Ana içeriğe geç
Sözlük

oradan ile cümle

oradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Artık oradan gitmeliydi.Už tu mali byť.
Oradan kaçan Yahudiler kartli'ye geldi.Do oblasti prichádzajú Židia utekajúci z Galície.
(2) Hermia ile Lysander bu kargaşadan kurtulmak için gece oradan kaçmaya karar verirler.Hermia a jej milý, Lysander, sa rozhodnú počas noci utiecť do neďalekého lesa.
Eğer saklanamıyorsa, oradan kaçması gerekmektedir.Keďže je v podmienke, musí ujsť.
Oradan kaçıp gezegene dönerler.Vydáva sa teda naspäť na domovskú planétu.
Oradan tekrar barış önerdi.Za to opäť sľúbil vojenskú podporu.
Oradan kaçıp kurtulmak isteyen Manon elinde bulunan mücevherleri Geronte'nin önünde elinden düşürür.Tej pri pokuse o útek vypadnú šperky a spadnú priamo ku Gerontovým nohám.
Uçakla Viyana'ya, oradan da Mauthausen toplama kampına götürüldü.Zabaleného v koberci ho lietadlom previezli do Viedne a neskôr do koncentračného tábora Mauthausen.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Z týchto funkcii odstúpil kvôli zdravotným problémom.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Obaja zistia, že lupiči miznú tak, že Mercedesy prelakujú.
Oradan da kuzey İtalya'ya yolculuklar yaptı.Predpokladala, že vysiela zo Severného Talianska.
Artık oradan gitmeliydi.Zdaj je odšel.
Kısa bir süre sonra İsviçre'ye kaçmayı başardı ve oradan da Paris'e geçti.Kasneje je lahko pobegnila v Švico, od koder se je odpravila proti Parizu.
Kendisinin yanlış eve geldiği söylenince "Sonra görüşürüz." deyip oradan ayrılır.Ko ji povesta, da je pri napačni hiši, ženska odide s stavkom ''se vidimo kasneje''.
Oradan hatta Kuzey Amerika'ya kadar yayıldı.Iz Evrope se je razširila v Severno Ameriko.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Združujejo se v živce.
Oradan da Mısır'a gitti.Obiskal je tudi Egipt.
Zafer sarhoşu Bizanslılar, Voden'e geçip oradan Konstantinopolis'e döndüler.Zadovoljni z zmago so Bizantinci odšli v Voden in se nato vrnili v Konstantinopel.
Yunanistan'dan sonra Avusturya'ya oradan Almanya'ya geçti.Po Nemčiji so se je dogajanje preselilo v Madžarsko.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Zeleni lovec jo posluša in se ji privoščljivo smeji.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Po tem je za vedno zapustila Švedsko in šla v Italijo.
Perilerin bilerek alaya aldıkları Sarhoş Şair oradan hemen ayrılmak zorunda kalır.Oseba, ki bi pila iz izvira, bi takoj dobila pesniški navdih.
Halk haftalık ihtiyacını oradan karşılar.Vsak teden so stanovalci morali izpolnjevati tedenske naloge.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."Njuni vodi sta se mešali, pašniki in zemlja pa še niso nastali, niti močvirje s trsjem«.
İkili yakalanmadan oradan uzaklaşırlar.Oba sta se začela oddaljevati od zasledovalcev.
Anne babası ayrıldı ve oradan uzaklaştı.Pobral sem svoje papirje in odšel.
Herkes günün birinde oradan geçer.Per viena dieną pravažiuojamas vienas etapas.
Ancak iki ay sonra oradan da istifa etti.Po dviejų mėnesių PIO sutiko pasitraukti iš ten.
Sonrasında ise merkezi sırasıyla Bern'e, oradan da 1959'da Paris'e taşınmıştır.Iki 1959 m. būstinė buvo Paryžiuje, vėliau perkelta į Berną.
Doktor, sevinçle oradan ayrılır.Jos džiaugsmui jai neteko ten persikelti.
Bu yazı oradan özetlenmiştir.Lentelė perdaryta pagal šią.
Oradan sonra Trablusgarp'a yöneldi.Tačiau jie paskui pasuko link crossover.
Oradan Sankt Petersburg'a annesinin yanında yaşamak için döndü.Mirė pakeliui iš Sankt Peterburgo į namus.
İşte şimdiki Ordu ilinin adı oradan gelir.Iš čia ir kilęs nomo pavadinimas.
Aslında oradan alınabileceğini söylememiştir, sadece ima etmiştir.Šiuo atveju nebuvo pasakyta, kad ten galima įsipilti benzino, tik implikuota.
Jaquino hemen oradan ayrılır.Jekaterina nukreipia čia.
Oradan da, Hindistan'a yol aldı.Tõenäoliselt sealt suundus ta Palestiinasse.
Oradan da bütün Avrupa'ya yayıldı.Sealt edasi levis ta üle kogu Euroopa.
Bu yazı oradan özetlenmiştir.Artikkel on tõlgitud siit.
İşte şimdiki Ordu ilinin adı oradan gelir.Sellest pärineb ka asula tänapäevane nimi.
Daha sonra Sweet ile birlikte oradan ayrıldılar.Hiljem põgenesid nad koos hutudega.
Jaquino hemen oradan ayrılır.Homer jooksis kohe sinna.
Oradan Bilasa ovasına indi.Seal jõudnud ta uhke kõrtsi ette.
Oradan tekrar barış önerdi.Seal taaskehtestati orjandus.
Oradan, Ekim 1916 yılında denizaltı kuvvetlerine transferini istedi.Seal taotles ta enda üleviimist laevastikku allveelaevadele ja see rahuldati alates 1916. aasta oktoobrist.
Oradan hatta Kuzey Amerika'ya kadar yayıldı.Levinud ka Põhja-Ameerikasse.
Acele et! Hemen çık oradan!Ontruimen.
Acele et! Hemen çık oradan!¡Váyanse de aqui!
Acele et! Hemen çık oradan!هيا أسرع أخرج من هنا
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.A mužovia obrátiac sa odtiaľ išli do Sodomy. Ale Abrahám stál ešte vždy pred Hospodinom.
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.A obrátivše se odtud muži, šli do Sodomy; Abraham pak ještě stál před Hospodinem.
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.Bărbaţii aceia s'au depărtat, şi au plecat spre Sodoma. Dar Avraam stătea tot înaintea Domnului.
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.Da vendte Mændene sig bort derfra og drog ad Sodoma til; men HERREN blev stående foran Abraham.
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.És elfordulának onnan a férfiak, és menének Sodomába: Ábrahám pedig még az Úr elõtt áll vala.
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.In tedaj sta se obrnila onadva in šla proti Sodomi; Abraham pa je stal še pred GOSPODOM.
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.I obrócili się stamtąd mężowie, i poszli do Sodomy; lecz Abraham jeszcze stał przed Panem.
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.Ja miehet kääntyivät sieltä ja kulkivat Sodomaan päin, mutta Aabraham jäi vielä seisomaan Herran eteen.
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.그 사람들이 거기서 떠나 소돔으로 향하여 가고 아브라함은 여호와 앞에 그대로 섰더니
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.Lalu dua di antara tamu-tamu itu berangkat menuju ke Sodom, tetapi TUHAN masih tinggal dengan Abraham
Adamlar oradan ayrılıp Sodoma doğru gittiler. Ama İbrahim RABbin huzurunda kaldı.Les hommes s`éloignèrent, et allèrent vers Sodome. Mais Abraham se tint encore en présence de l`Éternel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod