Ana içeriğe geç
Sözlük

onların ile cümle

onların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onların hepsi hapse girecek.They're all going to prison.
Onların cömertliği çok takdir edilmektedir.Their generosity is much appreciated.
Tom onların şanslı olduğunu söyledi.Tom said they were lucky.
Onların onu nasıl yaptığı hakkında hiç bir fikrim yok.I have no idea how they did it.
Onların sorununun ne olduğunu biliyor musun?Do you know what's wrong with them?
Hepimiz onların kim olduklarını biliyoruz.We all know who they are.
Onların bizi izlemesini istiyoruz.We want them to follow us.
Onların onu unutmasını istiyoruz.We want them to forget it.
Onların onu bilmesini istiyoruz.We want them to know that.
Onların bize ihtiyacı yok.They don't need us.
Onların her ikisi de deli.They're both crazy.
Onların oğlunun ismi Tom'dur.Their son's name is Tom.
Onların sözüne güvenme.Don't take their word for it.
Onların ipiyle kuyuya inme.Don't take their word for it.
Onların seni öpmek istediğini sana düşündüren nedir?What's made you think that they'd want to kiss you?
İnsanlar ölürler ama onların yarattığı şeyler dururlar.People die, but the things they create endure.
Onların hepsi kötü değil.They aren't all bad.
Onların hepsi heyecanlı.They're all excited.
Onların hepsi ciddi.They're all serious.
Onların söylediğini anlıyorum.I understand what they're saying.
Onların hepsi gerçeği biliyorlar.They all know the truth.
Onların hepsi gerçeği biliyor.They all know the truth.
Sen olmasan, onların hatasını ne zaman bulacağımızı Tanrı bilir.If it weren't for you, God knows when we'd find out about their mistake.
Bana onların o saçmalığa gerçekten inandıklarını söyleme.Don't tell me they actually believe that nonsense.
Onların her ikisi de aynı şeyi istiyor.They both want the same thing.
Bu banka gizlice onların izni olmadan insanların isimlerine banka hesaplarını açtı.This bank secretly opened bank accounts in people's names without their permission.
Onların suyu var.They have water.
Biz onların başarılı olmalarını istiyoruz.We want them to be successful.
Onların ikisine de ihtiyacımız olacak.We're going to need them both.
Onların hakkında konuştukları bu değil.That's not what they were talking about.
Onların ne hakkında konuşuyor olduklarını bilmem gerekir.I need to know what they were talking about.
Onların ne yapması gerektiğini düşünüyorsun?What do you think they should do?
Allah kahretsin, onların derdi ne?God damn it, what the hell is wrong with them?
Onların her ikisine de ihtiyacımız olacak.We're going to need both of them.
Onların hepsi yarın akşam derse katılmak için Pekin Üniversitesine gidecekler.Tomorrow night, they will all go to Beijing University to attend class.
Onların hazır olduğundan emin olmak zorundayız.We have to make sure they're ready.
Onların tarafı bir seçim kaybettiğinde herkes üzgündür.Everybody is sad when their side loses an election.
Yazarın iki karakterinin yan yana koyulması onların kusurlarını vurguluyor.The author's juxtaposition of the two characters highlights their flaws.
Onların hepsi canavar.They are all monsters.
Onların hataları yok.They have no faults.
Onların endişeleri haklı çıktı.Their apprehensions were justified.
Onların rahatsız olmasını istemiyoruz.We don't want them to be uncomfortable.
Onların isimlerini bile bilmiyordum.I didn't even know their names.
Biz onların adlarını bile bilmiyorduk.We didn't even know their names.
Onların ağımıza sızmasına izin vermemeliyiz.We must not let them infiltrate our network.
Onların ağımıza sızmasına önem veremeyiz.We cannot let them infiltrate our network.
Onların atalı olduklarını düşündüm.I thought they were wrong.
Onlarınki bizimki kadar eski değil.Theirs is not as old as ours.
Onlarınki onunki kadar iyi korunmuş değil.Theirs is not as well-maintained as his.
Onların ne olduğunu bilmiyordum.I didn't know what they were.
Onların nerede olduğunu bilmiyordum.I didn't know where they were.
Onların açlıktan ölmesini istemiyorum.I don't want them to starve.
Ben onların birçoğuyla arkadaşım.I'm friends with a lot of them.
Onların neden beni seçtiklerini bilmiyorum.I don't know why they picked me.
Onların benim kadar mutlu olduklarını biliyorum.I know they're as happy as I am.
Onların benim kadar mutlu olduklarını biliyorumI know they're as happy as I am.
Onların dediği gibi, bu sadece bir sıyrık.It's only a flesh-wound, as they say.
Onların düğün için harcadıkları para korkutucu.The amount of money they spent on the wedding is frightening.
Onların ikisi de komik görünüyordu.They both looked ridiculous.
Onların hepsi Tom'un deli olduğunu düşündüler.They all thought Tom was crazy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod