Ana içeriğe geç
Sözlük

onlar ile cümle

onlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar yarın sabah sekize kadar okula gitmiş olacaklar.They will have gone to school by eight tomorrow morning.
Yarın bu saatte, onlar şampiyonluk için dövüşüyor olacaklar.They will be fighting for the championship this time tomorrow.
Soru, onları kızdırmadan nasıl hayır denir.The question is how to say no without making them angry.
Onlarla kapıda vedalaştım.I took my leave of them at the gate.
Sanırım onlar ithalatlara ağır bir vergi koymalılar.I think they should put a heavy tax on imports.
Arkadaşlarımıza güvenmemek onlar tarafından aldatılmaktan daha aşağılayıcıdır.It is more ignominious to mistrust our friends than to be deceived by them.
Bazıları arkadaşlarını karşılamak için geldiler ve diğerleri onlarınkini yolcu etmek için.Some have come to meet their friends and others to see theirs off.
Yemekten sonraki konuşmalarında, onlar politikadan bahsettiler.In their discourse after dinner, they talked about politics.
Beklenildiği gibi, onlar yarışmayı kaybettiler.As was expected, they lost the contest.
Onlar çok iyi tanımadıkları biriyle aynı fikirde olmamayı kabalık olarak düşünüyorlar.They consider it impolite to disagree with someone they don't know very well.
Yoko onlardan bazılarını satın aldı.Yoko bought some of them.
Konu onların çok genç olmalarıdır.The point is they're too young.
Konu onların aç olmasıdır.The point is that they are hungry.
Onlar onu ertesi güne kadar bulamadı.It was not until the next day that they found her.
Gelecek ayın sonunda onlar yirmi yıldır evli olacaklar.On the tenth of next month, they will have been married for twenty years.
Onlar yumurtaları süpermarkette satarlar.They sell eggs at the supermarket.
Onlar bir fırtınanın geldiğini bildirdiler.They announced that a storm was coming.
Bir fırtına onları eve hapsetti.A storm confined them to the house.
Eğer bulaşıkları lavaboda biriktirirsen, onları daha sonra yıkarım.If you stack the dishes up by the sink, I'll do them later.
Onlar arasında belirgin bir fark var.There is a marked difference between them.
Onlar arasında bağlantı yok.There is no connection between them.
Onlar arasındaki aralık daraldı.The gap between them has narrowed.
Ellerimizi birlikte ne kadar hızlı ovarsak, onlar o kadar ısınırlar.The faster we rub our hands together, the warmer they get.
Ailem beni onların düşünme biçimine dönüştürmeye çalıştı.My parents tried to convert me to their way of thinking.
Onlar yaşlandıklarında ebeveynlerime bakacağım.I'll look after my parents when they get old.
Ebeveynleri öldükten sonra, onları büyük ebeveynleri büyüttü.After their parents died, their grandparents brought them up.
Ailemiz bizimle ilgilendi ve şimdi onlarla ilgilenme sırası bizde.Our parents took care of us and now it's our turn to take care of them.
Onlar benim gerçek ebeveynlerim değil.They are not my real parents.
Onların her ikisi de iyidir.They are both good.
Onların ikisini de sevmiyorum.I do not like both of them.
Ben onlarınher ikisini de sevmiyorum.I don't like both of them.
Tren geç vardığı için onlar programını değiştirmek zorunda kaldılar.They had to change their schedule because the train arrived late.
Onlar İstasyona varmadan önce tren gitmişti.The train left before they got to the station.
Onlardan hangisinin onu istediği açık değil.It isn't clear which of them wanted that.
Kitaplarınızı mola anında okulda bırakırsanız, onlar toplatılırlar.If you leave your textbooks at school during the break, they'll get confiscated.
Onlar benim teknik okuldan arkadaş.They're buddies from my technical school.
Onlar ilk yarıda saldırıya geçti.They went on the offensive in the first half.
Onlar birlikte geçinemezler.They don't get along together.
O şimdiye kadar dokuz insansı robot yapmıştı ama onların hepsi tanıtım modelleriydi.Up to now he had made nine humanoid robots but they were all demonstration models.
"Kıayafetlerini kirleteceksin." "Endişe yok. En başta onlar temiz değildi.""You'll get your clothes dirty." "No worries. They weren't very clean in the first place."
Çiçekler mutlu görünmüyor. Onları sulamak istiyorum. Sulama kovası var mı?The flowers don't look happy. I'd like to water them. Is there a watering can?
Başta onların hasta olduğunu düşündüm.At first, I thought they were sick.
Niçin onların söyleyebildiği gibi söyleyemiyorum?Why can't I sing like they can?
Benim fibroid tümörlerim var. Onların büyümesini durdurmanın bir yolu var mı?I have fibroid tumours. Is there a way to stop them getting large?
O geceye kadar onların arasında herhangi bir kötü duygu yoktu.There had never been any ill-feeling between them until that night.
Onları orada tutun! Şehre girmelerine izin vermeyin!Hold them there! Don't let them into the city!
Onlara minnettarım.I am grateful to them.
Onların hepsi masum çocuklar.They are all innocent children.
Onların hepsi zararsız çocuklar.They are all innocent children.
Onların hepsi lezzetliydi!All of it was delicious!
Onlardan bazıları öğretmen ve bazıları mühendis.Some of them are teachers, and some are engineers.
Onlar benim erkek kardeşlerim.They are my brothers.
Onlar benim kız kardeşlerim.They are my sisters.
Onlar benim bacılarım.They are my sisters.
Onların her ikisi de odadalar.They are both in the room.
Bu onların tek seçeneği.It is their only choice.
Onlar 100 metre yarışında 10 saniye hedefini kıracaklar mı?Will they break the ten-second mark in the hundred-metre race?
Onlar balık tutabilirler.They can fish.
Onlar açtı.They were hungry.
Onların adını kimse bilmiyor.No one knows their name.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod