Ana içeriğe geç
Sözlük

operasyon ile cümle

operasyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
2006'da, 4 Türk F-16'sı Natonun Baltık Hava Polisliği operasyonuna katılmıştır.W 2011 roku 6 F-16 wspierało operację NATO nad Libią stacjonując we włoskiej bazie.
Don Cephesi, harekatın esas unsurlarından değildir, yardımcı operasyonları icra görevini üstlenmiştir.Jest on zwykle pierwszą osobą zdolną objąć dowodzenie, jeśli don nie może wykonywać swoich powinności.
Operasyonlar, zaman içinde birkaç aşamaya bölündü.Akcja rozrywa się w kilku punktach czasu.
Operasyon 5 Mayıs'ta yürürlüğe girdi.Przewozy uruchomiono 15 maja.
Dünya medyasına operasyonun başarılı geçtiği ilan edildi.Prezydent powiedział, że operacja była słuszna.
Ulusal Cephe, bölgedeki Yugoslav milislere karşı başarılı püskürtme operasyonları yaptı.Wykorzystywały ten teren jako bazę do wypadów zbrojnych na terytorium Jugosławii.
Demir Kubbe, 2012'de Gazze'ye düzenlenen operasyonda roket fırlatırken.Przeciwrakieta wystrzelona naprzeciw rakiety podczas operacji Filar Obrony, listopad 2012.
Altı ay süren eğitimden sonra, üyeler barış operasyonlarına katılmak için gönderilir.Po dziesięciu tygodniach szkolenie dobiera końca, a przyjaciele zostają wspólnie wysłani na misje.
Ama operasyon başarısız oldu.Operacja zakończyła się niepowodzeniem.
Brett bir sonraki bahar döneminde tekrar bir hemoroid operasyonu geçirmiştir.Brett genomgick ytterligare en hemorrojdoperation följande vår.
Operasyon, Toulon ve Cannes arasında gerçekleşmiştir.Invasionen ägde rum mellan Toulon och Cannes.
17 Eylül - Müttefiklerin Market Garden Operasyonu başladı.För detta ändamål inledde de allierade Operation Market Garden den 17 september.
Savaş, 22 Eylül 1980'de Irak'ın başlattığı işgal operasyonuyla başladı.Kriget inleddes den 22 september 1980 då Irak invaderade Iran.
1970 yılında KGB direktörü Yuri Andropov ceset kalıntılarını yok etmek için bir operasyona izin verdi.I april 1970 beordrade KGB-chefen Jurij Andropov att kvarlevorna skulle förstöras.
Birleşmiş Milletler'e Barışı koruma, kriz yönetimi ve insani yardım operasyonlarında destek vermek.Fredsbevarande, krishantering och humanitära insatser hjälpinsatser, till stöd för Förenta nationerna.
Üç gün sonra İsrail, Litani Operasyonunu başlattı.Israel invaderade Libanon fyra dagar senare i Operation Litani.
Bir yönetici olarak da şirketin günlük operasyonlarını yönetir.En driftsledare är ansvarig för den dagliga driften på företaget.
Tüm operasyon hazırlıkları tam bir gizlilik içinde sürdürülmüştür.Därför beslöt de att genomföra allt i hemlighet.
Ellamy Operasyonu, Birleşik Krallık'ın Libya'ya müdahale için kullandığı kod addır.Operation Ellamy var kodnamnet för Storbritanniens deltagande i den libyska flygförbudszonen.
Bu operasyon başarılı oldu.Operationen lyckades.
Paramiliter operasyonlar ve gizli eylemlerden de sorumludur.Operationer, ansvarigt för hemliga operationer.
Danimarkalı direnişçilerin Yahudileri kurtarma operasyonu eşi benzeri yoktu.Den amerikanska krigsflyktingbyråns informella uppdrag var att rädda judiska liv.
Globocnik tarafından Reinhard Operasyonu kapsamındaki 3 toplama kampının ilki olan Belzec'e atandı.Globocnik utsågs till chef för de tre lägren inom Operation Reinhard.
Tüm kıtalarda 50'den fazla ülkede operasyonları bulunmaktadır.Kunder i mer än 50 länder.
Uyandığında bir operasyon odasındadır.Istället vaknar hon upp på ett sjukhus.
Bu operasyonların amacı Hamid Karzai liderliğinde bir Afganistan yönetimi kurmaktı.Senare samma månad installerade Förenta nationerna en interimsregering i Afghanistan som leds av Hamid Karzai.
Mikrocerrahi operasyon mikroskobu kullanılarak yapılan cerrahi işlemleri tarifler.Mikrokirurgi är kirurgi i liten skala, där mikroskop används.
Çoğu operasyona katılmıştır.De flesta verksamheter är representerade.
Her iki operasyona aynı gün yani 6 Ağustos 1915 tarihinde başlanılması planlanmıştır.De båda expeditionerna gjorde sina försök att nå toppen samma dag den 10 maj 1996.
Operasyon hazırlıklarının son aşamalarında ise bu karar değiştirilmiştir.Under reparationstiden ändrades planerna.
Kiev Askeri Bölgesi güçlerine karşı askeri operasyon başlattılar.Där deltog kåren i inringningsoperationen mot Kiev.
Hindistan'ın ulusal çıkarlarını korumak için gizli operasyonlar.Huvuduppdraget är att skydda Indiens nationella intressen i den indiska ekonomiska zonen.
Bu operasyonlar sırasında Türkiye ordusu 66.000 asker ve 100 uçağa sahipti.Då slogs det kurdiska upproret ner av 66 000 turkiska soldater och 100 flygplan ur det turkiska flygvapnet.
Havanın bozulmaya başlaması sebebiyle operasyon bir sonraki güne ertelendi.Dåligt väder försenade starten.
Controller, Model üzerindeki operasyonları tarif eden roldür.Rektanglarna beskriver aktiviteter som ingår i processen.
Günümüzde bu operasyon laparoskopik cerrahi ile yapılabilmektedir.Detta kan numera effektivt behandlas med laserkirurgi.
Ergenekon davaları kapsamında, OdaTV'ye 14 Şubat ve 3 Mart 2011'de iki defa operasyon yapıldı.Stalin sköt emellertid upp Berlin operationen 13 eller 14 februari.
Şirketin ilk uluslararası operasyonu 1990 yılında Kanada'da başlamıştır.De första internationella reglerna antogs 1990 från kanadensiska regler.
Bu olay üzerinde birçok operasyon yapılmış ve çok sayıda üyesi gözaltına alınmıştır.Undantagstillstånd infördes och flera hundra personer greps.
Hükümete Suriye'ye askeri operasyon yetkisi verildi.Regeringen var helt beroende av Syriens militära närvaro.
Operasyonlar, zaman içinde birkaç aşamaya bölündü.Ätterna delades i sin tur in i stunder.
(Operasyon sembolları sadece "fonksiyonların ismi" olarak kullanılır).(Inom kompetensområden betecknade med * tjänstgör endast män.)
Monte edilmelerinin ardından denizaltılar, bu limanlarda operasyonlara katıldılar.Ombord på ubåtar behölls den i tjänst trots sina brister.
İktamol modern tıpta da operasyonlara bir alternatif olarak kullanılmaktadır.Tvåtaktsmotorn finns dock fortfarande kvar som ett alternativ.
Operasyonun yöntemine bağlı olarak, hassasiyet mümkün olduğunca korunmaya çalışılmaktadır.De som bestämmer sig för att använda narkotika ska veta hur man gör det på ett så säkert sätt som möjligt.
Ordunun operasyon alanı içinde, GFP'nin görevleri şu başlıklarla özetlenebilir: [1]Inom arméns operationsområde hade GFP till uppdrag, att:[1]
GFP'nin operasyonel birimleri ayrı bir teşkilattı ve 50 kişiden oluşuyordu; [1]GFP:s operativa enhet var gruppen. Den bestod av 50 personer.[1]
2006'da, 4 Türk F-16'sı Natonun Baltık Hava Polisliği operasyonuna katılmıştır.У 2004 році чотири F-16 взяли участь в операції НАТО "Балтійська Повітряна Поліція".
SOHO ilk başta 2 yıl operasyon ömrüne sahipti.SOHO спочатку мала термін експлуатації два роки.
11 yabancı otomobil üreticisi üretim operasyonları için Rusya'da tesisler inşa etmiştir.11 іноземних автовиробників мають виробничі операції або будують заводи в Росії.
Brett bir sonraki bahar döneminde tekrar bir hemoroid operasyonu geçirmiştir.Наступної весни Бретт переніс ще одне хірургічне втручання.
Operasyonun sorumlusu ise Savunma Bakanlığından Edward Lansdale ve CIA’den William King Harvey’deydi.Керувати операцією призначили генерала Едварда Лансдейла з Міністерства оборони та Вільяма Харві з ЦРУ.
Uyandığında bir operasyon odasındadır.Разбудована на місці цирку Доміціана.
Tevatron 30 Eylül 2011 yılında operasyonları durdurdu.Теватрон принипив діяти 30 вересня 2011 .
Partizanlara karşı başlatılan askeri operasyonlar görünüşte oldukça başarılıydı.Дії контрпартизанських груп виявилися напрочуд ефективними.
T4 operasyonu, Nazi Almanyası'nda zorla yapılan ötanazi programı.Це також входило в програму умертвіння Т-4 у нацистській Німеччині.
Operasyon, birkaç daha küçük harekâttan oluşmaktadır.Протока має поділ на декілька дрібніших проходів.
Güneyde girişilecek bir operasyonun daha kolay olacağı düşünülmekteydi.На півдні віддає перевагу легкому затінюванню.
Ama operasyon başarısız oldu.Але операція провалюється.
Operasyon ‘’Barbariska’’.Операція «Барбариска».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
operasyon ile cümle - Sayfa 20 - operasyon kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App