onaylama ile cümle
onaylama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Alarm bildiriminde onaylama isteΝα ζητείται να επιβεβαιώσετε ότι λάβατε γνώση της ειδοποίησης
Alarm bildiriminde onaylama isteВимагати підтвердження про ознайомлення з нагадуванням
Alarm bildiriminde onaylama isteЗапрос на подтверждение прочтения при напоминании, требующем подтверждения
Alarm bildiriminde onaylama isteПитане за потвърждение при уведомяване за аларма
Alarm bildiriminde onaylama isteהצגת בקשה לאישור עם סגירת התזכורת
Alarm bildiriminde onaylama isteإعلام التأكيد عند استلام التنبيه
Alarm bildiriminde onaylama isteアラームを了解した後に再度確認を促す
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Aber alles in Betracht ziehend, werde ich immer noch so abstimmen wie ich es vorhatte.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Ampak glede na vse okoliščine bom podprl ta predlog, tako kot sem že prej nameraval.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Dar cu toate acestea, am sa votez asa cum am sa votez.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.De miután mindent átgondoltam, mégis úgy fogok szavazni, ahogyan eldöntöttem.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.하지만 여러분을 보며 이야기하고 싶었습니다. 제게 반대하심을 이해하고,
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Maar ik heb alles overwogen en ik verander mijn stem niet.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum."Mas tendo considerado tudo, "vou votar na mesma da maneira que vou votar.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Pero habiéndolo considerado por completo, votaré de la forma que votaré.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Po przemyśleniu zdecydowałem, że jednak ją poprę.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Όμως έχοντας λάβει όλα αυτά υπόψιν, επιμένω στην ψήφο μου.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Но като взех всичко предвид, все пак ще гласувам по начина, по който съм решил.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Но подумав обо всем, я все равно буду голосовать так, как буду.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.אבל לאחר שחשבתי על כל העניין, אני עדיין הולך להצביע כמו שתכננתי.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.لوكنني أود أن أصلكم وأقول لكم ، أنني أتفهم عدم أتفاقكم معي
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.しかしあなた方に言いたい あなた方が反対しているのは理解しており
Ayrıca iki kısıtlı olmayan şahidin imzaları onaylaması gerekir.Därtill måste två ojäviga personer bevittna det.
Ayrıca iki kısıtlı olmayan şahidin imzaları onaylaması gerekir.En outre, deux personnes irrécusables doivent attester son authenticité.
Ayrıca iki kısıtlı olmayan şahidin imzaları onaylaması gerekir.Lisäksi kahden esteettömän henkilön on todistettava se oikeaksi.
Ayrıca iki kısıtlı olmayan şahidin imzaları onaylaması gerekir.بالإضافة إلى ذلك يجب أن يقوم شخصان مؤهلان بالشهادة على أنه صحيح.
Azami Onaylama- Zaman aşımıConfirmation-Timeout-Max
Azami Onaylama- Zaman aşımıMaksymalny czas oczekiwania na potwierdzenie
Azami Onaylama- Zaman aşımıMassima scadenza di conferma
Azami Onaylama- Zaman aşımıMaximal tidsgräns för bekräftelse
Azami Onaylama- Zaman aşımıTempo- Limite de Confirmação
Azami Onaylama- Zaman aşımıΕπιβεβαίωση- λήξη χρονικού ορίου- Μεγ
Azami Onaylama- Zaman aşımıМаксимальний час очікування підтвердження
Babalığın tanınması işlemini nüfüs işleri dairesi (maistraatti) onaylamaktadır.Faderskapet fastställs av magistratet.
Babalığın tanınması işlemini nüfüs işleri dairesi (maistraatti) onaylamaktadır.Isyyden tunnustamisen vahvistaa maistraatti.
Babalığın tanınması işlemini nüfüs işleri dairesi (maistraatti) onaylamaktadır.La Agencia Administrativa Regional confirmará la paternidad.
Babalığın tanınması işlemini nüfüs işleri dairesi (maistraatti) onaylamaktadır.La paternité est confirmée par le bureau local d’enregistrement.
Babalığın tanınması işlemini nüfüs işleri dairesi (maistraatti) onaylamaktadır.Признание отцовства заверяется магистратом.
Babalığın tanınması işlemini nüfüs işleri dairesi (maistraatti) onaylamaktadır.تصادق مديرية الأحوال المدنية العامة على الأبوة.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Eran amables conmigo, amistosos y educados, pero no aprobaron mi matrimonio.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Ils étaient aimables avec moi, amicaux et polis, mais ils n'approuvaient pas mon mariage.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Ludzie byli dla mnie mili i przyjaźni, ale nie popierali mojego małżeństwa.
Bana kibarca ve nazik davranıyorlardı, ama evliliğimi onaylamadılar.Μου φέρθηκαν καλά, ήταν φιλικοί και ευγενικοί, αλλά δεν ενέκριναν το γάμο μου.
Bazılarınızın olayı ele alış şeklimi onaylamadığını da biliyorum.Sono anche conscio che alcuni di voi potrebbero non concordare su... come ho gestito la cosa finora.
Bazılarınızın olayı ele alış şeklimi onaylamadığını da biliyorum.Ştiu de asemenea că unii dintre voi nu sunt de acord cu modul în care eu... am organizat lucrurile pînă acum.
Bazılarınızın olayı ele alış şeklimi onaylamadığını da biliyorum.Také vím, ľe někteří z vás nesouhlasí s tím, jak jsem to tu prozatím vedl.
Bazılarınızın olayı ele alış şeklimi onaylamadığını da biliyorum.Wiem też, że niektórzy z was nie zgadzają się z tym, jak... dotychczas prowadziłem tą sprawę.
Bazılarınızın olayı ele alış şeklimi onaylamadığını da biliyorum.Ξέρω επίσης πως μερικοί από εσάς μπορεί να διαφωνούν με τον τρόπο που... χειρίστηκα αυτό το θέμα ως τώρα.
Bazılarınızın olayı ele alış şeklimi onaylamadığını da biliyorum.Я так же знаю, что некоторые из вас против того, как я... Веду это дело.
Bazılarınızın olayı ele alış şeklimi onaylamadığını da biliyorum.わかっている。 それは公平な判断だ。
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.Chúng phát triển một vài kỹ năng thay thế như thế này mà chúng tôi không nhất thiết phải chấp nhận.
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.Concep diverse astfel de tehnici alternative pe care noi nu le-am aprobat neapărat.
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.Desenvolvem várias destas técnicas alternativas que nós não aprovamos necessariamente.
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.De udvikler adskillige af disse alternative teknikker som vi ikke nødvendigvis synes godt om.
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.De utvecklar flera av dessa alternativa tekniker som vi inte nödvändigtvis godkände.
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.Ellos desarrollan varias de estas técnicas alternativas que no aprobamos necesariamente.
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.Ils développent plusieurs de ces techniques alternatives que nous n'approuvons pas nécessairement.
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.코끼리들은 그 외에도 이런 식의 얌체같은 방법들을 구상해 냈죠.
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.Mereka mengembangkan beberapa teknik alternatif yang tidak kami ajarkan ini.
Bizim her zaman onaylamadığımız bu alternatif yöntemleri buluyorlar.Ne kehittelevät useita vaihtoehtotekniikoita, joita emme välttämättä katsoneet hyvällä silmällä.