Ana içeriğe geç
Sözlük

onların ile cümle

onların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün paramı yatırdım ve daha sonra onların işinin bir raket olduğunu öğrendim.I invested all my money and then found out their business was a racket.
Ben onların bayraklarını selamlamıyorum.I don't salute their flag.
Onların planları ters gitti.Their plans have gone awry.
"Başka kek yok mu?" "Ben onların her ikisini de yedim.""There are no more cakes?" "I ate both of them."
Onların oturma odasında bir yuvarlak masası var.They have a round table in the living room.
Onların kazanmalarını beklemiyorum.I don't expect them to win.
Onların gömleklerini katlamıyorum.I'm not folding their shirts.
Onların üçü limuzine bindi.All three of them got in the limo.
Onların gelmesine gerek yoktu.They didn't need to come.
Onların fokları beslemesini izlemek için hayvanat bahçesine gidelim.Let's go to the zoo to watch them feed the seals.
Tom onların konuşmasına kulak misafiri oldu.Tom overheard their conversation.
Tom'un iki erkek kardeşi var. Onların her ikisi de Boston'da yaşıyor.Tom has two brothers. Both of them live in Boston.
Çoğu durumda, onların cevapları doğru.In most cases, their answers are right.
Onların Tom'a adil davrandığını düşünüyor musun?Do you think they gave Tom a square deal?
Kentte olduğum zaman hep onların evinde kalırım.I always stay at their house when I'm in town.
Onların her ikisi de aynı adama aşıktı.They both fell in love with the same man.
Şey, onların ne dediklerini biliyorsun.Well, you know what they say.
Arabamız oldukça eski ama onlarınki de öyle.Our car is rather old, but so is theirs.
Onların karar vermesine izin ver.Let them decide.
Onların bizsiz gitme düşüncesini sevmiyorum.I don't like the idea of them going without us.
Onların bir arkadaşı mısın?Are you a friend of theirs?
Onların babası kanton için mi çalışıyor?Does their father work for the canton?
Onların buraya gelmesini söyle.Tell them to come here.
Açıkça, onların hakkında endişelenecekleri daha önemli şeyleri var.Clearly, they have more important things to worry about.
Onların aklında ne var?What do they have in mind?
Tom onların her ikisine baktı.Tom looked at them both.
Onların Fransızcada Fransız kornosuna ne dediklerini biliyor musun?Do you know what they call a French horn in French?
Neden onların bunu sevdiğini düşünüyorsun?Why do you think they like it?
Onların bir tekneleri vardı.They had a boat.
Onların ne olduğu konusunda bir fikri var mı?Do they have any idea what happened?
Onların konuştuğu dili tanımıyorum.I don't recognize the language they're speaking.
Onların her ikisi de ne olduğunun farkında.Both of them are aware of what has happened.
Onların silahları vardı.They had weapons.
Onların yaptığı her şey bizim içindi.Everything that they did was for us.
Onların bu kadar sofistike bir şeyi yok.They've got nothing this sophisticated.
Bunun onların istedikleri fiyata değer olduğunu sanmıyorum.I don't think it's worth the price they're asking.
Onların bulantısı vardı.They had nausea.
Onların hiçbirinde elma yoktu, bu yüzden onu yerine birkaç muz aldım.They were all out of apples, so I bought some bananas instead.
Onların hepsi buraya yiyecek satın almak için geliyorlar.They all come here to buy food.
Onların ne sakladığını merak ediyorum.I wonder what they've been keeping secret.
Onların gizli bir silahı olduğunu duydum.I hear they have a secret weapon.
Bazı yılanlar zehirli ama ben hâlâ onların hepsinden korkuyorum.Some snakes are venimous but I still fear all of them.
Onların söyledikleri doğru olmalı.It must be true what they say.
O, onların tamamen hakkında konuştukları şey.It's all they talk about.
Onların hepsi Fransızca konuşuyor.They all speak French.
Onların hepsi Fransızca konuşur.All of them speak French.
Onların hiçbiri Fransızca konuşmaz.None of them speak French.
Tom onların onun takımda kalmasına izin vereceklerinden emin değildi.Tom wasn't sure they'd let him stay on the team.
O, onların ne için ödediği.That's what they paid for.
Bir şey yanlış giderse onların aramasını umalım.Let's hope they call you if something goes wrong.
Onların bize söylediği bu.That's what they told us.
Onların bana söylediği bu.That's what they told me.
Sana onların bizi özleyeceğini söyledim.I told you they'd miss us.
Bana onların kim olduğunu söyleyebilir misin?Can you tell me who they are?
Lütfen sadece bana onların ne söylediğini söyle.Please just tell me what they say.
Onların bize söylemediği bir şey var.There's something they're not telling us.
Onların planı hakkında ne düşündüğümü onlara söyledim.I told them what I thought of their plan.
Onların istedikleri şeyi bana söyleyeceklerini düşünürdün.You'd think they'd tell me what they want.
Onların onu yapamayacağını Tom'a kim söyleyecek?Who's going to tell Tom they can't do that?
Onların yardımına ihtiyacımız olduğunu az önce herkese söyledim.I just told everybody that we need their help.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod