Onların seni orada gerçekten özleyeceklerinden eminim.I bet they really miss you there.
Onların ikisi de berbat.They're both awful.
Onların ikisi de korkunç.They are both awful.
Onların ikisi de kurtuldu.Both of them survived.
Bu aralar onların burada olmaya hakkı yok.They have no right to be here at this time.
Onların takdir ettiği bir şeyi yapıyorsun.You're doing something they appreciate.
Onların oldukça gerçekçi beklentileri vardı.They had pretty realistic expectations.
Onların nereden geldikleri hakkında hiçbir fikrimiz yok.We have no idea where they came from.
Onların çabalarına gerçekten minnettarız.We really appreciate their effort.
Onların desteği çok değerli.Their support has been invaluable.
Onların çabaları gözlerden kaçtı.Their efforts didn't go unnoticed.
Onların güvenleri haklı çıktı.Their confidence proved justified.
Onların argümanlarını hiç anlamadım.I never understood their argument.
Onların iddiasını hiç anlamadım.I never understood their argument.
Onların iyi olacağını biliyoruz.We know they're going to be good.
Sadece onların çocuk olmalarına izin vermemiz gerek.We just need to let them be kids.
Onların felsefeleri aynıdır.Their philosophies are identical.
Onların nezaketini asla unutmayacağım.I'll never forget their kindness.
Şartlar onların gördükleri gibi değildi.Things weren't what they seemed.
Onların hikayeleri olağanüstüydü.Their stories are extraordinary.
Onların oraya gitmelerine yardım etmek istiyoruz.We want to help them get there.
Onların iyi giyinmesi bekleniyor.They're expected to dress well.
Onların müşteri hizmetleri zayıf.Their customer service is poor.
Onların nasıl kazanabileceklerini anlamıyorum.I don't see how they could win.
Onların ceplerini kontrol ettiniz mi?Have you checked their pockets?
Onların beklenmedik durum planları var mı?Do they have contingency plans?
Onların meşru bir davası var mı?Do they have a legitimate case?
Onların hepsi gerçekten bana saygı duyarlar.They all really look up to me.
Onların bebeğinin güzel olduğuna eminim.I bet their baby is beautiful.
Onlar onların kopya çektiğini biliyordu.They knew they were cheating.
Tom onların blöflerini görmeyi planlıyor.Tom plans to call their bluff.
Onların müdahale etmeleri gerekirdi.They should have intervened.
Onların kendi talepleri var.They have their own demands.
Onların parasal problemleri var.They have monetary problems.
Onların mali sorunları var.They have monetary problems.
Onların yasal sıkıntıları var.They have legitimate gripes.
Onların dikkatini çekiyor.It does get their attention.
Onların hepsini yakalayacağım.I'm going to catch them all.
Onların ne istediklerini anlıyorum.I understand what they want.
Onların ulaşımı var mı?Do they have transportation?
Onların bizi bildiklerini düşünüyoruz.We think that they know us.
Onların bizi bildiklerini sanıyoruz.We think that they know us.
Onların müthiş olduklarını biliyoruz.We know they're formidable.
Onların ürkütücü olduklarını biliyoruz.We know they're formidable.
Onların asla öyle şansları olmadı.They never got that chance.
Onların güçlü bir programı var.They have a strong program.
Onların tarzları farklıdır.Their styles are different.
Onların çete renkleri mordur.Their gang color is purple.
Onların tutumu mantıklı geliyor.Their attitude makes sense.
Onların çok yeteneği var.They have a lot of talent.
Onların değişmeleri gerekmiyor.They don't need to change.
Onların düğün fotoğrafını gördüm.I saw their wedding photo.
Onların onun hakkında konuştuklarını biliyorum.I know they talk about it.
Onların evlilikleri işe yarayacak mı?Will their marriage work?
Onların hepsi zekice yaptı.They all did brilliantly.
Onların henüz birine ihtiyacı yok.They don't need one yet.
Onların kaynakları yanlış.Their sources are wrong.
Tom onların hepsinden bıkmıştı.Tom was sick of them all.
Onların açlıktan ölmelerine izin veremem.I can't let them starve.
Onların ne söylediklerini öğren.Find out what they said.