Oradan Ankara Radyosu'na tayin olmuştur.Pro tento účel byli vybaveni radiostanicí Jakub.
Oradan sığ kıta sahanlığını terkedip Afrika anakıtasına kürek çekti.Tentokrát se do nejužšího kádru probojoval a odcestoval do Afriky.
Anne babası ayrıldı ve oradan uzaklaştı.Však otec prchl pryč, i chybil se.
Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular.Podíleli se na britském vylodění v zátoce San Carlos.
İkili yakalanmadan oradan uzaklaşırlar.Když odplují pryč, dvojice se vynoří.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Ty pak poskládají a v průvodu odnesou na noc uložit.
Tren ile Uzunköprü'ye oradan da Keşan’a gelmişler.Dříve odtud mířily vlaky i do Rokycan.
Ama oradan Tombstone Piledriver yiyerek ayrıldı.Od té doby je Pygmej cítit záchodovými přípravky.
Karar anında hukuk da adaleti terk eder ve oradan dışarı çıkar.Policie řekne, že tímto je případ vyřešený a odejde.
Dünya için gerekli rahmet deposudur, rahmet oradan yağmur gibi iner.Z obrovské holiny, která tak vznikla, se deštěm vyplavuje půda.
Oradan, Endou ve ekibi dünyanın her yerinden oynarlar.De acolo, Endou și echipa sa joacă peste tot în lume.
Bu dilegini karşılayamazsa onun yanında kalmayı kabul etmeyeceğini de bildirip oradan ayrılır.Când află adevărul, ea nu mai vrea să rămână acolo.
Cullenlar bunu kabul etti ve oradan taşınana kadar barış içinde yaşadılar.Familia Cullen a trăt așadar în pace până s-a mutat din nou.
Rory oradan ayrılırken sırasıyla Amy ve Rory, Dalekler tarafından kaçırılıp meclise getirilirler.Doctorul împreună cu Amy si Rory, care sunt pe cale să divorțeze, sunt răpiți de către Dalek.
İzzet kabul etmez ve bir an evvel artık oradan ayrılması gerektiğine karar verir.Lua totul prea în serios, până când și-a zis că trebuie să înceteze.
Rick onun isteğini yerine getirir ve oradan ayrılır.Jerry râde de el și pleacă.
Galatasaray Lisesi'ne girerek oradan mezun olmuştur.Ea a intrat la liceul Galaxy din greșeală.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Târgoveții îl citesc și râd.
Sonrasında ise merkezi sırasıyla Bern'e, oradan da 1959'da Paris'e taşınmıştır.Sediul a fost stabilit la Paris, până în 1959 când a fost mutat la Berna.
Daha sonra dizi Disney Channel ve oradan da Toon Disney'e geçmiştir.Mai este transmis de ABC și Toon Disney.
Riccardo hemen oradan ayrılır.Riccardo îi iese în cale.
Xander oradan koşarcasına ayrılır ve Giles'la karşılaşır.Reușește să scape și se întâlnește cu Gilles.
Işığın Ruhu Güneş'e gitti ve oradan gündüzler boyunca Dünya'yı korur oldu.El separă cerul de pământ și aducea soarele la viață în fiecare dimineață, iar noaptea îl păzea.
Oradan oraya savrularak, kimi zaman dışarıda, ormanda yatarak günlerini geçirdi.Au venit asemenea altora, să-și petreacă ziua de sărbătoare la aer liber, în pădure.
Oradan Lazio'ya geçti.De acolo el a trecut în Transilvania.
Doktor ve Osgood tam zamanında paraşütle oradan kurtulur.Fogg și Passepartout ajung la timp la Suez.
Ancak, deli rolü yaptığı için akıl hastahanesine gönderildi ve oradan kaçmayı başardı.Din acest motiv prolecultiștii l-au considerat nebun și l-au lăsat în pace.
Mürekkepbalığı bu kargaşada hızla oradan uzaklaşır.Diametrul umbrei nu scade așa de mult odată cu distanța.
Tam oradan uzaklaşmak üzereyken hırsızlar onu fark eder.Când se confruntă cu acesta, este surprins când hoțul dispare instantaneu.
Oyun Kaliforniya ve Nevada'dan başlatıldı ve oradan genişletildi.Először Kalifornia és Nevada államok kerültek a játékba, majd innen fogják bővíteni.
McMurrogh önce Bristol'a kaçtı ve oradan da Normandiya'ya geçti.Mac Murchada először Bristolba, majd Normandiába menekült.
Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu.De visszafordulni már nem lehetett,” mivel az egyiptomiak körbezárták őket.
Çok az sayıda Atinalı Libya'ya kaçmayı başardı ve oradan ülkelerine dönebildi.Az athéniak közül csak kevesen tudtak elmenekülni, akik Líbián és Kürénén keresztül haza tudtak térni.
Oradan da bütün Avrupa'ya yayıldı.Innen terjedt el egész Európában.
Basel Üniversitesinden mezun olduktan sonra diferansiyel denklemler üzerine ders vermek için oradan ayrıldı.Miután diplomát szerzett a Bázeli Egyetemen, differenciálegyenletek tanításával kezdett foglalkozni.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Ezután visszavonult egészségügyi problémák miatt.
Riccardo hemen oradan ayrılır.Hamarosan visszatér Riccardo.
Buna herkesin şaşkınlığından faydalanan Leporello hemen oradan kaçar.Mindenki úgy meglepődik, hogy Leporello el tud menekülni.
1883'te Kafkasya'ya oradan da Bakü'ye geçti.1883-ban Abaúj vármegyétől átkerült Zemplénhez.
Oradan sığ kıta sahanlığını terkedip Afrika anakıtasına kürek çekti.Sikerélményt alig vitt magával, mikor elhagyta a francia fővárost.
Oradan kaçıp gezegene dönerler.Ekkor visszaindulnak a Föld felé.
Oradan döndükten sonra 2 Nisan 1995'te tekrar Manchester United'a döndü.Március 2-án tért vissza a Manchester Unitedhez.
Ardından diğer arkadaşları ile birlikte oradan hareket etti.Ekkor ugyancsak partnerével közösen forgattak.
Belediye Başkanı oradan ayrılır.A rendező távozik.
Daha sonra oradan Türkiye'ye devlet tarafından getirilmiş ve Türkiye'nin çeşitli bölgelerine yerleşmişlerdir.Şükür ezután elhagyta Törökországot és az Egyesült Államokban telepedett le.
Fakat durağa vardığında, Spears'ın çoktan oradan ayrıldığını görür.Mire viszont odaér, Spears már elindult a busszal egy ismeretlen helyre.
Johnson oradan ayrılmak ister. ma dışarıda fazla kar yağmaktadır.Johnson elterül a hóban.
Fakat Micaela sonra geri döneceğini bildirip hızla oradan ayrılır.Miklós azzal küldi el, hogy jöjjön vissza később.
Oradan 7 Temmuz 2007 tarihinde emekli oldu.2007. július 7-én lépett hivatalba.
Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular.Kubából indultak, és a Hondurasi-öbölbe hajóztak.
Oradan Hamza'nın peşine düşer ve onu da öldürür.Tambul utána fut, elkapja és meg is öli.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Szóval, haraggal váltunk el.
Oradan, Ekim 1916 yılında denizaltı kuvvetlerine transferini istedi.1916 márciusában kérelmezte áthelyezését a tengerészeti repülőkhöz.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."Ezek a várhoz tartoznak, háborúban sem szakíthatók el tőle.”
Glenn ona cevap vermeden oradan ayrılır.Simone ezek után elhagyja.
Tam Leporello zorla bulduğu kapıyı açıp oradan ayrılmak üzereyken, Zerlina ve Mesetto kapıyı açarlar.Mikor Leporello megpróbál kiszökni, belép Zerlina és Masetto és elkapják.
Won ailesinin geliri oradan gelir.Innen származik a pávai Vajna család.
Adrianopolis adı zamanla Adrian'a oradan da Edirne'ye dönmüştür.April a megérkezéskor elszakad Adriantől.
Oradan, kulübeler ile birlikte çalılıkları da görebiliyorum.A kámeákon és a gemmákon is találkozunk arcképekkel.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Innen először Spanyolországba, majd Olaszországba vezetett az útja.