onaylama ile cümle

onaylama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak Amerika Birleşik Devletleri Senatosu anlaşmayı onaylamamıştır.Gli Stati Uniti però non ratificarono il trattato.
Bu kararı kraliçeye bildirip onaylamasını istediler.La regina apparentemente approvò la loro relazione.
Türkiye Paris Anlaşması imzaladı ama onaylamadı.Kirghizistan ha firmato ma non ancora ratificato.
24 ülke ise antlaşmayı imzalamış ancak onaylama işlemini tamamlamamıştır.Altri 32 paesi hanno firmato ma non ratificato il trattato.
1992 yılında Fransa'nın Maastricht Anlaşması'nı onaylamasına karşı çıkmıştır.В 1992 г. возглавил кампанию против подписания Францией Маастрихтского договора.
Hoşgörü, insanların onaylamadıkları davranışlara veya eylemlere müdahale etmemeleri gerektiği inancıdır.Мурджииты считали такой переход невозможным, так как вера не зависит от дел верующего и не уменьшается.
Ancak babası onun bu ilişkisini onaylamamaktadır.Его мать не одобрила эти отношения.
Jerry, Rick'in Morty üzerindeki etkisini kesinlikle onaylamamaktadır.Неудивительно, что Рик вынужден скрывать от Мэрриен своё настоящее имя.
Ancak Amerika Birleşik Devletleri Senatosu anlaşmayı onaylamamıştır.Этот договор не был одобрен Конгрессом США.
Tiberius'un Vipsania'yı sevdiği ve Julia'yı onaylamadığı aktarılır.Тот признаётся, что любил Джулию, а не Элизабет.
Onaylama, reddetme, vedalaşma, çağırma vb.Поклонами приветствуют, благодарят, извиняются, поздравляют.
1992 yılında Fransa'nın Maastricht Anlaşması'nı onaylamasına karşı çıkmıştır.في عام 1992 صادقت فرنسا على معاهدة ماستريخت تأسيس الاتحاد الأوروبي.
Zardinidis’in ailesi bu birlikteliği onaylamadı, Roza’nn zayıf bir ahlâka sahip olduğunu düşünüyorlardı.رفضت عائلة زاردينيديس هذه العلاقة معتبرين إياها ذات شخصية سيئة الأخلاق.
O tarihten bu yana, 123 ülke antlaşmaya taraf oldu, on ülke de antlaşmayı imzaladı, ancak onaylamadı.(ملاحظة: بدءًا من أكتوبر 2011، وقع على المعاهدة 12 دولة، لكنها لم تصدق عليها).
19 Ocak - ABD Senatosu, Lozan Barış Antlaşması'nı onaylamayı reddetti.19 مارس - الكونغرس الأمريكي يرفض التصديق على معاهدة فرساي.
Bu kararı onaylamamış ama etkisi olmamıştır.على الرغم من ذلك، لا يعتقد أن هذا قد أثر على أدائه.
Türkiye Paris Anlaşması imzaladı ama onaylamadı.وقعت حكومة جمهورية الصين على العهد في عام 1967 ولكن لم تصدق.
Eğer onaylama işlemi yapılamazsa başlatma işlemi durdurulmaktadır."بعد الوصول إلى موافقة عامة، عندها فقط نبدأ التنفيذ.
Theodora bu ilişkiyi onaylamadı ve oğlu için bir görücülük gösterisi düzenledi.Teodora não aprovava a relação e organizou um desfile de noivas para o filho.
Paris Anlaşmasını onaylama.Adoção do Acordo de Paris.
Bartholomeos onaylamasının Paskalya ruhundan geldiğini söyledi.Bartolomeu afirmou que sua aceitação veio no espírito da Pascha.
Zardinidis’in ailesi bu birlikteliği onaylamadı, Roza’nn zayıf bir ahlâka sahip olduğunu düşünüyorlardı.A família Zardinidis não aprovou a relação, considerando que ela carecia de boa moral.
Catilina'ya karşı başarılarından mutlu Senato, Pompeius'un yapmış olduğu anlaşmaları onaylamayı reddetti.O senado, eufórico por seus sucessos contra Catilina, recusou-se a ratificar os acordos que ele havia feito.
Bakanlık üyeleri bunu onaylamadı.Os restantes deputados não votaram.
Türkiye Paris Anlaşması imzaladı ama onaylamadı.Portugal assinou a Convenção mas ainda não a ratificou.
O tarihten bu yana, 123 ülke antlaşmaya taraf oldu, on ülke de antlaşmayı imzaladı, ancak onaylamadı.Na oportunidade, 122 Estados assinaram o tratado.
19 Ocak - ABD Senatosu, Lozan Barış Antlaşması'nı onaylamayı reddetti.19 de novembro: O Senado dos Estados Unidos rejeita o tratado de paz.
Soyluluk unvanını kullanabilmek için böyle yasal bir onaylama gerekliydi.Porém, tal proposta precisa de aprovação legislativa para ter validade.
Partinin radikal unsurları bu kararı onaylamadılar.O restante da Liga parece não aprovar esta decisão.
Ancak babası onun bu ilişkisini onaylamamaktadır.Seu pai desaprova essa relação.
Spirometri tanıyı onaylamak için kullanılır.Spirometrie wordt dan gebruikt om de diagnose te bevestigen.
Bunun ötesinde çok az onaylama vardır.Daarbuiten veel minder.
Ancak Amerika Birleşik Devletleri Senatosu anlaşmayı onaylamamıştır.De VS echter hebben het overeengekomen verdrag niet geratificeerd.
Paris Anlaşmasını onaylama.Het Verdrag van Parijs wordt getekend.
Roma Statüsü'nü imzalamak onaylamak anlamına gelmemektedir.De ondertekening van het Verdrag van Rome kon evenwel niet worden uitgesteld.
Zardinidis’in ailesi bu birlikteliği onaylamadı, Roza’nn zayıf bir ahlâka sahip olduğunu düşünüyorlardı.Rodzina Zardinidisa nie pochwalała tego związku, uważali ją za kobietę lekkich obyczajów.
1992 yılında Fransa'nın Maastricht Anlaşması'nı onaylamasına karşı çıkmıştır.W 1992 roku Portugalia ratyfikowała Traktat z Maastricht.
Bakanlık üyeleri bunu onaylamadı.Pozostali członkowie grupy nie wyrazili zgody.
Ancak Amerika Birleşik Devletleri Senatosu anlaşmayı onaylamamıştır.Jednakże zgody nie wyraził Senat Stanów Zjednoczonych.
Uzay keşfi konularını onaylamaz hale gelmiştir.Teraz ich rolę przejęły satelity rozpoznawcze.
Bu onaylama yanlılığına karşılık gelmektedir.Odpowiedź na to pytanie jest negatywna.
Tiberius'un Vipsania'yı sevdiği ve Julia'yı onaylamadığı aktarılır.Tiberius skiljde sig mycket motvilligt från Vipsana eftersom han älskade henne och inte tyckte om Julia.
Onaylama kodunda bir tutarsızlık olduğunda, man-in-the-middle saldırısı olabileceği düşünülür.Med ett sådant certifikat kan en man-in-the-middle-attack utföras.
Onaylama üzerinde denetimi MK yürütür.ISP prövar frågor om tillstånd.
Çileden çıkmış olan Fritz onaylamayacağını söyler ve gider.Мері дякує незнайомцю і той іде.
Yasa tekrar önüne geldiği için Cumhurbaşkanı onaylamak durumunda kaldı ve yasa geçti.Тому що, ти бачиш, президент вже указ підписав.
Ancak Amerika Birleşik Devletleri Senatosu anlaşmayı onaylamamıştır.Однак договір не був ратифікований сенатом США.
1992 yılında Fransa'nın Maastricht Anlaşması'nı onaylamasına karşı çıkmıştır.Референдум на вересні 1992 ледве прийняв Маастрихтський договір.
Prensip olarak şiddeti onaylamazlar.Рабство ми не визнаємо в принципі.
30'u için rezervasyonumu onaylamak istiyorum.Я хотів би підтвердити броню на 30 число.
BBC'nin onaylamasıyla, mümkün olduğunca bölümlerin mevcut malzemelerden geri yüklenmesi için çalışılmaktadır.Se svolením BBC je nyní v úsilí obnovit tolik epizod, kolik je možno z existujícího materiálu.
Spirometri tanıyı onaylamak için kullanılır.K potvrzení diagnózy se používá spirometrie.
Bakanlık üyeleri bunu onaylamadı.Ministerstvo vnitra toto oddělení neschválilo.
1992 yılında Fransa'nın Maastricht Anlaşması'nı onaylamasına karşı çıkmıştır.Dánsko odmítlo v roce 1992 v referendu Maastrichtskou smlouvu.
Ancak babası onun bu ilişkisini onaylamamaktadır.On však lituje, že u toho nemůže být jeho otec.
İlk başlarda aralarındaki ilişkiyi onaylamadı ve Pérez'i gruptan kovarak gitti.La inceput, tatăl său nu era de acord cu relația lor și a mers până la a-l concedia pe Pérez.
Hollanda hükümeti savaş suçlusu Ratko Mladiç'in yakalanmazsa anlaşmayı onaylamayacağını bildirdi.Guvernul olandez a refuzat să ratifice acordul până când Ratko Mladić nu avea să fie capturat.
Spirometri tanıyı onaylamak için kullanılır.Se va efectua apoi un test de spirometrie pentru confirmarea diagnosticului.
Kızının Mecnun ile olan ilişkisini onaylamamaktadır.El nu este de acord cu cleptomania fiicei sale.
O tarihten bu yana, 123 ülke antlaşmaya taraf oldu, on ülke de antlaşmayı imzaladı, ancak onaylamadı.După 1266, Siger a scris mai multe tratate, șase fiind cu siguranță autentice.

İlgili Sayfalar