Ana içeriğe geç
Sözlük

onların ile cümle

onların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onların öğretmeni olarak ona saygı gösterildi.He was respected as their teacher.
Onların lideri olarak ona saygı duyuluyor.He is looked up to as their leader.
O onların resepsiyon tarzından memnun değil.He is displeased with their way of reception.
Onların davetini kabul etmedi.He did not accept their invitation.
O onların şikayetlerine kulaklarını tıkadı.He turned a deaf ear to their complaints.
O onların ricasına kulak asmadı.He turned a deaf ear to their request.
O onların hepsinin en yaşlısı.He is the oldest of them all.
Onların ona davranış tarzı hakkında söylendi.He grumbled about the way they treated him.
Onların sana söyledikleri şey dün bana söylediklerinin tam tersi.What they said to you is exactly the opposite of what they told me yesterday.
Onların ne zaman varacağını biliyor musunuz?Do you know when they will arrive?
Onların yalan söylediği belliydi.It was obvious that they had told a lie.
Onların birbirlerine âşık olduğunu biliyorum.I know they're in love with each other.
Onların buraya geldiği gerçeği inkar edilemez.The fact that they came here is undeniable.
Onların yaptıkları şey ekonomiyi mahvediyor.What they are doing is ruining the economy.
Onların hapishaneden nasıl kaçtıkları bir sırdır.It is a mystery how they escaped from prison.
Onların hangi trende olacaklarını bilmiyorduk.We didn't know what train they'd be on.
Onların hepsi mutlu değil.Not all of them are happy.
Ben onların hepsini seviyorum.I like all of them.
Onların hepsi fakir değil.All of them are not poor.
Onların yangını kontrol altına alması şafaktan önceydi.It was before dawn that they got the fire under control.
Onların karşılaşmaları kaçınılmazdı.It was inevitable that they would meet.
Onların ilgilenmesi için bir sürü sorun var.There are many problems for them to deal with.
Bana onların bulunmama nedenini söyle.Tell me the reason why they are absent.
Onların ne kadar süredir evli olduğunu biliyor musunuz?Do you know how long they have been married?
Onların evleneceği söylentisi hemen yayıldı.The rumor that they would get married spread at once.
İşte onların izlemesi için yeni bir video.Here is a new video for them to watch.
Onların eski binayı yıkışını izledim.I watched them destroy the old building.
Onların yaptığı araştırmalar, Amerikalıların Japonya ile ilgilenmediğini gösteriyor.The research done by them shows that Americans are not interested in Japan.
Sen hiç onların zamanında geldiğini fark ettin mi?Have you ever known them to come on time?
Onların verdiği akşam yemeği kötü pişirilmişti.The dinner they served was badly cooked.
Onların yeni bir araba almasını ummuyoruz.We do not anticipate their buying a new car.
Onların geç gelmesi benim hatamdı.It was my fault that they came late.
Onların buraya geç geldiklerinden emin ol.Make sure that they come here late.
Onların birlikte iyi geçinmeyecekleri içime doğuyor.I feel in my bones that they will never get along well together.
Onların sessizliğini boyun eğme olarak algılama.Don't interpret their silence as obedience.
Onların sessizliğini itaat olarak yorumlama.Don't interpret their silence as obedience.
Onların dışarı çıkması önemlidir.It's important for them to go out.
Onların gidecek başka yeri yok.They have nowhere else to go.
Onların pek çok ortak yanı var.They have a lot in common.
Onların on yaşında bir oğlu var.They have a ten-year-old son.
Onların öyle yapma hakkı var.They have the right to do so.
Onların neredeyse hiç zamanı kalmadı.They hardly have any time left.
Onların yaşayacak hiç evi yok.They have no house to live in at all.
Onların birbirleriyle ortak yanı var.They have something in common with each other.
Onların kendi çocukları olmadığı için küçük bir kızı evlat edinmeye karar verdiler.Since they had no children of their own, they decided to adopt a little girl.
Onların sadece bir çocuğu vardı.They had only one child.
Onların yiyecekleri yoktu.They had no food.
Onların ikiz kızları var.They have twin daughters.
Onların kendi sorunları var.They have their own troubles.
Onların iki kız çocuğu var.They have two daughters.
Onların, geçimini sağlayacak bir sürü çocukları vardı.They had a lot of children to provide for.
Onların ekstra yardıma ihtiyacı var.They require extra help.
Onların büyük gününün ne zaman olduğunu onlara sormak istiyorum.I want to ask them when their big day is.
Onların üç çeyreği anlaştı.Three quarters of them agreed.
Onların konseri büyük bir başarıydı.Their concert was a big hit.
Onların takımından üç puan ilerdeyiz.We are three points ahead of their team.
Onların hepsinin komploda yer aldığını düşünüyorum.I think most of them took part in the plot.
Sanırım onların çoğu eve gitti.I guess most of them went home.
Onların fikirlerinin her biri hem iyi noktalara hem de kötü noktalara sahiptir.Each of their opinions has both good points and bad points.
Onların görüşü biraz önemlidir.Their opinion matters little.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod