onay ile cümle

onay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
2 Ocak - Georgia Amerika Birleşik Devletleri anayasasını onaylayan 4. eyalet oldu.2 - Georgia ondertekent als vierde staat de grondwet van de Verenigde Staten van Amerika.
13 Aralık'ta İsrail, Hamas'ın da onayıyla ateşkesin devam etmesini istediğini açıkladı.Op 13 december liet Israël weten dat het de wapenstilstand wilde verlengen.
İlk genişleme projesi, 1960 yılında Basel'deki referandum ile onaylandı ve kabul edildi.Het eerste uitbreidingsproject werd goedgekeurd door een referendum in Bazel in 1960.
Bu gelişmeler ışığında, antlaşma Amerika Birleşik Devletleri Senatosu tarafından hiçbir zaman onaylanmadı.Daarom werd het verdrag nooit geratificeerd door de Amerikaanse Senaat.
Yabancı gözlemciler serbest ve adil olarak seçimi onayladı.Volgens de buitenlandse waarnemers zijn de verkiezingen vrij en eerlijk verlopen.
17 Şubat 2006 tarihinde Finlandiya parlamentosu Fince alan adlarını düzenleyen bir yasa değişikliği onayladı.Op 17 februari 2006 keurde het Finse parlement een wijziging in de wetten goed.
Mahkeme kararı; İdam cezaları o zamanlar senato tarafından onaylanmak zorundaydı.De doodstraf moest worden goedgekeurd door de Senaat op dat moment.
Tuna'daki ordular Trebonianus Gallus'u imparator ilan ettiler ancak Roma, Hostilian'ın haklarını onayladı.Het leger riep toen Trebonianus Gallus uit tot keizer, maar Rome erkende de rechten van Hostilianus.
İran 1968’te Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı (NSYÖA) imzaladı ve 1970’te onayladı.Iran tekende het non-proliferatieverdrag in 1968 en ratificeerde het in 1970.
Ağustos 2015'te, besteci Michael Giacchino filmin müziklerini yazmak için geri döneceğini onayladı..In augustus 2015 werd bevestigd dat de componist Michael Giacchino ook nu weer de muziek zou schrijven.
Resmi internet sitesinde Williams yeni albümünde prodüktör Trevor Horn ile çalıştığını onayladı.Op zijn eigen site schreef Williams dat hij ook met producer Trevor Horn bezig was voor het nieuwe album.
Dollond, 1758 yılında teknoloji konusunda patent başvurusu yaptı ve başvurusu onaylandı.Dollond vroeg een octrooi hiervoor aan en kreeg dat in 1758.
Spirometri tanıyı onaylamak için kullanılır.Spirometrie wordt dan gebruikt om de diagnose te bevestigen.
Eylül 1972'de Henry Ford II'nin onayıyla geliştirme çalışmalarına geçildi.In 1947 wordt de overeenkomst door Henry Ford II verbroken.
Ottawa Antlaşması 131 ülke tarafından onaylanmış ve 146 ülke tarafından imzalanmıştır.Het kernstopverdrag is op dit moment ondertekend door 176 landen en geratificeerd door 132 landen.
Diploma Ekinin onaylanması.De examenstof staat wel vast.
Avrupa Komisyonu ve Federal Ticaret Komisyonu satışı bazı koşulların uygulanması karşılığında onayladı.De Europese Unie en de Federal Trade Commission van de VS stelden echter wel voorwaarden aan de aankoop.
A.Ş.’nin kurulmasına önayak oldu.Hoop het a.s. week geheel klaar te hebben.
Mart 1937'de İkinci Kongre Umdurtya ÖSSC Anayasası'nı onayladı.In maart 1937 werd tijdens het Tweede Congres werd de grondwet van Oedmoertië geratificeerd.
Scott hepsini onayladı.Scott ging direct akkoord.
2012'de Kırmızıya kaymasının yüksek olduğu onaylanmıştır.In 2012 werd de degradatie bezegeld voor de rood-witten.
Paris Anlaşması imzalandı ama onaylanmadı.Het verdrag werd wel ondertekend, maar niet bekrachtigd.
Bayrağın tasarımı 27 Eylül 2004'te onaylanmıştır.De vlag werd aangenomen op 27 juni 1997.
Bunun ötesinde çok az onaylama vardır.Daarbuiten veel minder.
Roger Ebert filmi onayladı.Roger Ebert gaf de film een positieve beoordeling.
31 Ocak 1924 tarihinde Sovyetler Birliği Sovyetleri İkinci Kongresi tarafından onaylandı.Op 1 februari 1924 werd de Sovjet-Unie erkend door het Britse Rijk.
Çünkü resmi olarak onaylı değillerdi.Maar ze waren nooit officieel erkend.
Anayasa değişikliklerinin onaylanması için, üçte dört oy gerekmektedir.Voor het wijzigen van de grondwet is een tweederdemeerderheid nodig.
19 Mayıs 1972'de Alman parlamentosu iki ülke ile yapılan antlaşmaları onayladı.Op 27 mei 1952 werd het verdrag ondertekend door de zes deelnemende landen.
Akademi Büyük Britanya Kraliyet Fermanı onayında sahiptir.Het werk bevindt zich in de Britse Koninklijke Collectie.
Rekorlar o kulüplerin(federasyonun) onayını almak zorundadırlar.De clubs moeten een licentie voor het A Championship krijgen van de bond.
1788 - New Hampshire, ABD Anayasasını onaylayarak 9. Eyalet olarak birliğe katıldı.Op 21 juni 1788 ratificeerde New Hampshire als negende staat de Grondwet van de Verenigde Staten.
Ancak Amerika Birleşik Devletleri Senatosu anlaşmayı onaylamamıştır.De VS echter hebben het overeengekomen verdrag niet geratificeerd.
1996 yılının Ekim ayında, John Galliano baş moda tasarımcısı olarak onaylandı.In oktober 2014 werd de aanstelling van John Galliano als creatief directeur aangekondigd.
Akredite eğitim onaylanmış eğitim demektir.Aan de opleiding is een officieel erkend diploma verbonden.
Amfetamin kullanımı ise artık onaylanmamaktadır.De merknaam Grammophon mocht niet meer worden gebruikt.
Antlaşma 69 ülke tarafından onaylanmıştır.Dit verdrag werd door 64 landen in gebruik genomen.
Ayrıca, Benjamin Franklin'in elektrik deneylerini de onaylamıştır.Bij zijn experimenten met elektriciteit, kreeg hij hulp van Benjamin Franklin.
1979 - İspanya, Bask Bölgesi'nin özerk statüsünü onayladı.In 1979 werd een verdrag ondertekend waarin de autonomiestatus van Spaans Baskenland (Euskadi) werd geregeld.
Paris Anlaşmasını onaylama.Het Verdrag van Parijs wordt getekend.
Lawrence fotoğrafların gerçek olduğunu onayladı.Leontien denkt natuurlijk dat het allemaal echt is.
Bu görüşün başka yazarlarca da onaylandığı görülüyor.En dat is wat wij ook van levende schrijvers verwachten.
Seçme yaşı ^ Sezer onayladı, seçilme yaşı 25 oldu.De leeftijdsgrens om te mogen stemmen was 25 jaar.
HBO tarafından sekizinci sezon onayını almıştır.De serie heeft inmiddels acht seizoenen gelopen op HBO.
Ayrıca, çocukların harcamalarını ebeveynler kendi aygıtılarından onaylar.Kindertoeslag ontvingen ouders náást kinderbijslag.
Şikâyetler ciddi bir incelemeden sonra onaylanmaktadır.Deze werden na rijp beraad uitgesteld.
Yapılacak kanunlar önce Birlik daha sonra da Cumhuriyet Sovyetlerinde onaylanacaktır.De wet wordt pas van kracht als hij door de lidstaten geratificeerd is.
Roma Statüsü'nü imzalamak onaylamak anlamına gelmemektedir.De ondertekening van het Verdrag van Rome kon evenwel niet worden uitgesteld.
1788 - New York, ABD Anayasası'nı onaylayarak ABD'nin 11. eyaleti oldu.Op 26 juli 1788 ratificeerde de staat New York als 11e staat van de Verenigde Staten de Amerikaanse grondwet.
Şu ana kadar beş ülke katılımını onayladı.Deelname Er namen vijf landen aan deel.
13 Aralık - Avrupa Parlamentosu Türkiye ile imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasını onayladı.13 november – Goedkeuring bij referendum in Zweden van het Toetredingsverdrag.
Doğu Alman hükümeti, duvarın kaldırılmasına onay vermişti.De communistische regering van Oost-Duitsland heeft het gebouw onteigend.
Onaylayıcı bu parolalardan herhangi birini sorabilir.De sage zou naar een van hen kunnen verwijzen.
Son derece mantıklı görünen bu ikili strateji kongre tarafından onaylanmıştır.Beide keren was zijn voordracht met unanieme stemmen door de senaat bevestigd.
Düzinelerce yeni dahili ayar önayarları.Bevat: Twaalf nieuwe landtegels.
Eleştiri veya onaylanmamaya karşı aşırı duyarlılık.Veroordeel of bekritiseer niet.
Ancak bu tasarım padişahın onayını alamayınca proje rafa kalktı.De opdrachtgever kan er daardoor niet zeker van zijn, wanneer het project zal zijn afgerond.
Karar 27 Ekim 2004'te tekrarlandı ve onaylandı.Deze aflevering werd op 2 april 2007 uitgezonden en op 4 april herhaald.
1312'de Clemens'in onayıyla tarikatı dağıtıp mallarını Hospitallier tarikatına aktardı.Toen paus Clemens V deze orde in 1312 afschafte, gingen haar bezittingen over aan de hospitaalridders.
Bunun sonucunda da ürün FDA'den (ABD ilaç ve yiyecek yönetim kurumu) onay alamadı.Hierbij werd ook een aankoopoptie bedongen, die door Aarhus GF niet werd gelicht.

İlgili Sayfalar