Ana içeriğe geç
Sözlük

oradan ile cümle

oradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.Odpowiedzią jest umożliwienie samochodom, by z bocznej drogi bezpiecznie dołączyły się do ruchu.
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.Raspunsul e sa le ofere masinilor posiblitatea sa vina de pe acea strada laterala in siguranta.
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.Řešením je umožnit vozidlům dostat se bezpečně z vedlejší silnice.
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.Η απάντηση είναι να δώσουμε τη δυνατότητα στα αμάξια να μπουν μέσα από τον πλευρικό δρόμο με ασφάλεια.
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.Відповідь - дозволити машинам проїжджати з тієї сторони дороги безпечно.
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.Ответ - позволить машинам проезжать с той стороны дороги безопасно.
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.Отговорът е да се даде възможност на колите да влизат безопасно от онзи страничен път.
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.התשובה היא לאפשר למכוניות להגיע מהצד ההוא בבטחה.
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.الجواب هو تمكين السيارت لتأتي من ذلك الإتجاه بأمان.
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.脇道から安全に合流できればいいのです T字路の合流では 幹線の車が減速しないので
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Corsero a prenderlo di là e fu presentato al popolo: egli sopravanzava dalla spalla in su tutto il popolo
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.In tečejo tja ter ga pripeljejo. In ko stopi med ljudstvo, je bil za glavo višji nego kdorkoli iz ljudstva.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.그들이 달려가서 거기서 데려오매 그가 백성 중에 서니 다른 사람보다 어깨 위나 더 크더라
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Người ta chạy tìm người tại chỗ đó. Sau-lơ ra mặt giữa dân sự, người cao hơn cả chúng từ vai trở lên.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Người_ta chạy tìm người tại_chỗ đó . Sau-lơ ra_mặt giữa dân_sự , người cao hơn cả chúng từ vai trở_lên .
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.On courut le tirer de là, et il se présenta au milieu du peuple. Il les dépassait tous de la tête.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Så løb de hen og hentede ham der; og da han trådte ind imellem Folket, var han et Hoved højere end alt Folket.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Tedy běželi a vzali ho odtud. I postavil se u prostřed lidu, a převyšoval všecken lid od ramene svého vzhůru.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.Tedy poszedłszy wzięli go stamtąd. I stanął w pośród ludu, i był głową wyższy nad wszystek lud.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.И побежали и взяли его оттуда, и он стал среди народа и был от плеч своих выше всего народа.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.וירצו ויקחהו משם ויתיצב בתוך העם ויגבה מכל העם משכמו ומעלה׃
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.فركضوا واخذوه من هناك فوقف بين الشعب فكان اطول من كل الشعب من كتفه فما فوق.
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.眾 人 就 跑 去 從 那 裡 領 出 他 來 . 他 站 在 百 姓 中 間 、 身 體 比 眾 民 高 過 一 頭
Bunun üzerine koşup Saulu oradan getirdiler. Saul halkın arasına geldi. Boyu hepsinden bir baş uzundu.眾人 就 跑去 從 那 裡領 出 他 來 . 他 站在 百姓 中間 、 身體 比 眾民 高過一頭
Bunu oradan da satın alabilmek istiyorlar.Там вони хочуть мати змогу придбати все.
Bu oradan buraya zıplıyor. Bunu düzeltmeliyim. Bir geri alayım.그래프가 어떻게 되는지 알수 있겠죠?
Bu oradan buraya zıplıyor. Bunu düzeltmeliyim. Bir geri alayım.Nu giver det forhåbenligt mening. . . .
Bu oradan buraya zıplıyor. Bunu düzeltmeliyim.Dit ding stuitert rond dat moet gemaakt worden
Bu oradan buraya zıplıyor.Ce truc saute partout.
Bu oradan buraya zıplıyor.Chestia asta face salturi.
Bu oradan buraya zıplıyor.Essa coisa está pulando.
Bu oradan buraya zıplıyor.Estos botones se mueven mucho
Bu oradan buraya zıplıyor.Questa cosa saltella.
Bu oradan buraya zıplıyor.To ciągle przeskakuje.
Bu oradan buraya zıplıyor.Αυτό το πράγμα πηδάει γύρω γύρω.
Bu oradan buraya zıplıyor.Това нещо подскача.
Bu oradan buraya zıplıyor.ان هذا الشيئ يقفز
Bu oradan buraya zıplıyor.修正します。
Buradan bir parça oradan bir parça aldı ve içinde yaşadığı şartlarda çalışacak bir makine yapmaya çalıştı.부품들을 여기저기서 하나씩 가져다가, 그가 직면한 현실에서 사용할 수 있는 기계를 만들어내려고 했습니다.
Buradan bir parça oradan bir parça aldı ve içinde yaşadığı şartlarda çalışacak bir makine yapmaya çalıştı.Wziął jakąś część stąd, inną stamtąd i budował maszynę, która będzie działać w takim otoczeniu.
Buradan bir parça oradan bir parça aldı ve içinde yaşadığı şartlarda çalışacak bir makine yapmaya çalıştı.הוא לקח חלק אחד ממכונה אחת ואחר ממכונה אחרת, והוא ניסה להגיע למכונה שתעבוד במציאות שעמדה לפניו.
Buradan bir parça oradan bir parça aldı ve içinde yaşadığı şartlarda çalışacak bir makine yapmaya çalıştı.أخذ قطعة من هنا وقطعة من هناك، وحاول أن يخرج بآلة يمكنها أن تعمل في الواقع الذي يواجهه.
Buradan bir parça oradan bir parça aldı ve içinde yaşadığı şartlarda çalışacak bir makine yapmaya çalıştı.直面している現実環境でも動作する 機械を創りだそうとしていました そして彼が作ったのがこれです
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...Bằng cách chỉ lấy ra một cây ở đây và ở đó chứ không phải là đốn hạ một vùng.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...Ez, a szálaláshoz hasonlóan, csak itt-ott távolít el fát, nem úgy, mint a terület tarvágása.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...전체를 한꺼번에 벌목하는 대신에 여기 저기서 나무를 베는 것이죠.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...llamado "tala selectiva", quitando un árbol aquí y allá en lugar de talar por completo toda un área.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...Man fällte einen Baum hier und da, anstatt ein ganzes Gebiet.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...Menetelmä on harvennushakkuu: yksittäisiä puita kaadetaan avohakkuun sijasta.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...מורידים עץ פה ושם במקום לכרות למשעי איזור שלם.
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...بحيث يقطعون شجره من هنا وهناك بدلا من قطع الشجر من مساحه واحده
Buradan ve oradan ağaç çıkarmak, bütün bir alanı kesip temizlemek yerine...選択して伐採する方法です 伐採の前後で
Burası lrak değil, biliyorsun. Oradan çok daha karmaşık. Washington'dakiler buna katılmayabilir.Niech pan się napije herbaty.
Burası lrak değil, biliyorsun. Oradan çok daha karmaşık..המצב שונה מעיראק .פה הרבה יותר מסובך
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmaz그것이 충분하지 않았던것 처럼, 제가 이 일 직후에 한 것은
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmazTôi nghĩ nó chưa đủ, điều tôi làm ngay lập tức sau đó
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmazוכאילו שזה לא היה מספיק מה שעשיתי מיד אח"כ
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmazوأعتقد أن هذا ليس كافياً .. فقد إنطلقت مباشرة
Bu sanki yetmezmiş gibi, oradan çıkar çıkmaz臨床検査センターに行きました
Bu sözler üzerine adamın yüzü asıldı, üzüntü içinde oradan uzaklaştı. Çünkü çok malı vardı.Ale on sa zarmútil nad tým slovom a odišiel smutný, lebo mal mnoho majetku.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oradan ile cümle - Sayfa 35 - oradan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App