Ama daha sonra Roku geçici körlük yaşadı ve Sozin onu ölüme terk ederek oradan uzaklaştı.Akhirnya, saat Roku sekarat dan meminta bantuan Sozin, Sozin malah meninggalkannya dan membiarkannya mati.
Buna herkesin şaşkınlığından faydalanan Leporello hemen oradan kaçar.Semuanya terkejut, Leporello dapat melarikan dirinya ketika mereka bingung.
Fakat durağa vardığında, Spears'ın çoktan oradan ayrıldığını görür.Ketika sampai di sana, mereka melihat Grimes datang dengan cara mereka.
Oradan Venedik'e gittiler.Pada waktu itu, mereka semua meninggalkan Lanka.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."Ikan berkata: "...burung...bukannya menghina, ..!
Cullenlar bunu kabul etti ve oradan taşınana kadar barış içinde yaşadılar.Nhà Cullen đồng ý giao ước và sống trong hòa bình cho đến khi chuyển đi.
Utanarak oradan ayrılır ve olanları unutmasını söyler ve Quinn'e geri döner.Vì quá xấu hổ, anh đã rời bỏ, nói với cô rằng họ nên quên đi vụ việc này và trở lại với Quinn.
Aynı zamanda Spielberg'ün ofisinden ödemenin oradan yapıldığını onaylamıştır.Ông cũng xác nhận với văn phòng của Spielberg rằng khoản thù lao đã được gửi từ đây.
Daryl ona cevap vermediğinde Beth sinirlenir ve bıçağını alıp oradan ayrılır.Không thấy Daryl trả lời, Beth liền bực bội cầm con dao, đứng lên rồi bỏ đi.
Oradan bir profesyonel Pilot sertifikası ile 1976 yılında Çad'a döndü ve eğitim için Fransa'ya gönderildi.Từ đó, ông đã được phái sang Pháp đào tạo, trở về Chad vào năm 1976 với bằng phi công chuyên nghiệp.
İzzet kabul etmez ve bir an evvel artık oradan ayrılması gerektiğine karar verir.Ông bảo không còn gì để nói, và lập tức bước ra khỏi phòng.
Sonunda şarkı biter ve Mia kocasıyla beraber oradan ayrılır.Bài hát kết thúc lúc Mia và chồng rời khỏi quán.
Carmen'e geri döneceğine dair söz vererek oradan ayrılmaya karar verir.Thề nguyền rằng mình sẽ quay lại với Carmen, anh ra đi.
Lori bunu kabul etmez ve bunun üzerine Shane sinirli bir şekilde oradan ayrılır.Lori liền bực tức bỏ đi và Shane chạy theo cô.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Ban ngày đến Sở Ngân khố làm thư ký, ban đêm trở về buồng giam.
Eğer saklanamıyorsa, oradan kaçması gerekmektedir.Nếu không, anh ta sẽ phải rời đi.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Ông tức giận bỏ thi ra về.
Glenn ona cevap vermeden oradan ayrılır.Tuy nhiên, Glenn vẫn quyết định bỏ đi.
Daha sonra oradan ayrılır.Sau đó ông rời đi.
Niğde Köy Hizmetleri Sporn'da oynadıktan sonra oradan da Niğdespor'a transfer oldu.Khi còn trẻ, anh thi đấu ở Al Wasl và sau đó được chuyển đến Al Nasr.
Halk haftalık ihtiyacını oradan karşılar.Các đoàn thường họp mặt hàng tuần.
Willow oradan çıkıp eve gider.Dewilde ra khỏi nhà.
Oradan ayrılmak zorunda kalan Doktor, Amelia'ya beş dakikada döneceğine söz verir.Chủ tịch tuyển Argentina tự tin phát biểu rằng Riquelme sẽ trở lại trong 10 ngày.
Ülkedeki son haham 1969'da oradan ayrıldı.Paraguay lần cuối cùng tham dự là năm 1969.
Daha sonra dizi Disney Channel ve oradan da Toon Disney'e geçmiştir.Bộ phim sau đó được chiếu lại trên Kênh Disney và Kênh Toon.
Bilgisayarın oradan geçince içki koyduğu bardak çatlar ve içinden içki bilgisayarın içine dökülür.Cô uống ly rượu vodka đó khi cô bước vào phòng máy vi tính.
Oradan tekrar barış önerdi.Thế giới từ đó yên bình trở lại.
Fakat Micaela sonra geri döneceğini bildirip hızla oradan ayrılır.Anh bảo Sasha hãy cứ tiếp tục đi thật chậm và anh sẽ quay lại ngay.
Oradan Karadeniz kıyısına geldiler.根来と共に織田側につく。
Summerslam'de görüşeceğiz" der ve oradan ayrılır.ではディズニーランドで会おう!
Oradan Fransa'ya giderek Paris'e yerleşirler.のちにフランスのパリへ移住。
Ehl-i Sünnet ve bazı Şia gruplarına göre cehenneme giren müminler eninde sonunda oradan çıkacaktır.よってそれを押さえる火伏せの神様、火坊尊(ひぶせのみこと)などの神様が信仰の対象になって来た。
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.これを見た丑五郎は笑って立ち去った。
McMurrogh önce Bristol'a kaçtı ve oradan da Normandiya'ya geçti.マクモローはブリストルに最初逃亡し、後にノルマンディーに逃げた。
Ardından Beyrut yoluyla Almanya’ya gidip oradan Fransa’ya geçti.ロシアからポーランドへ向かい、次いでドイツを通り、フランスに達した。
Bandırma'dan Eşme'ye oradan da Akçaköy'e gelmişlerdir.また侍御史となり、蜀に乱を避けた玄宗に随行した。
Oradan Altay'a geçti.そこからアルジェに向かった。
Ama oradan geri gelmek istemediğini düşünür.彼女は彼から離れたくないと思った。
Sonra o sırada oradan geçmekte olan bir çocuğa o gün öğrendiği bir dizeyi tekrar ettirdi.また同日、息子直房は、火付人を召し取る役(のちの火付改)に任ぜられた。
Rocco hazır olduğunu bildirir ve Leonore'ye oradan ayrılmasını söyler.ロッコはそうだと言い、レオノーレに立ち去るように命じる。
Oradan ayrılmakta iken, çingeneler de günlük işlerine gitmektedirler.また調教師の炭田健二(高知)も本人の申し出によりこの日付けで引退。
Direktör ile görüş ayrılıkları yaşaması nedeniyle oradan da ayrıldı.院長と意見が対立したことから病院を去る。
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.しかし、自身の健康問題から不出馬を決断した。
Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular.遺体は荼毘に付され、サンフランシスコ湾に散骨された。
Oradan tekrar barış önerdi.この日から再び平和台に戻る。
İşte şimdiki Ordu ilinin adı oradan gelir.現在の寺院の名称はそれに由来する。
Oradan Karabuvar olarak kaydedilmiştir.」のカップリングとして収録された。
Oradan Sofya ve Niş 1385'te zaptolundu.ソフィアの街は1385年に陥落した。
Hemen oradan çıkar, ancak oradan çıktığında iki gün geçmiştir.最終日のⅡ部のみ距離が長くなる。
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.後に延徽は郷里を懐かしんで後唐に逃げた。
Herkes günün birinde oradan geçer.一日一往復。
İo oradan Mısır'a geçer ve Zeus tarafından tekrar insana çevrildikten sonra Mısır kralı Telegonus ile evlenir.その後イーオーはエジプトに戻り、エジプト王テーレゴノスと結婚した。
Jack ardından hastaneden acil bir telefon alır ve oradan ayrılmak zorunda kalır.その後、ジャックの元にハワードから身代金の催促の電話がかかってくる。
Fakat oradan ayrılınca andı bozarlar..."巻き込まれると敵はダウンする(ボス以外)。
Onun sevimli kişiliği tüm ABD'ye oradan da dünyaya yayılır.その廉価さから、アメリカをはじめとする世界各国に広く普及した。
Üç adam yüzerek Richmond'a ulaşmayı ve oradan erzak ile yerleşimcilerden bir kılavuz almak isterler.隊員のうち3人が泳いで川を渡り、リッチモンドに行って入植者達から食料や案内人を得ようとした。
İkili yakalanmadan oradan uzaklaşırlar.以後、2人の前から姿を消す。
Sonra kahkahalar atarak oradan ayrılır.」と高笑いをしてから出てくる。
Dünya için gerekli rahmet deposudur, rahmet oradan yağmur gibi iner.天をだまして雨を降らせ、後で竜神から懲罰を受ける話。
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.私は去る必要があった。