Ana içeriğe geç
Sözlük

onların ile cümle

onların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onların ödemek için ne kadar istekli olduğu henüz bana söylenmedi.I haven't yet been told how much they are willing to pay.
Onların hepsini yedim.I ate them all.
Takımınız çok iyi, ama onlarınki en iyisi.Your team is very good, but theirs the best.
Onların bu kadar aptal olacağını hiç düşünmedim.I never thought they'd be this stupid.
Hiç kimse diğerlerinin onların aptal olduklarını düşünmelerini istemiyor.Nobody wants others to think they're stupid.
Tom konuştuğunda, onların hepsi sessiz kaldılar.When Tom spoke, they all remained silent.
Bu onların değil.This is not theirs.
Erkekler, kadınlar, oğlanlar ve kızlar, onların hepsi insandırlar.Men, women, boys, and girls, they're all people.
Onların şimdi üç çocukları var.They now have three kids.
Şu anda onların üç çocukları var.They now have three children.
Onların bir bilgisayarı var mı?Do they own a computer?
Tom duygularını gizler ve o sarhoş olduğunda onların hepsi ortaya çıkar.Tom bottles up his emotions and they all come out when he gets drunk.
Onların kampanyaları hükümet tarafından finanse ediliyor.Their campaigns are financed by the government.
Onların gerisi yakında gelecek.The rest of them will come soon.
Tom ve Mary'nin arkadaşları onların yeni dairelerine taşımalarına yardımcı oldular.Tom and Mary's friends helped them move into their new apartment.
Onların beni aramalarını iste.Ask them to call me.
Neredeyse onların ikisi de öldürüyordu.He nearly killed both of them!
Onların gelecek hafta daha az boş zamanı olacak.They will have less free time next week.
Biz onların spor giysilerini unutmamalıyız.We mustn't forget their sports gear.
Biz onların saat 8'de geleceklerini unutmamalıyız.We mustn't forget that they're arriving at 8 o'clock.
Onların kendi cep telefonları için köntöre ihtiyaçları olacak.They will need credit for their mobile phones.
Onların hala ekmeği var. Biraz ister misin?They still have bread. Do you want some?
Onların pazartesi günü çalışmaları gerekir.They should work on Monday.
Onların artık elektrikleri yoktu.They had no more electricity.
Onların yağmurlukları yok mu?They don't have raincoats?
Onların evleri denize yakın durumdadır.Their houses are located near the sea.
Onların çok kısa olduğunu düşünüyor.She thinks they are too short.
Bu onların her zaman yapmak istedikleri bir şey.It's something they always wanted to do.
Onların gelip gelmediğini bilmek istiyorum.I'd like to know if they have arrived.
O onların çok büyük olduğunu düşünüyor.He thinks they are too big.
Onların bavulları var mı?Do they have their suitcases?
Onların bavulu var mı?Do they have their suitcase?
Onların başka neye ihtiyaçları var?What else do they need?
Onların yapabileceği hiçbir şey yok.There's nothing they can do.
Onların bizim için bir şeyi var.They've got something for us.
Onların yapabileceği hiçbir şey yok mu?Is there nothing they can do?
Onların yapabileceği hiç bir şey yok mu?Isn't there anything they can do?
Olaydan sonra, onların arkadaşları ve yakınları onları daha seyrek ziyaret etmeye başladı.After the incident, their friends and relatives began to visit them less frequently.
Formülleri ezberlemek yeterli değil. Onların nasıl kullanılacağını bilmen gerek.It's not enough to memorize the formulas. You need to know how to use them.
Ben onların suyunu içmem.I don't drink their water.
Onların çoğunu satıyor musun?Do you sell a lot of those?
Onların hepsi bir resim için poz verdi.They all posed for a picture.
Onların onu yapmasına izin veremeyiz.We can't let them do that.
Onların istediğini yapsak iyi olur.We'd better do what they ask.
Onların bize büyük paralar ödemesinin nedeni bu.That's why they pay us the big bucks.
Onların Park caddesindeki bir evin bodrumunda gömülmüş bir iskelet bulduklarını duydum.I heard they found a skeleton buried in the basement of a house on Park Street.
Onların sorusunu cevaplamak için elimden geleni yaptım.I did the best I could to answer their questions.
Onların bu arabayı almalarını tavsiye etmem.I don't advise them to buy this car.
Onların kimliğini saptayabilir misin?Can you identify them?
Yeni hastane yapmanın maliyeti onların olacağını düşündüğünden çok daha yüksekti.The cost of building the new hospital was a lot higher than they thought it would be.
Onların fark ettiğini düşünüyor musun?Do you think they noticed?
Onların ayrıldığına dair söylentiler var.There are rumors that they broke up.
Onların bizi duyduklarını düşünüyor musun?Do you think they heard us?
Onların elmaları bizim elmalar kadar iyi değil.Their apples aren't as good as our apples.
Onların elmaları bizimkiler kadar iyi değil.Their apples aren't as good as ours.
Onların ne öğrendiğini biliyor musun?Do you know what they found out?
Onların her ikisine sahip olamazsın.You can't have both of those.
Tom ve Mary ne olduğunu fark etmeden önce onların arkadaşlığı aşka dönüştü.Before Tom and Mary realized what was happening, their friendship had turned into love.
Onların benim hakkımda konuştuklarına inanamıyorum!I can't believe they were talking about me!
Onların ikinci albümü ilk albümlerinden çok daha iyidir.Their second album is much better than their first album.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod