Onların onu görebileceğini umuyorum.I hope they can see that.
Onların neden birbirlerinden bu kadar çok nefret ettiklerini bilmiyorum.I don't know why they hate each other so much.
Onların iyi bir takım olduğunu biliyorum.I know they're a good team.
Onların bana ihtiyacı olduğunu sanmıyorum.I don't think they need me.
Ben onların ne yaptıklarını bilmiyorum.I don't know what they do.
İkisinden hangisini seçeceğimi bilmiyorum. Onların ikisi de çok güzel.I don't know which of the two to choose. They're both very pretty.
Onların ikisini de seviyorum.I love them both.
Ben onların sırtını kaşımam.I don't scratch their backs.
Onların çizimlerini boyamam.I don't color their drawings.
Onların Tom'u bıçaklayan adamı yakalayacaklarını umuyorum.I just hope they catch the guy who stabbed Tom.
Onların hepsine üzgün olduğumu söyledim.I've told them all that I was sorry.
Onların ne istediğinden emin değilim.I'm not sure what they want.
Onların hepsinin iyi olacağını düşünüyorum.I think they'll all be fine.
Onların hepsinin kovulduğunu düşünüyorum.I think that they were all fired.
Ben onların hatalı olduklarını hissettim.I felt that they were wrong.
Onların kim olduklarını bilmiyordum.I didn't know who they were.
Ben onların hepsine gelmesini söyledim.I've told them all to come.
Onların kim olduğundan emin değilim.I'm not sure who they were.
Onların anlayacaklarını düşünüyorum.I think they'll understand.
Onların hepsinin gitmiş olduğundan kuşkulanıyorum.I suspect they're all gone.
Onların bunu yaptığına memnun oldum.I'm glad they're doing it.
Onların burada olduklarına çok memnunum.I'm so glad they're here.
Onların bunu neden yaptığını bilmiyorum.I don't know why they do it.
Onların kalpleri çok hızlı atıyordu.Their hearts were beating very fast.
Onların benden hoşlandıklarını sanmıyorum.I don't think they like me.
Onların bir tercümana ihtiyaçları var.They need an interpreter.
Onların beni sevmediğini sanmıyorum.I don't think they dislike me.
Onların bana yapmamı söylediği şeyi yapmadım.I didn't do what they told me to do.
Onların yapmamı söyledikleri her şeyi yapmadım.I didn't do everything they told me to do.
Onların otoriteye hiç saygıları yok.They have no respect for authority.
Onların beklemesini istedin mi?Did you ask them to wait?
Fiziksel kitaplar okurum, çünkü onların hissetme tarzından hoşlanıyorum.I read physical books, because I like the way they feel.
Onların bunu neden yaptıklarını bilmiyorum.I don't know why they did that.
Onlarının yemeklerinin çok büyük bir hayranıyım.I'm a very big fan of their food.
Onların beni görmelerini istemiyorum.I don't want them to see me.
Çoğu insan onların ortalamanın üstünde olduklarına inanıyor.Most people believe that they're above average.
Ben onların bunu, bilerek yaptıklarını düşünüyorum.I think they did that on purpose.
Onların neden anlamadıklarını bilmiyorum.I don't know why they don't understand.
Onların soruyu cevaplaması gerekiyor.They need to answer the question.
Onların bu soruyu yanıtlamaları gerek.They need to answer this question.
Onların evliliği mutlu bir evlilikti.Their marriage was a happy one.
Onların bir oğlu ya da bir kızı olacak mı?Are they going to have a boy or a girl?
Onların kafalarını uçurun!Off with their heads!
Onların hiçbiri doğru değil.None of that is true.
Onların hoş bir çift olacağını düşünüyorum, değil mi?I think they'd make a cute couple, don't you?
Bu onların planı.That's their plan.
Onların hepsi iyi iş çıkardı.They all did well.
Onların hepsi bunu sevdi.They all loved it.
Onların yardıma ihtiyacı olacak.They'll need help.
Burada onların satılık mülkü var mı?Do they have a property for sale here?
Onların birbirleri için mükemmel bir eş olacağını düşünüyorum.I think they'd be a perfect match for each other.
Onların ne hakkında güldüklerini merak ediyorum.I wonder what they're laughing about.
Zaman onların lehine.Time is on their side.
Onların sırlarını ifşa etmeyeceğim.I'm not going to reveal their secrets.
Onların kavgası, bir alfa erkeğin sidik yarışından başka bir şey değildir.Their fight is nothing but an alpha male pissing contest.
Hükümet otuz yıl önce onların yok edilmesini emretti.The government ordered their destruction thirty years ago.
Ben sadece onların bana yapmamı söylediklerini yaptım.I just did what they told me to do.
Bu tür düşüncelerin sonuçta onların nihai kararı üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştır.Such considerations ultimately had no effect on their final decision.
Eğer bu şeyleri başka biri yapsa onların politik kariyeri biterdi.If anyone else did these things, their political career would be finished.
Onların gerçekten neye inandıklarını söylemek imkansız.It's impossible to tell what they really believe.