Ana içeriğe geç
Sözlük

oradan ile cümle

oradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.Sunt proiecţiile imaginaţiei mele din cap, pe hârtie, pe ecran, în viaţă.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.To nie jest pudełko. To obrazy z mojej wyobraźni przeniesione z głowy na papier, na ekran, w życie.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.Това не е кутия; това са интерпретации на моето въображение от главата, през хартията и екрана, до живота.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.Это-не ящик; это-воспроизведение моего воображения из головы-на бумагу, на экран, в жизнь.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.זו היא לא קופסא. אלו הציורים של הדמיון שלי, מהראש לנייר למסך לחיים.
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.هذا ليس مجرد صندوق ؛ إنه تداعيات خيالي الجامح من العقل للورق للشاشة للحياة
Bu bir kutu değil; bunlar benim kafamdaki hayal gücümden kağıda oradan ekrana ve hayata yansıttıklarım.それが現実化されるまでの私の空想を表現したものです 「Upwake」では建物がスーツを着用し Zeroは巨大キーボード上で
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Als dat gebeurt wordt de bloedaanvoer naar verderop aanzienlijk minder.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.E quando isso ocorre, você está cancelando o fluxo sanguíneo a partir da obstrução.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller. Kesebilir bile.A dokonce může dojít k tomu, že buňky za blokádou nebudou dostávat žádný kyslík.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Khi điều này xảy ra, dòng lưu thông của máy đến các phần khác cuối nguồn bị suy kiệt/
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.이런 일이 일어나면 아래로 내려가는 혈액의 흐름을 상당히 막게 되는 거죠.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Quand cela arrive, vous appauvrissez significativement le flux sanguin en aval de cet endroit.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Wenn das passiert, wird der Blutfluß signifikant vermindert, in den abhängigen Gebieten flußabwärts.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Zmniejszenie światła naczynia, powoduje znaczne ograniczenie dopływu krwi poniżej przeszkody.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.Когато това се случи, кръвният поток надолу е лишен от достатъчно кръв.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.عندما يحدث هذا، فإنك حقاً تستنزف تدفق الدم في هذا التيار من هناك.
Bu durumda, oradan aşağı giden kan akışını önemli ölçüde engeller.血管が閉じてしまい、下流の細胞に酸素がいきわたらない
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.A oni poberúc svoje obilie na svojich oslov odišli odtiaľ.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.A vloživše obilí svá na osly své, odešli odtud.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.De broers laadden de zakken op hun ezels en begonnen aan de terugtocht.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Ðoạn , anh_em chất mấy bao lúa lên lưng lừa , rồi đi .
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Ðoạn, anh em chất mấy bao lúa lên lưng lừa, rồi đi.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Ei şi-au încărcat grîul pe măgari, şi au plecat.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Eles, pois, carregaram o trigo sobre os seus jumentos, e partiram dali.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Ellos pusieron sus provisiones sobre sus asnos y se fueron de allí
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.És felveték gabonájokat szamaraikra és elmenének onnan.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Essi caricarono il grano sugli asini e partirono di là
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Ils chargèrent le blé sur leurs ânes, et partirent.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Ja he sälyttivät viljansa aasien selkään ja lähtivät sieltä.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.그들이 곡식을 나귀에 싣고 그 곳을 떠났더니
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Nalože torej žito svoje na osle in odidejo odondod.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Och de lastade säden på sina åsnor och foro därifrån.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Så la de kornet på sine asener og drog derfra.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Så læssede de deres Korn på Æslerne og drog bort.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Tedy oni włożywszy zboża swoje na osły swe, odjechali stamtąd.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Und sie luden ihre Ware auf ihre Esel und zogen von dannen.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Και φορτωσαντες τον σιτον αυτων επι τους ονους αυτων, ανεχωρησαν εκειθεν.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.А те натовариха житото на ослите си и си тръгнаха от там.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.Они положили хлеб свой на ослов своих, и пошли оттуда.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.וישאו את שברם על חמריהם וילכו משם׃
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.فحملوا قمحهم على حميرهم ومضوا من هناك.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.他 們 就 把 糧 食 馱 在 驢 上 、 離 開 那 裡 去 了
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.他 們就 把 糧食馱 在 驢上 、 離開 那 裡去了
Bu grafiklere bir sure baktım ve desenler, hikayeler oradan çıkmaya başladı!Eine Zeit lang habe ich diese Grafiken angestarrt und daraus sind dann Muster und Geschichten entstanden.
Bu grafiklere bir sure baktım ve desenler, hikayeler oradan çıkmaya başladı!J'ai fixé ces images parasitées pendant un moment, puis des motifs et des histoires en sont sortis.
Bu grafiklere bir sure baktım ve desenler, hikayeler oradan çıkmaya başladı!Osservai quelle grafiche per un po' finché spunti per diverse storie iniziarono a venirne fuori!
Bu grafiklere bir sure baktım ve desenler, hikayeler oradan çıkmaya başladı!Po chwili wzory i historie zaczęły pojawiać się na ekranie!
Bu grafiklere bir sure baktım ve desenler, hikayeler oradan çıkmaya başladı!That's a very useful way to get random ideas.
Bu grafiklere bir sure baktım ve desenler, hikayeler oradan çıkmaya başladı!Я посмотрел на ту графику недолго, и шаблоны или истории стали приходить оттуда!
Bu Hicaz Demiryolu. Hicaz Demiryolu, İstanbul'dan Şam'a oradan da Medine'ye uzanıyordu.Ceci est le chemin de fer Hijaz. ce chemin de fer relie Istanbul à Médine, en passant par Damas
Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celileye gitti.Aber nach zwei Tagen zog er aus von dannen und zog nach Galiläa.
Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celileye gitti.A po dwóch dniach wyszedł stamtąd i szedł do Galilei.
Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celileye gitti.A po tých dvoch dňoch vyšiel odtiaľ a odišiel do Galilee,
Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celileye gitti.Après ces deux jours, Jésus partit de là, pour se rendre en Galilée;
Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celileye gitti.După aceste două zile, Isus a plecat de acolo, ca să se ducă în Galilea.
Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celileye gitti.Efter de to dager drog han derfra til Galilea;
Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celileye gitti.Két nap mulva pedig kiméne onnét, és elméne Galileába.
Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celileye gitti.Khỏi hai ngày ấy , Ðức_Chúa_Jêsus từ đó đi qua xứ Ga-li-lê
Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celileye gitti.Khỏi hai ngày ấy, Ðức Chúa Jêsus từ đó đi qua xứ Ga-li-lê
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod