Onların geri geldiğini sanmıyorum.I don't think they're coming back.
Onların bizi gördüğünü sanmıyorum.I don't think they've seen us.
Onların mizahını anlamıyorumI don't understand their humor.
Onların bilmediği bir şey biliyorum.I know something they don't know.
Ben onların hatalı olduklarını düşünüyorum.I think they were mistaken.
Onların bunu nasıl yaptığını bilmek istiyorum.I want to know how they do that.
Saat tamir edilmeden önce onların gitmesine izin veremem.I can't let them leave before the watch is fixed.
Onların bağımsız işlerinin farkında mısın?Are you aware of their indie work?
Onlardan beşi bana saldırdı ama onların hepsinin üstesinden geldim.Five of them attacked me, but I overcame them all.
Onların sözleşmelerini sansürlemem.I don't censor their articles.
Onların makalelerini sansürlemem.I don't censor their articles.
Ben onların hepsini öldürdüm.I killed them all.
Onların ikisini de öldürdüm.I killed them both.
Onların listede olduğunu biliyordum.I knew they were on the list.
Onların senin arkadaşların olduklarını biliyordum.I knew they were your friends.
Onların Tom'dan şüpheleneceğini biliyordum.I knew they would suspect Tom.
Onların Tom'a ne yaptıklarını biliyordum.I knew what they did to Tom.
Onların istediğini yapmazsam bana ne yapacaklarını biliyordum.I knew what they'd do to me if I didn't do what they asked.
Onların her ikisinin de mutlu olduklarını biliyorum.I know they're both happy.
Sorunlarımız olduğunu biliyorum fakat sanırım onların hepsi çözüldü.I know we've had problems, but I think they've all been solved.
Onların ne olduklarını biliyorum.I know what they are.
Onların ne demek istediklerini biliyorum.I know what they mean.
Onların ne dediklerini biliyorum.I know what they said.
Onların ne yapmamı istediklerini biliyorum.I know what they want me to do.
Ben onların neye benzediğini bilirim.I know what they're like.
Onların gitmesine izin verdim.I let them go.
Onların hepsi takım.They're all set.
Onların maillerini kontrol etmedim.I did not check their mail box.
Onların bulmadığı bir şey buldun.You found something they didn't.
Diyet hapları, onların dedikleri kadar sağlıklı mı?Are diet pills as healthy as they say?
Onların anne ve babaları nişanı kabul etti.Their parents agreed to the engagement.
Onların hiçbiri orada değildi.None of them was there.
Onların yetenekli bir yapımcısı var.They have a talented producer.
Bu onların suçu değil.It's not their fault.
Onların ikisinden daha uzun olanı önce dışarıya çıktı.Of the two of them, the taller one went out first.
Onların botları başıboş.Their boat is adrift.
Onların her ikisi de Fransızca anlar mı?Do they both understand French?
Benim iki arabam var ama onların ikisi de servis dışı.I've got two cars, but they're both out of service.
Tom onların hatası için suçu üstlendi.Tom took the blame for their mistake.
Onların başına ne geldi?What became of them?
Onların çalışması gerek.They need to study.
Onların erken kalkmaları gerekir.They need to get up early.
İşte onların kitapları.Here are their books.
Bitkilerinizle konuşmak onların daha hızlı büyümelerine yardımcı olmaz.Talking to your plants doesn't help them grow faster.
Başlarından geçenleri düşününce onların çok cesur olduklarını düşünüyorum.I think they were very brave, considering all they had to go through.
Onların hepsini görmek için geri gel.Come back to see them all?
Onların ikisi de benden hoşlanmazlar.They both don't like me.
Bugün onların hepsini satmak zorundayım.I have to sell them all today.
Onların etraftaki valizlerini çekmeyeceğim.I'm not going to drag their suitcases around.
Onların bagajını çekmeyeceğim.I'm not going to drag their luggage around.
Onların ikisi de yeteneklidir.They are both talented.
Bu atlar onların.These horses are theirs.
Ben onların evini geçerken Tom ve Mary tartışıyordu.Tom and Mary were arguing last night when I passed their house.
Onların istedikleri her şeyi almak için yeterli parası yok.They don't have enough money to buy everything they need.
Onların hepsi hamburgerler ve içecek bir şey sipariş etti.They all ordered hamburgers and something to drink.
Onların bugün eve erken gitmemize izin verip vermeyeceklerini merak ediyorum.I wonder if they'll let us go home early today.
Onların hepsinin olanların farkında olduklarından eminim.I'm sure they're all aware of what happened.
Bu onların istediği paraya değmez.It's not worth the money they're asking for.
Onların bir ip merdiveni olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if they have a rope ladder.
Yaklaşık bir saat önce onların sekizinin hepsini gördüm.I saw all eight of them about an hour ago.