Ana içeriğe geç
Sözlük

oradan ile cümle

oradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.A on zafrasowawszy się dla tego słowa, odszedł smutny; albowiem miał wiele majętności.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Az pedig elszomorodván e beszéden, elméne búsan; mert sok jószága vala.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Er aber ward unmutig über die Rede und ging traurig davon; denn er hatte viele Güter.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Het gezicht van de man betrok. Verdrietig ging hij weg, want hij was erg rijk.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.그 사람은 재물이 많은고로 이 말씀을 인하여 슬픈 기색을 띠고 근심하며 가니라
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ma egli, rattristatosi per quelle parole, se ne andò afflitto, poiché aveva molti beni
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mais, affligé de cette parole, cet homme s`en alla tout triste; car il avait de grands biens.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mas ele, pesaroso desta palavra, retirou-se triste, porque possuía muitos bens.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men han blev ilde til Mode over den Tale og gik bedrøvet bort; thi han havde meget Gods.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men han blev illa till mods vid det talet och gick bedrövad bort, ty han hade många ägodelar.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Men han blev ille til mote over den tale og gikk bedrøvet bort; for han var meget rik.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mîhnit de aceste cuvinte, omul acesta a plecat întristat de tot; căci avea multe avuţii.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Mutta hän synkistyi siitä puheesta ja meni pois murheellisena, sillä hänellä oli paljon omaisuutta.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Njemu pa zagreni ta beseda in odide žalosten, zakaj imel je mnogo premoženja.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.On pak zarmoutiv se pro to slovo, odšel, truchliv jsa; nebo měl mnohá zboží.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Pero él, abatido por esta palabra, se fue triste, porque tenía muchas posesiones
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Song nét mặt người nầy rầu rĩ về lời đó, đi ra rất buồn bã, vì có nhiều của lắm.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Song nét_mặt người nầy rầu_rĩ về lời đó , đi ra rất buồn_bã , vì có nhiều của lắm .
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Εκεινος ομως σκυθρωπασας δια τον λογον, ανεχωρησε λυπουμενος διοτι ειχε κτηματα πολλα.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Він же, зажурившись од слова сього, пійшов сумуючи: мав бо достатки великі.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Он же, смутившись от сего слова, отошел с печалью, потому что у него было большое имение.
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.ויצר לו על הדבר הזה ויעצב וילך לו כי הון רב היה לו׃
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.فاغتم على القول ومضى حزينا لانه كان ذا اموال كثيرة
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.他 聽 見 這 話 、 臉 上 就 變 了 色 、 憂 憂 愁 愁 的 走 了 . 因 為 他 的 產 業 很 多
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.他 聽見這話 、 臉上 就 變了色 、 憂憂 愁愁 的 走了 . 因為 他 的 產業 很多
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Am fost foarte emoționat în acel moment.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Bardzo mnie to wszystko poruszyło.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Ero incredibilmente emozionato durante questi momenti.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Ez rendkívül meghatott engem.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Ich war von all dem stark ergriffen.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Ik was intens onder de indruk van dit alles.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.J'étais immensément ému pendant tout cela.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.이러한 시간 동안 저는 매우 감동받았습니다.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Me sentí intensamente conmovido durante todo esto.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Saya sangat tersentuh dalam seluruh peristiwa itu.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Tôi hết sức xúc động trong những cuộc gặp này.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Бях силно трогнат по време на всичко това.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.Я был сильно тронут всем этим.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.אני התרגשתי מאד במהלך כל זה.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.لقد تحركت بشكل مكثف خلال كل هذا.
Bütün bunlar olurken oradan oraya gidip durdum.しかし疑問があります
Bu zordur, çünkü gerçekte yapmak istediğiniz şey oradan çekip gitmektir.Dat is moeilijk, want wat je echt wilt doen, is weggaan.
Bu zordur, çünkü gerçekte yapmak istediğiniz şey oradan çekip gitmektir.여러운 일이죠. 이런 상황에서는 당연히 도망치고 싶을테니까요.
Bu zordur, çünkü gerçekte yapmak istediğiniz şey oradan çekip gitmektir.là ở gần chúng, điều này thật khó, vì bạn chỉ muốn tránh xa chúng.
Bu zordur, çünkü gerçekte yapmak istediğiniz şey oradan çekip gitmektir.Was schwierig ist, weil alles was du wirklich willst, ist weg zu gehen.
Bu zordur, çünkü gerçekte yapmak istediğiniz şey oradan çekip gitmektir.זה קשה, בגלל שמה שאתם רוצים באמת לעשות זה להתרחק.
Bu zordur, çünkü gerçekte yapmak istediğiniz şey oradan çekip gitmektir.وهذا امرٌ صعب .. لان الخيار الملائم لك منطقياً هنا ان تبتعد عنه..
Bu zordur, çünkü gerçekte yapmak istediğiniz şey oradan çekip gitmektir.本当は離れたいと思っているのですから 皆が そうして彼から離れていったのです
Çabuk! Acele et! Hemen çık oradan!!נתק את הכבלים
Çabuk oradan --Aléjate del...
Çabuk oradan --Ei! Ei, sai daí...
Çabuk oradan --Hé, menjen onnan --
Çabuk oradan --Hey, écartez vous --
Çabuk oradan --Hey, ga weg van die --
Çabuk oradan --Hey, kom væk fra --
Çabuk oradan --Hey, weg von der --
Çabuk oradan --Này, tránh xa cái --
Çabuk oradan --Uciekaj!
Çabuk oradan --Έι, φύγε από κει...
Çıkın oradan.- Fuera de ahí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oradan ile cümle - Sayfa 36 - oradan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App