Marsilya'ya, oradan, Paris’e gitti.Also reist er von Paris in die Heimat, nach Marseille.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Ils se séparent en colère.
Bunlar cehennemde temizlendikten sonra oradan çıkarılacaklardır."Ils sont jetés dans une fournaise et en ressortent vivants.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Donc je me suis éloigné.
Kısa bir süre sonra İsviçre'ye kaçmayı başardı ve oradan da Paris'e geçti.Peu après elle fuit en Suisse et de là rejoint Paris.
Grenoble'a ve oradan Bar-le-Duc'a taşınmadan önce Montpellier'deki Meteoroloji Komisyonu'nda görev yaptı.Il travaille avec la Commission Météorologique à Montpellier avant de partir à Grenoble et enfin à Bar-le-Duc.
Ayrıca kereste ticareti de yüksek oradan gerçekleştirilmektedir.Les produits qui viennent de loin également.
Oradan Metalist Kharkiv'e transfer oldu.Il rejoint en effet le Metalist Kharkiv en Ukraine.
Oradan tekrar barış önerdi.La paix est revenue dans la région.
Keçili deresi, Küpeli ve Patır'dan gelip, Çiğdem'e, oradan da Yapalı'daki baraja dökülmektedir.Mets sur lui des pierres rugueuses, et aigües, enveloppe-le de ténèbres, et qu'il demeure là à perpétuité.
Oradan Karadeniz kıyısına geldiler.Ceux-ci provenaient des peuplades alentour.
Hortumlular hiç şüphesiz Afrika kıtasında ortaya çıkmış ve oradan neredeyse tüm dünyaya yayılmıştır.Ce dermatophyte, apparemment originaire d'Afrique, s'est ensuite répandu dans le monde entier.
Sasha aylağa doğru nişan aldığında Lamson Sasha'nın başına vurarak onu bayıltır ve oradan kaçar.Alors qu'elle s'apprête à tirer, l'agent Lamson assomme Sasha et en profite pour s'enfuir.
Oradan da, Hindistan'a yol aldı.Puis, de là se rend en Inde.
Halk haftalık ihtiyacını oradan karşılar.Le public peut la visiter en semaine.
Bandırma'dan Eşme'ye oradan da Akçaköy'e gelmişlerdir.Il sort alors de Al-Qala`a (Kalâa des Béni Hammad) pour assiéger Achir.
Michonne, çalılıkların arasından gelen bir ses duyar ve ne olduğunu kontrôl etmek için oradan ayrılır.Michonne entend un bruit dans les buissons et va vérifier.
Oradan Venedik'e gittiler.Ils partent à Venise.
Daha sonra yük vagonuna binip oradan çıkarlar.Ensuite on descend vers le quai d'embarquement pour monter dans les wagonnets.
Ancak sağlık problemlerinden ötürü oradan ayrılmak zorunda kaldı.Mais celle-ci dû partir pour des raisons de santé.
Marsilya'ya, oradan, Paris’e gitti.De Gibraltar, il se rend à Marseille, et de là à Paris.
Hamamözünde kalanlar oradan da sürülerek yerlerine Çerkezler yerleştirilmişlerdir.Ce fut là où les Arts déco furent créés et où ils se poursuivent.
Kızı ikna etmeye çalışır, ama o oradan uzaklaşır ve mutfağa gider.Elle veut quitter la suite, mais il l'en empêche et l'entraîne dans la chambre.
Oradan kurtulmalarında da bayağı bir yardımda bulunmuştu.Il servait également d’issue de secours.
Oradan da Harvard Üniversitesi’ne geçti.Il entre alors à l’université Harvard.
Jack bunu istemediğini söyleyerek oradan uzaklaşıyor.Mais Jack ne veut pas en rester là.
Rick onun isteğini yerine getirir ve oradan ayrılır.Rick perd son courage et cesse de conduire.
Lesbos Agripinna'nin geldiğini bağırarak ilan eder ve Claudius'un oradan ayrılmasını tavsiye eder.Lesbos annonce l'arrivée d'Agrippine et presse Claude de partir.
Oradan kaçıp gezegene dönerler.Ils quittent donc la planète et reviennent sur Terre.
Oradan Bilasa ovasına indi.Il voulut descendre de sa tribune.
Ülkedeki son haham 1969'da oradan ayrıldı.Le dernier habitant quitte les lieux en 1969.
Trakya'da yerleşmiş başka 50.000 kişi de oradan sürüldü.Il en fut de même de quelque 50 000 autres prisonniers de Thrace qui y furent également envoyés.
Ama Akıncı Kertenkele'yi kurtarınca oradan kaçmak zorunda kalmıştır.Pendant que le loup la ramasse, il se sauve.
Theodoros, Vodina'ya çekildi, oradan devlet işlerine yön verdi.Théodore pour sa part se retira à Vodena d’où il continua à superviser les affaires de l’État.
Xander oradan koşarcasına ayrılır ve Giles'la karşılaşır.Xander a pour mission de s'enfuir avec Giles.
Ailenin diğer üç ferdi arabalarına binerek hızla oradan uzaklaşırlar.Les trois autres obstacles se dressant sur la route des Japonais vont être eux aussi éliminés rapidement.
Bu uygulama Persler’de devam etmiş, oradan Araplar’a geçmiştir.Ils sont ensuite remplacés par les Arabes, puis par les Perses.
Fakat bundan rahatsız olur ve oradan derhal ayrılır.Elle ne s'y est pas plu et l'a vite quittée.
Oradan İngilizler tarafından Malta'ya götürülmüştür.Mais il fut arrêté par les anglais à Malte.
Oradan gideceklerken Kira onları karşılar, Rociel'in eline geçmiş ve onun tarafında savaşmaktadır.Voulant la défendre, Cielo se dresse devant eux et est aidé par Romeo.
Noter giysilerini çıkardıkları zaman kim oldukları anlaşılır ve oradan kovulurlar.Après le départ de celui-ci, ses partisans sont pris à partie et doivent fuir Owando.
Oradan buradan konuştu ama yararlı bir şey söylemedi.Él habló de esto y aquello, pero no dijo nada útil.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Se separaron enojados.
Genç kız bunu sevinçle dinlemiştir ve Erik umutsuzlukla oradan ayrılır.Ella le escucha complacida, y Erik se marcha desesperado.
Elisabeth ona ya sürgüne gitmesini ya da bir manastıra girmesini tavsiye ettiğini bildirir ve oradan ayrılır.Isabel le dice que debe irse al exilio o entrar en un convento, y sale.
Oradan geçen Şiva bunu görür ve güler.Shiva, que pasaba de largo en ese momento, les mira y se ríe.
Oradan uzaklaşmak zorundaydım.Necesitaba salir de ahí.
Ben, Sayid'i bulur fakat Sayid'in Dogen ile Lennon'ı öldürdüğünü görünce oradan kaçar.Ben va a buscar Sayid, pero huye cuando ve que ha matado Dogen y Lennon.
Glenn ona cevap vermeden oradan ayrılır.Glenn deja antes de decir de nuevo.
Daryl ona cevap vermediğinde Beth sinirlenir ve bıçağını alıp oradan ayrılır.Cuando Daryl no le responde, ella airadamente toma su cuchillo y se va.
Kısa bir süre sonra İsviçre'ye kaçmayı başardı ve oradan da Paris'e geçti.Poco después pudo escapar a Suiza, desde donde se trasladó a París.
Utanarak oradan ayrılır ve olanları unutmasını söyler ve Quinn'e geri döner.Avergonzado, él se va, diciéndole a Rachel que olvide que eso sucedió, y vuelve con Quinn.
Birlikte bir futbol maçına, oradan da dans etmeye giderler.Ellos deciden ir juntos al baile de todos modos.
Herkes Otello ve Desdemona'yı yalnız bırakarak oradan ayrılırlar.Los chipriotas dejan a solas a Otelo y Desdémona.
Bundan çok hayal kırıklığına uğrayan Magdalena David'e getirdiği yiyecekleri vermeden hemen oradan ayrılır.En su disgusto, Magdalena se marcha sin dar a David la comida que ella le había traído.
Fakat durağa vardığında, Spears'ın çoktan oradan ayrıldığını görür.Sin embargo, cuando él llega al paradero de autobuses donde se encontraba Spears, ella ya se había marchado.
Oradan Fransa'ya kaçtı.De allí huyó a Francia.
Doktor ve Clara oradan ayrılır.El Doctor y Clara se despiden de todos.
Bunun üzerine Nikki geldi ve Maryse ile Miz oradan kaçtı.Nikki entonces salió y persiguió a Maryse y Miz se retiró con ella.
Oradan İngilizler tarafından Malta'ya götürülmüştür.Pero fue detenido por los ingleses en Malta.