Oradan Vaat Edilmiş Topraklar’a son bir kez bakar ve ölür.Hon går fram till honom en sista gång, sjunker till golvet och dör.
New Norfolk'tan B62 no'lu yol ve oradan B61 no'lu yol ile gidilir.Där övergår vägen i B61 som man får följa tillsammans med B61n för att komma på fortsättningen.
Başkanın da burada olduğunu öğrenince ikisini de oradan çıkarmaya çalışırlar.Innan de vet ordet av har de båda begett sig dit.
Oradan da Las Venturas'a geçer ve kumarhane işleri ile ilgilenir.Kommer till Las Venturas för att se över situationen hos Caligula-kasinot.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Siv inser med detta att hon har mött sin like och kan skratta åt det hela.
Ama Vince oradan kaçtı.Cecil flydde sedan från platsen.
Doktor, sevinçle oradan ayrılır.Glada omdirigerar hit.
Carrera Buenos Aires'e gider ve oradan ABD'ye geçer.Sedan åker dock Sotero till Buenos Aires och försvinner.
Sonrasında ise merkezi sırasıyla Bern'e, oradan da 1959'da Paris'e taşınmıştır.Från början låg huvudkontoret i Paris men flyttades därefter till Bern år 1959 och till Nyon år 1995.
Dr. Procida oradan ayrılır.Reseda omdirigerar hit.
Oradan gemiyle Patras'a, Patras'tan ise trenle Atina'ya geçti.Det var då särskilt populärt att åka med denna båtlinje till Patras.
Eğer saklanamıyorsa, oradan kaçması gerekmektedir.Blir det fel svar måste denne flytta ner.
Baba-oğul, tekne ile oradan ayrılırlar.Tor och Hymer far ut med båten.
Fakat Andrei daha önceden hazırladığı düzenek sayesinde oradan kurtulmayı başarmıştır.Van Dam har hittills lyckats bra var han än har kört.
Oradan, önce güneye çekilip Huzistan'da kışı geçirdi.Han tillbringade vintern i Antiochia och reste sedan söderut på våren 130.
Anne babası ayrıldı ve oradan uzaklaştı.Föräldrarna ingrep och hon återvände hem.
Oradan Akdeniz'in etrafına ve Hindistan'a yayılmıştır.Den övervintrar runt medelhavet och i Indien.
Oradan sadece Ghost ve Roach sağ çıkar.Till slut är bara Hooker, Fiske och Leah vid liv.
Ben, Sayid'i bulur fakat Sayid'in Dogen ile Lennon'ı öldürdüğünü görünce oradan kaçar.Бен йде за Саїдом і бачить, що той убив Догена і Леннона.
İşte şimdiki Ordu ilinin adı oradan gelir.Звідси і сучасна назва села.
Oradan tekrar barış önerdi.Й знову для міста наступив мир.
1944 ilkbahar aylarında Arnavutluk'tan İtalya'ya ve oradan Mısır'a tekneyle kaçtı.Навесні 1944 року залишив Албанію й вирушив через Італію до Єгипту.
Belediye Başkanı oradan ayrılır.Як режисер вирішує виходити із провінції.
Oradan kurtulurlar.Вони збереглися.
Dawn ona yardım eder ve oradan çıkmaya çalışırlar ama zombi-hayaletler geri gelir.Том намагається допомогти їй вибратися з неї, але їх оточує натовп зомбі.
Riccardo hemen oradan ayrılır.Лара негайно летить туди.
Oradan Hamza'nın peşine düşer ve onu da öldürür.За ним слідує Мачек і вбиває його.
Polis şefi emri verir ancak diğer polis memurları el hareketi çekerler ve oradan uzaklaşırlar.Вони його майже ловлять, але поліція допомагає йому і ті тікають.
Gemiyle İstanbul’a, oradan da Londra’ya geçer.На пароплаві «Нормандія» вона вирушила з Лондона до Нью-Йорку.
Duncan oradan kaçar ve saklanır.Тоді Лайонел втікає та ховається.
Oradan Hotin Muhafızlığı görevine nakledilmiştir.Там тепер розташовується охорона заповідника.
Bilan piyanoya geçerken oradan üçüncü balerin çıkmuştır.Після матчу в гравця діагностували перелом третього поперечного диска.
Böyle düşünerek, atımı, harp arabamı ve seyisimi (at uşağımı) aldım ve oradan uzaklaştım.В нас тоже забрали: корову, коней, харчі, знайшли клуночок пшона і той забрали.
Oradan Chicago'ya gitti.Звідки перейшов до Хельсінкі.
Flair oradan uzaklaştı.Сафо перенаправляється сюди.
Oradan da şu anki yere göçerek mahallesi kurmuşlardır..Звідси вони вже разом пішли в Бахчисарай.
Sansa'nın yüzünde hafifçe gülümsemeyle oradan ayrılır.Посміхаючись, Санса йде.
Yani oradan oraya sürekli göçen bir topluluktan bahsetmiyoruz.Тому й не заселялись безкраї простори постійними землеробами.
Daha sonra oradan ayrılır.Після цього він йде.
Won ailesinin geliri oradan gelir.За нею приїхали службовці сім'ї Дюнуа.
Oradan kurtulmalarında da bayağı bir yardımda bulunmuştu.V kritické situaci také pomáhalo s evakuací.
Utanarak oradan ayrılır ve olanları unutmasını söyler ve Quinn'e geri döner.Ztrapněný odchází a řekne Rachel, aby zapomněla, co se stalo a že se vrací ke Quinn.
Oradan Fransa'ya kaçtı.Z něj uprchl do Francie.
Oradan Venedik'e gittiler.Odtud odešel do Salamanky.
Yani: "Gözüne ufak bir çöp batsa, onu oradan çıkarmak için acele edersin.Kdo z vás spatří na vlastní oči měsíc, nechť se postí!
Şiddetli bir patlama olduktan sonra hızlıca oradan uzaklaşıp Berlin'e gitti.Když bomba vybuchla, seděl již ve vlaku do Berlína.
Oradan da bütün Avrupa'ya yayıldı.Odtud se pak šířila do zbytku Evropy.
Belediye Başkanı oradan ayrılır.Někteří starostové odcházejí.
Navahoların ne zaman Asya'dan Kanada'ya oradan da bugünkü oldukları yere geldikleri tam olarak belli değildir.Ačkoliv víme, že Hunové přišli z Asie, dodnes není úplně jisté, odkud přesně pocházejí.
Oradan kaçan Yahudiler kartli'ye geldi.Do oblasti přicházejí Židé prchající z Galicie.
Pelleas ona ertesi gün oradan ayrılacğini bildirir .Rozkazuje, že Proteus musí odjet hned další den.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Vztyčuje ji při rozčílení.
Sonra İran'a, oradan da Afganistan'a geçti.Odtud potom cestoval až do Íránu.
Oradan kaçıp gezegene dönerler.Podaří se jim odletět z planety.
Bundan sonra Golhaud oğlu ile oradan ayrılır.Poté odjíždí s Gellhornem pryč.
Herkes Otello ve Desdemona'yı yalnız bırakarak oradan ayrılırlar.Kypřané zanechají Othella samotného s Desdemonou.
Summerslam'de görüşeceğiz" der ve oradan ayrılır.Igigi v sumerštině znamená 'Ti, kteří hledí a vidí'.
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.Ten si odplivl a z jeho sliny vznikl Šu (bůh vzduchu) a Tefnut (vlhkost).
Elisabeth ona ya sürgüne gitmesini ya da bir manastıra girmesini tavsiye ettiğini bildirir ve oradan ayrılır.Alžběta jí nařizuje buď odejít do exilu, nebo vstoupit do kláštera.
Sonrasında ise merkezi sırasıyla Bern'e, oradan da 1959'da Paris'e taşınmıştır.Sídlo organizace bylo do roku 1959 v Paříži a poté se přestěhovalo do Bernu.