Ana içeriğe geç
Sözlük

onlar ile cümle

onlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bulaşıkları yıkadı ve onları kuruladı.She washed the dishes and she dried them.
Onlar onun işini bıraktığını söylüyorlar.They say that she quit her job.
Onlar yarına kadar işi yaptırmamda ısrar ettiler.They insisted on my getting the work done by tomorrow.
Yüzmede onların hepsini geçiyor.She excels them all at swimming.
O onlara sert davranıyor.She is hard on them.
Onların istediklerini yapmayı reddetti.She refused to do what they wanted.
O onlarla iyi vakit geçirdi.She had a happy time with them.
Onları hamburgerle besledi.She fed them with hamburgers.
O onlara birkaç elma verdi.She gave them some apples.
O, onlara ayakkabılarını çıkarmalarını söyledi.She asked them to take their shoes off.
O onlara bir ev bulmak için zahmete girdi.She took the trouble to find a home for them.
O, onların ona karşı olan düşmanca duygularının farkındaydı.She was aware of their hostile feelings toward her.
O onlara yardımcı olmak istedi.She wanted to help them.
Onları çok içten bir biçimde karşıladı.She extended a warm welcome to them.
Onlar güzel.They are pretty.
Onlar bir gün oy verme hakkını elde edeceklerini hayal etti.They dreamed they'd gain the right to vote someday.
Onlar aynı elbiseleri giydiler.They wore identical dresses.
Onların ne zaman geri döneceklerini biliyor musun?Do you know when they will be back?
Onların sana söylediği doğru değil.What they told you is not true.
Düşmana karşı koymak onların kahramanlığıydı.It was heroic of them to oppose the enemy.
Onlarla birlikte oraya gitmemelisin.You must not go there with them.
Onların evi otobüs durağının tam karşısında.Their house is just opposite the bus stop.
Onların işi, haberleri açıkça ve dikkatlice okumaktır.Their job is to read the news clearly and carefully.
Onların sayısı büyüktür.Their number is great.
Onların dostluğu bizi derinden duygulandırdı.Their friendship moved us deeply.
Onlar yiyecek için her zaman meteliksiz.They are always hard up for food.
Onlar ülkeyle savaş hâlindeler.They are at war with the country.
Onlar ağaçtan indiler.They climbed down the tree.
Onlar TV izliyorlardı.They were watching television.
Onlar öğle zamanı Morioka'ya varmış olacaklar.They will have arrived at Morioka by noon.
Onlar kazandı.They did win.
Onlar kazandılar.They did win.
Onlar ona tepeden baktılar.They looked down on him.
Onlar saat beşte gitti, bu yüzden saat altıya kadar evde olmalılar.They left at 5 o'clock, so they ought to be home by 6.
Onlar işlerini bitirdiler.They have finished their work.
Onlar bana çok sayıda güzel fotoğraflar gösterdiler.They showed me a lot of beautiful photos.
Onlar beni akşam yemeğine davet etti.They invited me to dinner.
Onlar özgürlük için savaştılar.They fought for freedom.
Onlar sınıfta.They are in class.
Onlar iki gruba ayrılmıştı.They were separated into two groups.
Onlar genellikle ilkbaharda koyunları kırparlar.They usually shear sheep in spring.
Onlar gözleri karşılaştığı an âşık oldular.They fell in love the moment their eyes met.
Onlar kaybettiklerini anladıklarında vazgeçtiler.When they saw that they were losing, they gave up.
Onlar aniden odanın arkasındaki bir gürültünün farkındaydılar.They were suddenly aware of a noise in the back of the room.
Onlar odayı çiçeklerle süslemişler.They adorned the room with flowers.
Duyduğuma göre onların evliliği sallantıda.From what I've heard, their marriage is on the rocks.
Askerler onların emirlerini uygulamak zorundadır.Soldiers must carry out their orders.
Onlar yarım saat içinde oraya yürüyecek.They'll walk there in half an hour.
Onları annem için seçeceğim.I will choose them for my mother.
Onların rapora reaksiyonu neydi?What was their reaction to the report?
Onlar meşgulse onları rahatsız etmek istemiyorum.I don't want to intrude on them if they're busy.
Arkadaşlarım sarhoş olana kadar içmişti ki onları eve götürmek zorunda kaldım.My friends were so boozed up that I had to drive them home.
Ben yokken biri beni ararsa, onlara beş güne kadar döneceğim söyle.If anyone calls me up while I'm away, tell them I'll be back by five.
Onların peş peşe basket yapmasını izledik.We watched them score one basket after another.
Onların birkaç kitabı var.They have few books.
Onlar gerçekten aynı kumaştan kesildi.They were really cut from the same cloth.
Onlar Güneş Tanrısı'nı mutlu etmek için her gün bir lama öldürdü.Every day they killed a llama to make the Sun God happy.
Onların her geçen yıl kötü hasatları vardı.They had poor crops year after year.
Mayıs ayında kar yağsa, onlara sürpriz olur.If it snowed in May, they would be surprised.
Onlar ücretsiz numuneler veriyor.They're giving away samples free.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod