Ana içeriğe geç
Sözlük

onlar ile cümle

onlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar suyun kenarında kamp yaptılar.They camped at the water's edge.
Onlar matematik sınavı için çok çalışmak zorundalar.They have to study hard for the math test.
Onlar saatler önce başladılar.They started hours ago.
Onlar birkaç gün önce bir seyahate çıktılar.They went on a trip a few days ago.
Onlar sadece kamuoyundan korktukları için projeye karşı çıkmadılar.They didn't oppose the project just because they feared public opinion.
Onlar fetihle bölgelerini genişletti.They extended their territory by conquest.
Onlar kıt kanaat geçinebiliyorlardı.They could barely make ends meet.
Onlar geçinmeyi zor buldu.They found it difficult to earn a living.
Onlar batıya yöneldiler.They headed westward.
Onlar vergi yasalarının reformundan yana.They are in favor of the reform of the tax laws.
Onlar biraz kömür yaktılar.They burned some coal.
Onlar gemiye petrol yüklüyorlar.They are loading oil into the ship.
Onlar bebeklerine ne diyorlar?What do they call their baby?
Onlar bebeğe Jane adını verdiler.They named their baby Jane.
Onlar bebeklerine Jane adını verdiler.They named their baby Jane.
Onlar karda oynamayı seviyorlar.They like to play in the snow.
Onlar sürekli sel korkusu içinde yaşarlar.They live in constant dread of floods.
Onlar geçen ay Amerika'ya gitti.They went to America last month.
Onlar geçen hafta Fuji dağı'na tırmandılar.They climbed Mt. Fuji last week.
Onlar öğretmenler.They are teachers.
Onlar öğretmen tarafından azarlandılar.They were scolded by the teacher.
Öğretmenleri onları çok çalıştırıyor.Their teacher is making them study hard.
Onlar öğretmenlerinin sorusuna güçlükle cevap verdi.They answered their teacher's question with difficulty.
Onlar öğretmenden korkardı.They were afraid of the teacher.
Onlar öğretmenlerini beklediler.They waited for their teacher.
Onlar nehrin üzerine bir köprü yaptılar.They built a bridge across the river.
Onlar nehrin karşısında yaşamaktadırlar.They live across the river.
Onlar nehrin yukarısına doğru kürek çektiler.They rowed up the river.
Onlar nehri yüzerek geçtiler.They swam across the river.
Onlar savaşı kaybetti.They lost the battle.
Onlar savaşta öldüler.They died in battle.
Onlar çatışmada öldüler.They died in battle.
Onlar ülkeyi tanklarla ve tabancalarla istila etti.They invaded the country with tanks and guns.
Onlar tekne ile dünya turuna çıktılar.They sailed around the world.
Muhtemelen onları deniz tutacak.They are likely to get seasick.
Onlar başlangıcı kaçırmamak için erken geldi.They came early so they wouldn't miss the prelude.
Onlar ileriye doğru süründü.They crept forward.
Onların hepsi mevcut değiller.All of them are not present.
Onlar hiç ilgilenmiyorlar.They are not at all interested.
Onlar hiç cesur değillerdi.They were not brave at all.
Onlar hepsi beş kişiler.They are five in all.
Onlar ülkelerini savundular.They defended their country.
Onlar sendika liderleriyle anlaştılar.They came to terms with the union leaders.
Onlar erken başlamak için aynı fikirdeler.They agreed to start early.
Onlar çok kısa sürede geldi.They arrived too soon.
Onlar pencere çerçevelerini sarıya boyadı.They painted the window frames yellow.
Onlar birbirleri için mükemmel bir eş.They are a perfect match for each other.
Onlar, oğullarının vahşi davranışlarıyla kendilerini rezil hissettiler.They felt disgraced by their son's wild behavior.
Onlar oğullarına John adını verdiler.They named their son John.
Onlar oğlunu terk etti.They renounced their son.
Onlar başka bir ülkenin iç işlerine karışmamalılar.They should not intervene in the internal affairs of another country.
Onlar çok şey kaybetti.They have lost a lot.
Onlar birçok sorunlarla karşılaştı.They were confronted with many problems.
Onlar spor salonundalar mı?Are they in the gym?
Onlar spor salonunda toplandı.They gathered in the gym.
Onlar beklemekten usandılar.They were tired of waiting.
Onlar tembel. Böyle insanları anlayamıyorum.They are lazy. I can't understand such people.
Onlar mutfakta konuşuyorlar.They are talking in the kitchen.
Onların büyük bir evi var.They have a large house.
Onlar büyük arabaları seviyorlardı.They liked large cars.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod