى! وهذه إجابة مباشرة توصلنا إليها.
DSR: Vay, vay, vay! Tam oradan doğru cevap geldi.ヒントもあげなかったのに
- Durum kötü, yakıt deposunda yangın var. Independence, hemen oradan ayrılın!- Scântei şi foc la rezervor. <i>Independence, deblocaţi şi plecaţi!</i>
- Durum kötü, yakıt deposunda yangın var. Independence, hemen oradan ayrılın!Tokot leválasztani, és vissza!
Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Flygt, hvis det bliver for farligt.
Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Jak zrobi się za gorąco, wycofajcie się.
Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Se isto se tornar demasiado perigoso, vão embora.
Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Se le cose si fanno troppo pericolose lì, mettetevi in salvo.
Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Si la situación se vuelve muy peligrosa, huid.
Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Stick om det blir för farligt.
Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Αν κινδυνεύσετε εκεί, φροντίστε να φύγετε.
Durum tehlikeli bir hal alırsa çıkın oradan.Если станет слишком опасно, уходите оттуда.
Düşünürseniz, bu evrende oradan oraya uçacak 15 yaşında, 20 yaşında, her neyse, tipler olacak.여러분이 만약 15살이나 20살이라면 온 우주를 날아다니겠죠.
Düşünürseniz, bu evrende oradan oraya uçacak 15 yaşında, 20 yaşında, her neyse, tipler olacak.Kun ajatellaan, että 15-vuotiaat, 20-vuotiaat, minkä ikäiset tahansa, tulevat lentämään maailmankaikkeudessa.
Düşünürseniz, bu evrende oradan oraya uçacak 15 yaşında, 20 yaşında, her neyse, tipler olacak.Pomyślcie, 15-latkowie, 20-latkowie przemierzający kosmos.
Düşünürseniz, bu evrende oradan oraya uçacak 15 yaşında, 20 yaşında, her neyse, tipler olacak.Porque si lo piensan, tendremos jóvenes de 15 años, 20 años, lo que fuera, volando por este universo.
Düşünürseniz, bu evrende oradan oraya uçacak 15 yaşında, 20 yaşında, her neyse, tipler olacak.Porque vamos ter jovens de 15, 20 anos e mais a vaguear por este Universo.
Düşünürseniz, bu evrende oradan oraya uçacak 15 yaşında, 20 yaşında, her neyse, tipler olacak.Wenn man darüber nachdenkt, werden 15-Jährige, 20-Jährige durch dieses Universum fliegen.
Düşünürseniz, bu evrende oradan oraya uçacak 15 yaşında, 20 yaşında, her neyse, tipler olacak.Бо, якщо подумати, і 15-річні, і 20-річні, і будь-хто може подорожувати по всесвіту.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod