Ana içeriğe geç
Sözlük

onların ile cümle

onların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Onların hepsini kullan.Use them all.
Onların hepsi bağırıyor.They all yell.
Onların ikisi de gülüyor.They both laugh.
Onların ikisi de gülümsüyor.They both smile.
O onların söylediğini kabul etti.He agreed to what they said.
Ben onların bu öğleden sonra bu radyoyu onaracaklarını düşünüyorumI think they'll fix the radio this afternoon.
Onların hepsi onun başarısını alkışladılar.They all applauded his success.
Onların berbat olduğunu düşündüm.I thought they were terrible.
Onların sana borçlu olduğu parayı topladın mı?Did you collect the money they owed you?
Onların hangi otelde yaşadığını öğren.Find out what hotel they're living at.
Önce, onların nerede yaşadığını öğrenmek zorundayız.First, we have to find out where they live.
Onların yeri burası değil.They don't belong here.
Onların umurunda bile değil.They don't even care.
Onların umurunda değil.They just don't care.
Onların bunu yapmasına izin verme.Don't let them do this.
Onların Tom'u incitmesine izin verme.Don't let them hurt Tom.
Onların yarısı çalışmıyor.Half of them don't work.
Ben onların adlarını yakalamadım.I didn't catch their names.
Onların öğretmen olduğunu sanmıyorum.I don't think they're teachers.
Bu onların uzun zamanını almadı.That didn't take them long.
Onların bizden öğrenmesine izin ver.Let them learn from us.
O onların umurunda değil.They don't care about that.
Onların bir kulübesi yok.They don't have a shed.
Onların hiç silahı yok.They don't have any weapons.
Onların bir nedene ihtiyacı yok.They don't need a reason.
Onların bir sebebe ihtiyacı yok.They don't need a reason.
Onların çok şansı yok.They don't stand a chance.
Onların ona ihtiyacı olmayacak.They won't be needing that.
Onların bir şansı olmayacak.They won't have a chance.
Onların hiç önemi yok.They're of no consequence.
Onların seni hayal kırıklığına uğratmalarına izin verme.Don't let them get you down.
Onların korktuğunu görmesine izin verme.Don't let them see you're afraid.
Ben onların hiçbirini tanımıyordum.I didn't know any of them.
Onların konuştuklarının çoğunu anlamadım.I didn't understand much of what they were talking about.
Tom'a bazı sorular sordum ve onların hepsini cevapladı.I asked Tom some questions and he answered all of them.
Onların bile Tom'dan yardım etmesini istemediğine eminim.I bet they didn't even ask Tom to help.
Onların Tom hakkında çok şey söylediğine eminim.I bet they said a lot of things about Tom.
Onların bize ödettiklerine inanamıyorum.I can't believe they made us pay.
Onların ikisi de aynı oğlana aşıklar.They're both in love with the same guy.
Onların ikisi de aynı kıza aşıklar.They're both in love with the same girl.
Geçen hafta üç restoranda yemek yedim. Onların üçünü de sevdim.I ate at three restaurants last week. I liked all three of them.
Onların bana önerdiği işi reddettim.I declined the job that they offered me.
Onların hala orada yaşayıp yaşamadıklarını bilmiyorum.I don't know if they still live there.
Onların isimlerinden hiçbirini hatırlamıyorum.I don't remember any of their names.
Onların hiçbirini tanıdığımı sanmıyorum.I don't think any of them know.
Onların yetişme ortamı ormansızlaşma tarafından tehdit ediliyor.Their habitat is threatened by deforestation.
Onların ağaçlarını dikmiyorum.I'm not planting their trees.
Onların aldığı hediye kendileri içindir.The present they bought is for themselves.
Onların hepsini gördüm.I've seen them all.
Onların hepsini denedim.I've tried them all.
Onların oldukça iyi olduklarını duyuyorum.I hear they're pretty good.
Onların geldiğini duydum.I heard them coming.
Ben onların onu takdir etmesini umarım.I hope they appreciate it.
Onların bir tedavi bulduğunu umuyorum.I hope they found a cure.
Ben onların dinlediğini umarım.I hope they were listening.
Tüm onların isimlerini bilmiyorum.I don't know all their names.
Onların nereli olduğunu bilmiyorum.I don't know where they're from.
Onların kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who they are.
Onların bize inandığını sanmıyorum.I don't think they believe us.
Onların beni sevdiğini sanmıyorum.I don't think they liked me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod