Ana içeriğe geç
Sözlük

oradan ile cümle

oradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Oradan da köle satın alınarak Karyiplere getirilmekteydi.그러고나서 상선들은 노예들을 파는 데 서인도 제도로 싣고 갔다.
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.그 후 오공들과 동료가 되어, 거북선인에게 입문하여, 무도가로서 성장한다.
Oradan da Harvard Üniversitesi’ne geçti.그 뒤 하버드 대학교로 옮겼다.
Ancak iki ay sonra oradan da istifa etti.결국 그는 취임 두 달 후에 물러났다.
Sonra kahkahalar atarak oradan ayrılır.그 후, 그는 미소를 지으며 가던 길을 계속 걸어간다.
İkili yakalanmadan oradan uzaklaşırlar.두 사람은 끈을 풀지 못한 채로 집을 나가게 된다.
Pelleas ona ertesi gün oradan ayrılacğini bildirir .키르케고르는 다음날 그녀에게 다시 가서 말했다.
Program bittikten sonra New Jersey'e döndü ve oradan da Kaliforniya'ya gitti.עם סיום התוכנית חזר לניו ג'רזי ומשם לקליפורניה.
Kısa bir süre sonra İsviçre'ye kaçmayı başardı ve oradan da Paris'e geçti.מעט לאחר מכן עלה בידה להימלט לשווייץ, ומשם המשיכה לפריז.
Herkese hazırlanmasını, oradan gideceklerini haber verir.הסוהר מגיע ומודיע להן שהכול מוכן.
Doktor ve Clara oradan ayrılır.בסוף העונה הדוקטור וקלרה נפרדים.
Oradan da bütün Avrupa'ya yayıldı.משם הם הגיעו לכל אירופה.
Doktor, sevinçle oradan ayrılır.המשפחה מתאחדת בשמחה רבה.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.ידעתי שאני חייבת להתרחק.
Marius oradan kaçarak uzaklaşır fakat Tyrael kaçamaz.הבית מתפוצץ בסופו של דבר, אבל מטיגארי אינו מצליח להימלט.
Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular.השלושה נתפסו כאשר עלו בחוף מפרץ סן פרנסיסקו.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.ועזב בזעם.
Oradan hatta Kuzey Amerika'ya kadar yayıldı.משם הוא נודד לצפון אמריקה.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.אולם נאלצה לעזוב את התחום בגלל סיבות רפואיות.
Oradan Chicago'ya gitti.לאחר מכן עבר לשיקגו.
Fakat bundan rahatsız olur ve oradan derhal ayrılır.היא מתקשה להתמודד עם זה ועוזבת.
Kızı alarak oradan kaçar.כילדה הרבתה לברוח מהבית.
Herkes oraya bir şey atıyor, gelen oradan işine yarayanı alıyor, ben böyle anlıyorum.כל אלה מפתחים אצל העובד את ההבנה של מה מצופה ממנו בעבודה ומה מוערך.
Aksiyom Latincedeki axioma sözcüğü axiom olarak İngilizceye geçmiş ve oradan Türkçeye yerleşmiştir.כך, למשל, המילה "חוצפה" טיילה מעברית ליידיש ומשם הגיעה לאנגלית.
İşte şimdiki Ordu ilinin adı oradan gelir.ומכאן מגיע גם שמה הנוכחי של הקבוצה.
Oradan Karadeniz kıyısına geldiler.По тях се излиза от долината.
Ayaklanmanın bastırılmasından sonra Türkiye'ye ve oradan Sovyetler Birliği'ne gitti.След разгрома на въстанието емигрира в Турция, а оттам в Съветския съюз.
Maçtan sonra Bayley, Alexa'yı ringe döndürmeye çalıştı ama Alexa oradan kaçtı.След мача, Бейли се опитва да върне Алекса обратно на ринга, но Алекса избягва зад кулисите.
Oradan Lesotho Ulusal Üniversitesi'ne eğitim için gitti.Поддържа се от Националния университет на Лесото.
Sair ona "Sana elveda; gecmisin hayaleti" der ve Stella'nin oradan ayrilmasini ister.Казва му „Доскоро, момче!“ и го отхвърля.
Oradan Fransa'ya kaçtı.След това бяга във Франция.
Oradan Venedik'e gittiler.От там заминава за Аляска.
Jack bunu istemediğini söyleyerek oradan uzaklaşıyor.На Франк е наредено да напусне без Джак.
Yaklaşık 20 yaşlarında seyahate başlayan Cîlî, Hindistan’a gitmiş, oradan da Arap Yarımadası'na yönelmiştir.Около 9 век арабски търговци го пренесли в Индия, откъдето той достигнал до Далечния Изток.
Oradan Java'ya geçti.Така се появява Java.
Demirciler = Karadeniz civarlarından Dükkantepe Mevkiine oradan da bu köye gelmişler.Намира нужните младежи от тази прослойка, които се навъртат около магазина му.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.От него излизат нерви.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Чандрадев (Лунният бог) видял това и се изсмял.
Daha sonra Sweet ile birlikte oradan ayrıldılar.След тяхната смърт със Сингер се разделят.
Beni de oradan tanıyor, altyapıda neler yaptığımı biliyordu.Само ако знаеше как ме поддържа това.
Oradan Muşkara'ya ve sonra da Kayseri Kalesi'ne geldik.Те резидират първо в замък Зайда и по-късно в замък Пуршенщайн.
Elvira'yi yandaki odaya koyup oradan bir erkeğin nasıl kullanıldığını görmesini ister.Веднъж Виолет се опитва да влезе в заключената там стая, но след това вижда, че има някой е вътре.
Herkes günün birinde oradan geçer.Човек може да премине от едното в другото по всяко време.
Oradan da yere girer.Той напуска този свят именно там.
Joker ve ekibi tek eksik dışında oradan uzaklaşır.Финансов брокер и неговият помощник изчезват безследно.
Oradan Fransa'ya kaçtı.Odatle bježi u Francusku.
Oradan taksi ya da metro ile gideceğiniz yere ulaşıyorsunuz.Do vrha se može doći stazom pješice ili taksijem.
Her ikisi de Diane'e dönüp, gülümsedikten sonra kadın oradan uzaklaşır.Obje se zatim okrenu i zajedljivo smiješe Diane.
Bandırma'dan Eşme'ye oradan da Akçaköy'e gelmişlerdir.Ondje su ih objesili na stupu uz putu prema Majdanu (između Bilankuše i Majdana).
Claire sinirlenerek mağaralardan sahile taşınmak üzere oradan ayrılır.Sve to naljuti Claire koja se iz pećina ponovno vrati na plažu.
Oradan Venedik'e gittiler.Putovati u Veneciju.
Adı oradan gelmektedir.Naziv je došao od njem.
Oradan tekrar barış önerdi.Godine 1995., oružana organizacija ponovno je dala mirovni prijedlog.
2008'de oradan mezun oldu.Diplomirao je 2008. godine.
Lois i bırakır ve uzay gemisi ile oradan uzaklaşır.Hans joj ne povjeruje i ode isploviti.
Eşinin Feneryolu'ndaki köşkünde oturdu oradan da Şişli'ye taşındı.Boravila je u kući Bijelog zeca, gdje je popila iz boce.
Glenn ona cevap vermeden oradan ayrılır.Nakon ovog, Foreman je otišao bez riječi.
Bir süre durakladıktan sonra Carol, "Evet" cevabını verir ve sessizce oradan uzaklaşır.Međutim, prije nego što su uspjeli išta uraditi, Carlito se ispriča i pobjegne kroz stražnji izlaz.
Simon'ın da yardımıyla oradan kaçarlar ve Enstitü'ye geri dönerler.Uz Adinu pomoć, ubiju Simmonsa i bježe iz grada.
Sansa'nın yüzünde hafifçe gülümsemeyle oradan ayrılır.No, tada je ugledao Sonju na čijem licu je ugledao slabašan smiješak.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod