Onların rehineleri var.They have hostages.
Onların çocukları var.They have kids.
Onların silahları var.They have weapons.
Onların niyeti iyi.They mean well.
Onların niyeti iyiydi.They meant well.
Onların arkadaşlara ihtiyacı var.They need friends.
Onların yardıma ihtiyacı var.They need help.
Onların ona ihtiyacı var.They need him.
Onların talimatlara ihtiyacı var.They need instructions.
Onların bana ihtiyacı var.They need me.
Onların korunmaya ihtiyacı var.They need protection.
Onların buna ihtiyacı var.They need this.
Onların Tom'a ihtiyacı var.They need Tom.
Onların sana ihtiyacı var.They need you.
Onların gizliliğe ihtiyaçları vardı.They needed privacy.
Onların elemanı azdı.They were shorthanded.
Onların hepsi kötü.They're all bad.
Onların hepsi çocuk.They're all children.
Onların hepsi farklı.They're all different.
Onların hepsi ölüyor.They're all dying.
Onların hepsi sahte.They're all fake.
Onların hepsi iyi.They're all fine.
Onların hepsi suçlu.They're all guilty.
Onların hepsi burada.They're all here.
Onların hepsi yalancı.They're all liars.
Onların hepsi benim.They're all mine.
Onların hepsi normal.They're all normal.
Onların hepsi deli.They're all nuts.
Onların hepsi dehşete kapılmış.They're all terrified.
Onların hepsi turist.They're all tourists.
Onların hepsi üst katta.They're all upstairs.
Onların hepsi bekliyorlar.They're all waiting.
Onların her ikisi de son derece meraklı.They're awfully nosy.
Onların her ikisi de hayatta.They're both alive.
Onların her ikisi de sarhoş.They're both drunk.
Onların her ikisi de boş.They're both empty.
Onların her ikisi de iyi.They're both fine.
Onların her ikisi de gitti.They're both gone.
Onların her ikisi de sırıtıyor.They're both grinning.
Onların her ikisi de gülüyor.They're both laughing.
Onların her ikisi de sessiz.They're both quiet.
Onların her ikisi de haklı.They're both right.
Onların hepsi gitti.They've all left.
Onların arkadaşları var.They've got friends.
Onların yeterince vardı.They've had enough.
Onların silahlarını alın.Get their weapons.
Bu onların yıldönümü.It's their anniversary.
Bu onların seçimi.It's their choice.
Bu onların hatası.It's their fault.
Bu onların işi.It's their job.
Bu onların hakkı.It's their right.
O onların işi.That's their business.
Onların işi bu.That's their business.
Bu onların sorunu.That's their problem.
O onların taktiği.That's their strategy.
Onların stratejisi bu.That's their strategy.
Onların bilgisi var.They have information.
Onların hepsi güvende.They're all safe.
Onların kaybı bizim kazancımızdır.Their loss is our gain.
Onların patlayıcıları var.They've got explosives.