Ana içeriğe geç
Sözlük

onlar ile cümle

onlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bir grup bilim adamı onlarla birlikte gemideydi.A party of scientists were on board with them.
Onlarla ortaklığım uzun sürmedi.My association with them didn't last long.
Onlarla işbirliği yapma.Don't associate with them.
Onlarla birlikte gitmek istiyorsan acele etmelisin.You have to hurry if you want to go with them.
Onlar daha iyi günler gördü.They have seen better days.
Onların dışarı çıkması önemlidir.It's important for them to go out.
Onların gidecek başka yeri yok.They have nowhere else to go.
Onların pek çok ortak yanı var.They have a lot in common.
Onların on yaşında bir oğlu var.They have a ten-year-old son.
Onların öyle yapma hakkı var.They have the right to do so.
Onları herhangi bir yerde görmedim.I haven't seen them anywhere.
Onların neredeyse hiç zamanı kalmadı.They hardly have any time left.
Onların yaşayacak hiç evi yok.They have no house to live in at all.
Onlar ticarette kurnaz.They are shrewd in trade.
Onların birbirleriyle ortak yanı var.They have something in common with each other.
Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a little girl.
Onların sadece bir çocuğu vardı.They had only one child.
Onlar ikinci bir fabrika inşa etmek için yeterli sermayeye sahip.They have enough capital to build a second factory.
Onların yiyecekleri yoktu.They had no food.
Onların ikiz kızları var.They have twin daughters.
Onların kendi sorunları var.They have their own troubles.
Onların iki kız çocuğu var.They have two daughters.
Onların, geçimini sağlayacak bir sürü çocukları vardı.They had a lot of children to provide for.
Onların ekstra yardıma ihtiyacı var.They require extra help.
Onların büyük gününün ne zaman olduğunu onlara sormak istiyorum.I want to ask them when their big day is.
Onlara arabamı tamir ettireceğim.I'll have them repair my car.
Onlarla gitmeyi düşünüyorum.I'm considering going with them.
O onlarla konuşmak için durdu.He stopped to talk to them.
O, onlarla konuşmayı kesti.He stopped talking to them.
Onların üç çeyreği anlaştı.Three quarters of them agreed.
Onlardan hiçbiri toplantıda mevcut değildi.None of them were present at the meeting.
Onlardan ikisi boğuldu.Two of them were drowned.
Onlardan hangisi senin erkek kardeşindir?Which of them is your brother?
Onlardan hangisi daha iyi şarkı söyleyebilir?Which of them can sing better?
Onlardan bazıları benim arkadaşlarım.Some of them are my friends.
Onlardan birkaçı tasarıya karşı.Several of them are opposed to the bill.
Onlardan hiçbiri mevcut değil.None of them are present.
Onlardan hiçbiri onun ne kastettiğini anlayamadı.None of them could understand what she was implying.
Onların konseri büyük bir başarıydı.Their concert was a big hit.
Onları yakından izleyin.Follow close behind them.
Onların takımından üç puan ilerdeyiz.We are three points ahead of their team.
Onların hepsinin komploda yer aldığını düşünüyorum.I think most of them took part in the plot.
Sanırım onların çoğu eve gitti.I guess most of them went home.
Onlara bakmak senin işin.It is your business to take care of them.
Onların fikirlerinin her biri hem iyi noktalara hem de kötü noktalara sahiptir.Each of their opinions has both good points and bad points.
Onların görüşü biraz önemlidir.Their opinion matters little.
Onların görüşleri benimkinden farklıdır.Their opinions differ from mine.
Onların saklanma yerini saptamak bir haftamızı aldı.It took us a week to locate their hideaway.
Onların sıcak karşılamaları beni mutlu etti.The warmth of their welcome made me happy.
Onlardan bazıları evet dedi ve diğerleri hayır dedi.Some of them said yes, and the others said no.
Ben onların evindeyken bana karşı çok naziktiler.They were very kind to me when I was at their house.
Onların yemek odası çok geniş.Their dining room is very spacious.
Onların evi yangında yanıp kül oldu.Their house was burned down in the fire.
Onların evi istasyondan uzaktır.Their house is far from the station.
Onların evi yeniden yapılandırılıyor.Their house is being remodeled.
Onların mobilyaları, tarz yerine yarar için seçildi.Their furniture was chosen for utility rather than style.
Onların sabrı tükenmek üzereydi.Their patience was about to give out.
Onların konuşmaları devam etti.Their conversation went on.
Onların çantaları kapıda güvenlik görevlileri tarafından kontrol edildi.Their bags were checked by security guards at the gate.
Onlar arasında kuşak farkı var.There is a generation gap between them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod