Ana içeriğe geç
Sözlük

oradan ile cümle

oradan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Oradan Hamza'nın peşine düşer ve onu da öldürür.Hij neemt Von Hammersmark apart en vermoord haar.
Işığın Ruhu Güneş'e gitti ve oradan gündüzler boyunca Dünya'yı korur oldu.Hij bewaakte de zon als deze tijdens de nacht door de onderwereld ging.
Herkes günün birinde oradan geçer.Deze verschuiven elk jaar namelijk met een dag.
Bir defa tahta oturan şehzadeyi oradan atmak neredeyse imkansızdı.In een loopgraaf vuren was daardoor vrijwel onmogelijk.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Rozstają się w gniewie.
1944 ilkbahar aylarında Arnavutluk'tan İtalya'ya ve oradan Mısır'a tekneyle kaçtı.Wiosną 1944 roku uciekł łodzią z Albanii do Włoch, a dalej do Egiptu.
Kont Almaviva müzisyenlere ödeme yapar ve onlar da oradan ayrılırlar.Kiedy nadchodzi świt, Almaviva płaci muzykantom i każe im się rozejść.
Hemen oradan çıkar, ancak oradan çıktığında iki gün geçmiştir.Wiodły tam dwie drogi - po jednej z nich przebywało się w dwa dni do celu, a po drugiej w siedem.
Eğer saklanamıyorsa, oradan kaçması gerekmektedir.Żeby to odkryć, musi się z stąd wydostać.
Bu kargaşılık sırasında Valter Eva ile birlikte oradan sıvışmaya başlarlar; ama onları Sachs durdurur.Podczas zamieszania Ewa i Walter próbują uciec, ale zapobiega temu Sachs.
Oradan Amerikalı gazeteci Varian Fry'ın yardımıyla önce İspanya ve Portekiz'e geçti.W ucieczce z Marsylii pomógł mu amerykański dziennikarz Varian Fry.
Ardından oradan, yapması gereken işleri yapmak için ayrılır.Tak więc czas by oddzielić od siebie rzeczy, które robię.
Herkes günün birinde oradan geçer.Wpadają tam jedno po drugim.
Carrera Buenos Aires'e gider ve oradan ABD'ye geçer.Bennie przybywa do Buenos Aires po opuszczeniu domu.
Oradan tüm Arda'yı izler.Przebiegająca w całości przez teren Brna.
Oradan da kuzey İtalya'ya yolculuklar yaptı.Odbył wiele podróży do północnych Włoch.
Buffy bir binanın tepesine çıkar ve oradan otobüsün üstüne atlar.Ellie wyprowadza go na zewnątrz budynku i razem wsiadają na konia.
Oradan bebek malzemeleri toplayıp geceleyin hapishaneye geri dönerler.Wieczorami wychodzą z nich do miejsc żerowania, by o poranku powrócić do gniazda.
Rory oradan ayrılırken sırasıyla Amy ve Rory, Dalekler tarafından kaçırılıp meclise getirilirler.W pewnym momencie Doktor, a także Amy i Rory zostali uprowadzeni przez Daleków, by im pomóc.
Yirmi iki saat boyunca insanlar ve hayvanlar oradan taburcu edildi.Po drodze zabijali napotkanych ludzi i zwierzęta, zajmując 22 twierdze.
O sırada Sally oradan geçmekte olan bir kamyonete binerek olay yerinden uzaklaşır.Maria postanowiła wówczas położyć się przed nadjeżdżającą ciężarówką.
Oradan da, Hindistan'a yol aldı.Stamtąd odpłynął od Indii.
Oradan da doğuya ve kuzeye Saskatchewan Nehri'ne yayılmıştır.Powstaje z połączenia rzek Saskatchewan Południowy i Saskatchewan Północny.
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.Następnie pokazała mu jego świece, z której został już ledwo ogarek.
Oradan, kulübeler ile birlikte çalılıkları da görebiliyorum.Wzdłuż alejek usytuowane są ławki oraz stoliki.
Cemiyet önce Brüksel'e taşındı ancak oradan da çıkarıldı.Próbował osiedlić się w Norymberdze, jednak i stąd go wypędzono.
Fakat durağa vardığında, Spears'ın çoktan oradan ayrıldığını görür.Po przybyciu na miejsce okazuje się, że Brulov chwilowo wyszedł.
Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar."Pisze o nim: Tyś nie dla Śmierci stworzeń, nieśmiertelny ptaku!.
Oradan Flanders ve Hollanda'ya geçtiler.Wyrabiano je głównie we Flandrii i Holandii.
Eboli intikamcı hislerle oradan ayrılır.Fra Diavolo postanawia się zemścić.
O ve Tommy ise oradan yara almadan kaçmayı başarır.Jego zonie i córce udało się uniknąć obrażeń.
Eko da bunun üzerine Londra’ya gider ve oradan Avustralya’ya bir kilisede çalışmaya gider.Ściąga go więc do Londynu i wysyła z misją do Iranu.
Victor ise tek başına jetiyle oradan uzaklaşır.Victor prawie z niego nie wychodzi.
Diğer adam oradan uzaklaşır.Kolejny poseł odchodzi z Twojego Ruchu.
Oradan da Çukurova bölgesine götürüldü ve orada tutuldu.Następnie wywieźli ich do Wylazłowa i tam rozstrzelali.
Oradan Muşkara'ya ve sonra da Kayseri Kalesi'ne geldik.Następnie trafił do Kaszubii Kościerzyna, a później do Lechii Gdańsk.
Spike oradan uzaklaşır.Spike wyrusza z nią.
Ancak organizma oradan kaçar ve tekrar Peter Parker ile birleşir.Wyprowadza się od Dominique i wyjeżdża z Parkerem.
Oradan evine gelir ve annesine yolunu beklememesini söyler.Poprosił on więc żonę, by nie opuszczała ona domu matki i czekała na jego powrót.
Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular.Wtedy też wypłynął w kierunku San Francisco, zawijając po drodze do Pearl Harbor.
Price ve Yuri oradan güvenli bir yere kaçar.Price i Jurij szturmują hotel.
Halk haftalık ihtiyacını oradan karşılar.Wszyscy mieszkańcy musieli przez kilka dni w tygodniu odrabiać pańszczyznę.
Johnson oradan ayrılmak ister. ma dışarıda fazla kar yağmaktadır.It is snowing outside. → Na zewnątrz pada śnieg.
1925 yılında Londra'ya taşındı ve oradan Berlin'e, daha sonra ise Paris'e taşındı.W 1920 roku opuścił Rosję i przeniósł się do Londynu, a następnie do Paryża.
Summerslam'de görüşeceğiz" der ve oradan ayrılır."Chcę cię zobaczyć" mówi jednak do Kusakabe i zaprasza do domu, gdzie będą sami.
Oradan tekrar barış önerdi.Przywrócił tym samym spokój w kraju.
Fakat balkona dayalı merdivenden inmeye geldiklerinde merdiveninin oradan kaldırılmış olduğunu göorürler.Kaliciak: Odkąd odszedłem z Wisły, trafiłem już na schody w dół.
Oradan da her derde deva sarımsak bitmiş.Każdy trójkąt potrójnie asymptotyczny ma pole skończone.
Ama oradan geri gelmek istemediğini düşünür.Ona jednak nie zamierza do niego wracać.
Oradan Diyarbakır valiliğine atanmıştır.Stamtąd trafiały na wierzch stosu.
Aya yapılan bir yolculuğu ve oradan dünyanın hareketinin nasıl göründüğünü anlatır.Twardowski wylądował na Księżycu, gdzie przebywa po dziś dzień, obserwując poczynania ludzi na Ziemi.
Oradan da 23 Şubat 1768'de Aydın muhassallığına nakil oldu.11 lutego 1823 roku wszystko przebiegało tak samo.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Hon går argt därifrån.
Oradan da tekrar Mısır'a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu.Han flydde återigen, den här gången till Egypten där han hade vänner som skulle skydda honom.
Oradan tekrar barış önerdi.Freden är åter uppbyggd i landet.
Oyun Kaliforniya ve Nevada'dan başlatıldı ve oradan genişletildi.Från början fanns endast Kalifornien och Nevada med i spelet.
Artık oradan gitmeliydi.Han har dragit sig tillbaka numera.
Oradan İtalya’ya ve son olarak İsveç’e kaçmak zorunda kaldı.Han flydde först till Finland och slutligen till Sverige.
Yunanistan'dan sonra Avusturya'ya oradan Almanya'ya geçti.Kort därefter lämnade han Österrike för Tyskland.
Tony teröristleri öldürür ve oradan kaçar.Tony mördar mannen och släpps ut från lägret.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod