Ana içeriğe geç
Sözlük

onlar ile cümle

onlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar büyük bir plak şirketiyle üç yıllık bir sözleşme imzaladı.They signed a three-year contract with a major record company.
Onlar Atlantik Okyanusunu geçtiler.They crossed the Atlantic Ocean.
Onlar mermerden bir heykel yontuyorlar.They are chiseling a statue out of marble.
Onlar çok pirinç yerler.They eat a lot of rice.
Onlar herhangi biri tarafından nefret edilmezler.They aren't hated by anybody.
Onlar kimdir?Who are they?
Onların hiçbiri mutlu değil.None of them are happy.
Onlar takım oyunlarına katıldılar.They participated in the team games.
Onlar fiyat üzerinde anlaştılar.They agreed on a price.
Onlar metroya bindi.They took the subway.
Onlar kamyonu deprem mağdurları için acil yardım malzemeleri ile yükledi.They loaded the trucks with emergency supplies for the earthquake victims.
Onlar geç saatlere kadar zirve konferansına devam etti.They carried on the summit conference till late.
Sanırım onlar geç kalacak.I think that they will be late.
Onlar deneye gece gündüz devam ettiler.They continued the experiment day and night.
Onlar sadece gün boyunca çalışırlar.They work only during the day.
Onlar öğle yemekleri için sabırsızlar.They are impatient for their lunch.
Onlar öğle yemeği için sandviç yedi.They ate sandwiches for lunch.
Onlar öğle yemeğinde.They are at lunch.
Onlar gece gündüz çok çalıştılar.They worked hard day and night.
Onlar gün boyunca çalıştılar.They worked around the clock.
Onlar sabah erken kalkarlar mı?Do they get up early in the morning?
Onlar kasabaya doğru yola çıktılar.They made their way toward the town.
Onlar köşenin civarında yürüdüler.They walked around the corner.
Onlar uzun süredir burada yaşıyor.They have lived here for a long time.
Onlar uzun süredir burada yaşıyorlar.They have lived here for a long time.
Onlar uzun gri bir sokağın sonunda çok küçük bir evde yaşıyordu.They lived in a very small house at the end of a long, gray street.
Onlar derhal bizi kurtarmaya geldiler.They came to our rescue at once.
Onlar batan gemiyi terk ettiler.They abandoned the sinking ship.
Onlar tsunami ile ilgili uyarılmadılar.They weren't warned of the tidal wave.
Onlar düşük ücretleri hakkında şikayet ettiler.They complained about their low wages.
Onlar imparatorluğun topraklarını genişletti.They increased the territory of the empire.
Onlar bahçede çiçekler yetiştirirler.They grow flowers in the garden.
Onlar dışarıda bahçedeler.They are out in the garden.
Onlar hırsızı ağaca bağladılar.They bound the thief to a tree.
Onlar düşmanın yaklaştığını görünce alarm çaldılar.They sounded the alarm when they saw the enemy approaching.
Onlar düşman değiller fakat dostlar.They are not enemies, but friends.
Onlar düşmana karşı savaştılar.They fought against the enemy.
Onlar düşmanı pusuya düşürdü.They ambushed the enemy.
Onlar on düşman gemisini batırdılar.They sank ten enemy ships.
Onlar düşmana saldırdı.They attacked the enemy.
Onlar düşmanla adil bir savaşla savaştı.They fought a fair battle with the enemy.
Onlar hava hakkında sohbet ettiler.They chatted about the weather.
Onlar astronomi ile çok ilgili.They are very interested in astronomy.
Onlar dükkanı kapattı ve kasabadan ayrıldı.They closed up shop and left town.
Onlar yürüyerek büyük kıtayı geçtiler.They crossed the vast continent on foot.
Onlar bir demiryolu ile şehirleri birbirine bağlamayı planlıyorlar.They are planning to connect the cities with a railroad.
Kışın onlar her zaman kayak yapmaya giderler.They always go skiing in winter.
Onlar donarak öldüler.They were frozen to death.
Onlar çalınan parayı buldular.They found the stolen money.
Onlar burada yaşadılar mı?Did they live here?
Onlar bir tartışmaya girdiler.They entered into a discussion.
Onlar kaçma girişiminde bulundular.They attempted to escape.
Onlar hayvanat bahçesine gittiler.They went to the zoo.
Onlar aynı yaşta.They are the same age.
Onlar aynı sınıftalar.They are in the same class.
Onlar aynı alışkanlıklara sahipler.They have the same habits.
Onlar aynı uçağa bindiler.They were on board the same airplane.
Onlar aynı anda Paris'e vardılar.They arrived in Paris at the same time.
Onlar aynı zamanda başladılar.They started at the same time.
Onlar yoldaki karı temizlediler.They cleared the road of snow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod