Jack Sawyer’a salda gerekirse diye bir silah verir ve şans dileyerek oradan ayrılır.Jack egy pisztolyt ad Sawyernek, mondván, még jól jöhet.
Nick hızla Minie'ye haber vermek için oradan ayrılır.Nick kiirehtii kertomaan Minnielle.
Cullenlar bunu kabul etti ve oradan taşınana kadar barış içinde yaşadılar.Cullenit suostuivat ja asuivat rauhassa kunnes heidän täytyi muuttaa eteenpäin.
Oradan kurtulmalarında da bayağı bir yardımda bulunmuştu.Myös meripelastustehtävissä he avustivat runsaasti.
"İsa oradan geçerken, vergi toplama yerinde oturan birini gördü.Jeesus saapui paikalle ja huomasi puussa istuvan Sakkeuksen.
Oradan Lesotho Ulusal Üniversitesi'ne eğitim için gitti.Hän valmistui Lesothon kansallisesta yliopistosta.
Ardından diğer arkadaşları ile birlikte oradan hareket etti.Tämän jälkeen hän jatkoi oman yhtyeensä kanssa.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Kate lähtee pois vihaisesti.
Gençliğinde Gina biraz modellik ve oradan güzellik yarışmalarına başarılı bir şekilde katılırdı.Nuoruudessaan hän teki hieman mallintöitä ja osallistui kauneuskilpailuihin, joissa hän saavutti menestystä.
Herkes günün birinde oradan geçer.Kaikki lajit käytiin läpi yhdessä päivässä.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Sieltä tapa olisi sitten siirtynyt Ruotsiin ja lopulta Suomeen.
Adele İmogen'e Gualtiero'nun oradan ayrılmadan kendiyle buluşmak istediği haberini getirir.Adele kertoo Imogenelle, että Gualtiero haluaa nähdä hänet ennen lähtöään.
O sırada Sally oradan geçmekte olan bir kamyonete binerek olay yerinden uzaklaşır.Keskustellessaan tapahtuneesta Eddie ajaa vahingossa jonkin yli.
Sonra kahkahalar atarak oradan ayrılır.He lähtivät nauraen pois paikalta.
1903 yılında Brancusi, önce Münih'e oradan da Paris'e gitti.Vuonna 1903 Brâncuși matkusti Müncheniin ja Pariisiin.
Diğer adam oradan uzaklaşır.Kuka viereesi jää.
Price ve Yuri oradan güvenli bir yere kaçar.Price ja Yuri hyökkäävät Makarovin piilopaikkaan.
Dr. Procida oradan ayrılır.Tohtori Mustekala lähtee pois.
Sonra İran'a, oradan da Afganistan'a geçti.Iran), josta hän jatkoi Länsi-Eurooppaan.
Oradan Fransa'ya kaçtı.Hän siirtyi sieltä Ranskaan.
Oradan da Harvard Üniversitesi’ne geçti.Tämän jälkeen hän siirtyi Harvardin yliopistoon.
Summerslam'de görüşeceğiz" der ve oradan ayrılır.Tapani Lausti: Summerhill elää!.
İlk uçuşunu 15 yaşında Yunanistan'a yaptı, oradan İtalya'ya geçti.David teki jo 17-vuotiaana ensimmäisen matkansa Belgiasta junalla Sveitsin kautta Italiaan.
Ülkedeki son haham 1969'da oradan ayrıldı.Viimeinen šaahi pakeni maasta vuonna 1979.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Itse halusin lähteä pois.
Hortumlular hiç şüphesiz Afrika kıtasında ortaya çıkmış ve oradan neredeyse tüm dünyaya yayılmıştır.Katkeratatar on levinnyt miltei kaikkialle maapallolla, Afrikkaa se ei ole vielä saavuttanut.
Ancak oradan geçen bir Luftwaffe birimi tarafından 5 Mayıs'ta ev hapsinden kurtarıldı.Hänen ruumiinsa löydettiin jäiden lähdettyä 5. toukokuuta Elban saaren rantavedestä.
Kardeşi Lance Vance'de oradan helikopterle kaçmıştır.Helikopterissa ollut Lance pakenee paikalta.
Duncan oradan kaçar ve saklanır.Cherubino hyppää ja pakenee.
Polis şefi emri verir ancak diğer polis memurları el hareketi çekerler ve oradan uzaklaşırlar.Poliisipäällikkö käski poliiseja pitäytymään kostotoimista ja pysymään asemissaan.
Halkı Rusya'dan önce Balkanlar oradan da bu köye göç etmiştir.Toisaalta venäläiset olivat tehneet näitä kaupunkien lähestymisiä aiemminkin.
Jaquino hemen oradan ayrılır.Tiffany lähtee paikalta välittömömästi.
2008'de oradan mezun oldu.Από εκεί αποφοίτησε το 1998.
Ama oradan ayrılırken yatak odasındaki bütün kapıları kilitler.Όταν εισέλθουν μέσα στο σπίτι, όλες οι πόρτες κλειδώνονται.
Belediye Başkanı oradan ayrılır.Για το λόγο αυτό παραιτείται από δήμαρχος.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Ο Κλαύδιος ξαφνικά εμφανίζεται πάλι, και διώχνει θυμωμένος τον κατατροπωμένο Νέρωνα.
Oradan Venedik'e gittiler.Από εκεί μετέβη στη Θεσσαλονίκη.
Oyun Kaliforniya ve Nevada'dan başlatıldı ve oradan genişletildi.Το παιχνίδι ξεκίνησε από τις πολιτείες της Καλιφόρνιας και της Νεβάδας.
Ülkedeki son haham 1969'da oradan ayrıldı.Η τελευταία αποχώρησή του στο Κολομπέ ήρθε το 1969.
1963'te İtalya'ya, oradan Fransa'ya ve ardından Meksika'ya göç etmiştir.Το 1939στην Γαλλία και από κει στο Μεξικό.
Oradan Fransa'ya kaçtı.Από εκεί επέστρεψε στη Γαλλία.
Sonunda şarkı biter ve Mia kocasıyla beraber oradan ayrılır.Μετά το τέλος του τραγουδιού, η Μία και ο άντρας της φεύγουν.
Oradan Diyarbakır valiliğine atanmıştır.Από εκεί μεταφέρθηκε στο Λατερανό.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Ο ίδιος αναγκάστηκε να καταφύγει στην Ιταλία και αργότερα στην Ισπανία.
Summerslam'de görüşeceğiz" der ve oradan ayrılır.«Θα επιστρέψω στην Ελλάδα» είπε ο Καραμανλής «και θα δώσω συνταγματικήν λύσιν και θα γυρίσετε.
Oradan Chicago'ya gitti.Έτσι, επέστρεψε στην Αμερική, στο Σικάγο.
Oradan tekrar barış önerdi.Στη συνέχεια επισυνάφθηκε ειρήνη.
Maddi sıkıntıları, amcasının ölümüyle hafifler ve tekrar Paris'e gitmek için oradan ayrılır.Η διαμονή του εκεί τερματίζεται απότομα όταν ο εργοδότης του πέθανε και στην συνέχεια επιστρέφει στο Παρίσι.
Daha sonra oradan ayrılır.Αργότερα αποχωρεί.
Parsifal oradan ayrılır ve ayrılmaktayken Kundry'e kendini nerede bulabileceğini bildiğini bildirir.Ο Πάρσιφαλ τότε φεύγει λέγοντας στην Κούντρι ότι ξέρει που θα τον βρει αν θελήσει να τον συναντήσει.
Eğer saklanamıyorsa, oradan kaçması gerekmektedir.Για να μην τη δει, εκείνη κρύβεται κάπου.
Halk haftalık ihtiyacını oradan karşılar.Τα Κοινωνικά ανά ημέρα της εβδομάδας.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Αποχώρησε από το συγκρότημα λόγω προβλημάτων υγείας.
Daha sonra yük vagonuna binip oradan çıkarlar.Έτσι προλαβαίνει οριακά να πιαστεί από το βαγόνι και να επιβιβαστεί στο τρένο.
Sue oradan uzaklaştıktan sonra mezar taşı aniden parçalanır.Πλησιάζοντας όμως το δέντρο έπεσε ξαφνικά νεκρός.
Oradan Vaat Edilmiş Topraklar’a son bir kez bakar ve ölür.Εκεί βλέπει τα τελευταία ζωντανά πράγματα μίας γης που πεθαίνει.
Yaşanılan büyük iç savaşta oradan oraya sürüklenir.Ένα βαθύτερο εθνικό έγκλημα ήδη καθ’ οδόν.
Kitapları oradan alınız.Πάρτε τα βιβλία απ' εκεί.
Kitapları oradan alınız.Πάρτε τα βιβλία απ' εκεί.
Cullenlar bunu kabul etti ve oradan taşınana kadar barış içinde yaşadılar.Familien Cullen var enige og boede i nogenlunde fred indtil de flyttede videre.