Ana içeriğe geç
Sözlük

onlar ile cümle

onlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onların maliyeti nedir?How much do they cost?
Onların fiyatı nedir?How much are they?
Onların nereye gittiğini göreceğim.I am going to see where they're going.
Onların nerede olduklarını bilmiyorum.I don't know where they are.
Ben onların beni aldatmadığını umarım.I hope they aren't deceiving me.
Onların yakında gelmelerini umuyorum.I hope they arrive soon.
Onların sunduğu planı gerçekten anlamıyorum.I really don't understand the plan they presented.
Onlara ihtiyacı olmasa bile kitapları ona iade edeceğim.I shall return the books to him even though he doesn't need them.
Onlar genellikle bu odada uyurlar.They usually sleep in this room.
Onlar ayçiçeği.Those are sunflowers.
Kapitalistler onları asacağımız ipi bize satacaklar.The Capitalists will sell us the rope with which we will hang them.
Onlar metni tercüme ettiler.They translated the text.
Onlar aramızda!They are among us!
Kusura bakmayın ama, onların her ikisinin mantıklı amaçları var.With all due respect, I think they both had valid points.
Onlar evlendiğinde bazı Şangaylılar büyük ziyafetler düzenlerler.Some Shanghainese hold large banquets when they get married.
Bu bitkiler çok küçük. Ben onların büyüyeceklerini sanmıyorum.These plants are too small. I don't think that they'll grow.
Onlar çukur kazıyorlar.They're digging a hole.
Onların benim görüşümü desteklemelerini beklemiyorum.I don't expect them to support my view.
Onlar eğrelti otlarının çiçekleri olabileceğini söylüyor.They say that ferns can have flowers.
Onlar iş yerine bir otomat kurdular.They installed a vending machine at work.
Onlar masa ve sandalye kullanmazlar.They don't use the table and chairs.
Onlardan hiçbirinin kaza geçirmediğini umuyorum.I hope that none of them got into an accident.
Onların arabalarında "önce Irak sonra Fransa" diye okunan çıkartmalar vardı.They had stickers on their cars reading: "First Iraq then France".
Onlar sahneyi ağır çekimle gösterdiler.They showed the scene in slow motion.
Onlar savaş kurbanları için yiyecek sağladı.They provided food for the war victims.
Onlar o şarkıyı seviyorlar.They love that song.
Daha sonra, onlarla konuşmadım.Afterwards, I did not speak with them.
Onların çok eğlenceli olduğunu düşünüyorum.I think that they're a lot of fun.
Hayır, genellikle onları evde TV'de izlerim.No, usually I watch them at home on TV.
Hayır. Onlar çok küçükler.No. They are too small.
Onlar Meksika'da hangi dili konuşuyorlar?What language do they speak in Mexico?
Onlar Amerika'da ne konuşuyorlar?What do they speak in America?
Avustralya'da, onlar İngilizce konuşurlar.In Australia, they speak English.
Onlar sizin ülkenizde hangi dili konuşuyorlar?What language do they speak in your country?
Onlardan ikisi kimyayı modern bilime dönüştürdü.The two of them transformed chemistry into a modern science.
Onların dediğine göre, o çocuk şarkı söylemede çok iyi.According to what they say, that boy is very good at singing.
Onların ikisini de severim.I like each of them.
Onların en büyük kızı henüz evli değil.Their oldest daughter isn't married yet.
Onlar süpermarkette sebze satın alıyorlar.They are buying vegetables in the supermarket.
Onlar bir sandviç yiyorlar.They are eating a sandwich.
Onlar yok olma tehdidi altında.They are in danger of extinction.
Onlar Londra'ya gidiyorlar.They are leaving for London.
Onlar radyo dinliyorlar.They are listening to the radio.
Onlar kendi gazetelerini okuyor.They are reading their newspapers.
Onlar bir oyun izliyorlar.They are watching a play.
Onlar sinir oluyorlar.They become nervous.
Onlar patlamadan sonra birkaç cesedi dışarıya taşıdı.They carried out several bodies after the explosion.
Onlar kimsenin özel izni olmadan girmesine izin vermezler.They don't let anyone enter without special permission.
Onlar çikolata yerler.They eat chocolate.
Onlar ellerini yıkar.They wash their hands.
Onlar kedi ve köpek gibi kavga ediyorlar.They fight like cat and dog.
Onların siyah saçı var.They have black hair.
Onlar bir evde yaşar.They live in a house.
Onlar öğleden sonra oynarlar.They play in the afternoon.
Onlar gerçekten birbirlerinden nefret ediyorlar.They really hate each other.
Onlar çok sıcak olacağını söylüyor.They say it will be very hot.
Onlar bu otelde kontinental kahvaltı hizmeti verirler.They serve a continental breakfast in this hotel.
Onlar her cumartesi arabalarını yıkar.They wash their car every Saturday.
Onlar ellerini sabunla yıkar.They wash their hands with soap.
Onlar kendilerine hayranlık duyuyorlardı.They were admiring themselves.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
onlar ile cümle - Sayfa 35 - onlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App