Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?Hast du einen Arm wie Gott, und kannst mit gleicher Stimme donnern, wie er tut?
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?Izali masz ramię jako Bóg? a głosem zagrzmisz jako on?
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?네가 하나님처럼 팔이 있느냐 하나님처럼 우렁차게 울리는 소리를 내겠느냐
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?Ou tens braço como Deus; ou podes trovejar com uma voz como a dele?
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?Så vil jeg også love dig for Sejren, din højre har vundet.
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?Silloin minäkin ylistän sinua, kun oikea kätesi on hankkinut sinulle voiton.
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?¿Tienes tú un brazo como el de Dios? ¿Y truenas con una voz como la de él
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?Εχεις βραχιονα ως ο Θεος; η δυνασαι να βροντας με φωνην ως αυτος;
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?Или имаш ли мишца като Бога? И можеш ли да гърмиш с глас като Него?
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?ואם זרוע כאל לך ובקול כמהו תרעם׃
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?هل لك ذراع كما لله وبصوت مثل صوته ترعد.
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?你 有 神 那 樣 的 膀 臂 麼 . 你 能 像 他 發 雷 聲 麼
Sende Tanrının bileği gibi bilek var mı? Sesin Onunki gibi gürleyebilir mi?你 有 神 那 樣 的 膀臂麼 . 你 能 像 他 發雷聲麼
Sizinkisi, onunkinin yanında altın gibi kalır. Bizim, beyaz insanlara hayran olduğumuz bir zaman vardı.Es gab eine Zeit in der wir begeistert von den Weissen waren.
Sizinkisi, onunkinin yanında altın gibi kalır.왜 당신의 피부 보기 골드의 옆에 그의 피부 처럼.
Sizinkisi, onunkinin yanında altın gibi kalır.Μα το δικό σας δέρμα φαίνεται σαν χρυσό δίπλα στο δικό τους.
Sizinkisi, onunkinin yanında altın gibi kalır.لأن جلد يبدو مثل الذهب بجانب جلده.
Siz kendi cildinizi onunkiyle kıyaslayamazsınız.그의 피부와 피부를 비교할 수 없습니다.
Siz kendi cildinizi onunkiyle kıyaslayamazsınız.Verglichen mit seiner sieht Eure Haut wie Gold aus.
Siz kendi cildinizi onunkiyle kıyaslayamazsınız.Δεν μπορείτε να συγκρίνετε το δέρμα σας με το δέρμα τους,
Siz kendi cildinizi onunkiyle kıyaslayamazsınız.لا يمكنك أن تقارن جلدك بجلده،
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Ali si videl moža, naglega v besedah svojih? Več je upanja za bedaka nego za njega.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Con có thấy kẻ hốp tốp trong lời nói mình chăng? Một kẻ ngu muội còn có sự trông cậy hơn hắn.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Con có thấy kẻ hốp tốp trong lời_nói mình chăng ? Một kẻ ngu_muội còn có sự trông_cậy hơn hắn .
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Dacă vezi un om care vorbeşte nechibzuit, poţi să nădăjduieşti mai mult dela un nebun decît dela el. -
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Hai visto un uomo precipitoso nel parlare? C'è più da sperare in uno stolto che in lui
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Har du sett en mann som forhaster sig i sine ord -- det er mere håp for dåren enn for ham.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.¿Has visto a un hombre apresurado en sus palabras? Más esperanza hay del necio que de él
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Keď vidíš človeka, náhlivého v jeho rečiach, vedz, že o bláznovi je viacej nádeje.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Kent u iemand, die onbezonnen spreekt? Zo'n man is nog dommer dan een dwaas.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.네가 언어에 조급한 사람을 보느냐 그보다 미련한 자에게 오히려 바랄 것이 있느니라
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Láttál-é beszédeiben hirtelenkedõ embert? a bolond felõl több reménység van, hogynem a felõl!
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Lebih banyak harapan bagi orang dungu, daripada bagi orang yang berbicara tanpa berpikir dahulu
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Näet miehen, kärkkään puhumaan - enemmän on toivoa tyhmästä kuin hänestä.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Ser du en Mand, der er hastig til Tale, for en Tåbe er der snarere Håb end for ham.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Ser du en man som är snar till att tala, det är mer hopp om en dåre än om honom.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Siehst du einen, der schnell ist zu reden, da ist am Narren mehr Hoffnung denn an ihm.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Si tu vois un homme irréfléchi dans ses paroles, Il y a plus à espérer d`un insensé que de lui.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Spatřil-li bys člověka, an jest kvapný v věcech svých, lepší jest naděje o bláznu, než o takovém.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Ujrzysz człowieka skwapliwego w sprawach swoich; ale lepsza jest nadzieja o głupim, niż o nim.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Vês um homem precipitado nas suas palavras? Maior esperança há para o tolo do que para ele.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Ειδες ανθρωπον ταχυν εις τους λογους αυτου; περισσοτερα ελπις ειναι εκ του αφρονος παρα εξ αυτου.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Видал ли ты человека опрометчивого в словах своих? на глупого больше надежды, нежели на него.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.Видял ли си човек прибързан в работите си? Има повече надежда за безумния, отколкото за него.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.חזית איש אץ בדבריו תקוה לכסיל ממנו׃
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.أرأيت انسان عجولا في كلامه. الرجاء بالجاهل اكثر من الرجاء به.
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.你 見 言 語 急 躁 的 人 麼 . 愚 昧 人 比 他 更 有 指 望
Sözünü tartmadan konuşan birini tanıyor musun? Akılsızın durumu bile onunkinden daha umut vericidir.你 見 言語 急躁 的 人麼 . 愚昧 人 比他 更 有 指望
Temizlik yapıyorum. Bu oğlumun odasının bir fotoğrafı değil, onunki daha dağınık.15歳の息子がいますので 僕は1日中 料理に追われています
Temizlik yapıyorum. Bu oğlumun odasının bir fotoğrafı değil, onunki daha dağınık.저는 청소도 합니다. 이 사진은 제 아들 방이 아니에요 아들 방이 더 더럽거든요
Temizlik yapıyorum. Bu oğlumun odasının bir fotoğrafı değil, onunki daha dağınık.أُنظّف ، هذه ليست صورةً فعلية لغرفة ابني ؛ غرفته أكثر فوضى.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Az enyém óriási, a kontrollé a másikon, a kék, egészen kicsi.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Daar heb ik die gigantische bundel, en de controlepersoon heeft een hele kleine.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Där har jag en jättestor en, och kontrollbilden, den blåa, har en jätteliten en.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Ed ecco io ne ho una gigante, e il soggetto di controllo qui, quella blu, ne ha una piccolissima.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Eu tenho uma linha gigantesca e a linha do controlo ali, a azul tem uma linha bem pequena.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Iar aici am avut una gigantica, iar persoana de referinta, cea albastra, are una foarte mica.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Ich habe hier eine riesige, und die Kontrollperson dort in blau hat eine wirklich kleine.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Jak můžete vidět, má je skutečně obrovská, zatímco ta modrá je skutečně malá.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.또 거대한 선 하나가 있고 대조군도 저기 파란 선이 있지만 정말 매우 가는 선입니다.