Ana içeriğe geç
Sözlük

onların ile cümle

onların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben onların arasına oturdum.I sat among them.
Onların söylediğine inanıyorum.I believe in what they said.
Ben onların onayını istedim.I asked for their approval.
Onların hepsini tanıyorum.I know all of them.
Onların hiçbiri tanımıyorum.I know none of them.
Onların sabah kahvaltısını hazırlamalıyım.I must prepare their breakfast.
Ben onların taleplerini karşılayamam.I cannot meet their demands.
Onların hepsini tanımıyorum.I don't know all of them.
Onların her ikisini de tanıyorum.I know both of them.
Onların Beyzbol oynamasını izledik.We watched them play baseball.
Ben dinledim ama onların ne söylediğini çıkaramadım.I listened but couldn't make out what they were saying.
Aslında, onların bütün ilgilendiği güçtür.In reality, all they are interested in is power.
Ciddi yaralarına rağmen onların hepsi iyi ruh hali içindeydi.For all their serious wounds, all of them were in good spirits.
Komutan onların ilerlemelerini emretti.The general commanded them to move on.
Durum onların kontrolünden çıktı.The situation got out of their control.
Birkaç rehber kitap satın aldım, onların hiçbiri bana yardım etmedi.I bought several guidebooks, none of which helped me.
Sadece öğrenciler değil fakat aynı zamanda onların öğretmeni de tatil istiyor.Not only the students but also their teacher wishes for holidays.
Ben onların hepsini sevmiyorum.I don't like all of them.
Onların hepsini büyük bir çantaya koyar mısın?Could you put all of them in a large bag?
Onların hepsi benim kişisel eşyalarım.They are all my personal belongings.
Onların arkasından başkaları hakkında kötü şeyler söyleme!Don't say bad things about others behind their backs.
Onların üniversiteye gitmelerini ve işadamları olmayı öğrenmelerini istedi.He wanted them to go to college and learn to be businessmen.
Büyük bir otelde kalırsanız, onların yüzme havuzu kullanabilirsiniz.If you stay at a big hotel, you can use their swimming pool.
Şiddetli yağmur, onların kalkışını erteledi.The heavy rain made them put off their departure.
Yoğun kar onların kalkışını erteletti.The heavy snow made them put off their departure.
Onların sınıfının sorumluluğunu kim alacak?Who will take charge of their class?
Onların hiçbiri hayatta değil.None of them is alive.
Onların bir erkek bebeği oldu.A baby boy was born to them.
Onların başkenti yıllarca Cuzco idi.Their capital was Cuzco for many years.
Bunun için onların başlarındaki mıknatıslar sorumluydu.The magnets on their heads were responsible for that.
Onların evleneceklerine kesin gözüyle bakıyorum.I take it for granted that they'll get married.
Onların her ikisi de aynı anda geldiler.Both of them arrived at the same moment.
Onların ikisi arasındaki ilişkiler nasıl gidiyor?How are relations between the two of them going?
Onların tartışması sonunda berabere bitti.Their argument eventually ended in a draw.
Onların görüşleri arasında ince bir fark vardı.There was a subtle difference between their views.
Onların kılıçları çatıştı.Their swords clashed.
Onun onların hepsiyle iskambil oynadığını gördüm.I saw him playing cards with all of them.
Onların yaptığı model uçak kırılgandı.The model plane they built was fragile.
O, işsiz olduğu için, onların evliliği başarısız oldu.Because he was unemployed, their wedlock failed.
Onların varış haberi heyecanımıza katkıda bulundu.The news of his arrival added to our excitement.
O, onların davetini reddetti.He declined their invitation.
Onların hiç ortak yanı yok.They don't have anything in common at all.
O, onların o handa kalmalarını önerdi.He proposed that they put up at that inn.
O, onların her ikisini de yemek istiyor.He wants to eat both of them.
O sadece on iki yaşında ama o onların en iyisiyle satranç oynar.He's only twelve, but he plays chess with the best of them.
O, diğerlerini ve onların örneğini takip ederek golf öğrendi.He learned golf by watching others and following their example.
Onların zamanını aldığı için onlardan özür diledi.He apologized to them for taking up their time.
O onların o handa kalmalarını önerdi.He proposed that they stay at that inn.
O, onların zamanında gelmesi gerektiğini vurguladı.He stressed that they must arrive punctually.
O, onların kavgasına bir son vermeye çalıştı.He tried to put an end to their quarrel.
O, onların sahip olduğu tek çocuktur.He is the only child they have.
O, onların teşviklerinin eksikliği tarafından kızdırıldı.He was incensed by their lack of incentives.
Onların lideri olarak hayranlık duyuluyordu.He was looked up to as their leader.
Onların planı hakkında bir şey bilmediğini inkar etti.He denied knowing anything of their plan.
O onların planı üzerinde düşündü.He contemplated their plan.
Onların hararetli tartışmaya bir son vermek için boşuna uğraştı.He tried in vain to put an end to their heated discussion.
O onların kararına kendini teslim etmek zorunda kaldı.He had to submit himself to their decision.
Onların mutluluğunu kıskanmıştı.He was jealous of their happiness.
O, onların okul müdürünün ertesi gün oraya gideceğini söyledi.He said that their principal would go there the next day.
O, onların ona yaptıklarına kızgın.He is furious at what they have done to him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
onların ile cümle - Sayfa 3 - onların kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App