Öneriyi kesinlikle onaylayamam.I absolutely cannot approve the proposition.
Sanırım onaylamıyorsun.I take it you disapprove.
Siparişi onayla.Confirm the order.
Onaylayacağını düşünüyorum.I think you will approve.
Planını onaylayacağım.I'm going to approve your plan.
Tom asla onaylamazdı.Tom would never have approved.
Tom Mary'ye onay verdi.Tom gave Mary a thumbs-up.
Tom, Mary'ye onay verdi.Tom gave Mary a nod.
O, onun onayını istiyor.He wants his approval.
Onun onayını istiyor.She wants his approval.
O annesinin onayını ister.She wants her mother's approval.
Onu onaylıyor musun yoksa onaylamıyor musun?Do you agree with that or not?
Tom Mary'nin onayını istiyor.Tom wants Mary's approval.
Tom sözleşmesini başı ile onayladı.Tom nodded his agreement.
Tom onaylamazdı.Tom would not approve.
O onaylandı.It was approved.
Lütfen bunu benim için yazılı olarak onaylar mısın?Could you please confirm that for me in writing?
Bunu ne onaylayabilirim nede inkar edebilirim.I can neither confirm nor deny that.
Ben bu planın en kısa sürede onaylanmasını ve uygulanmasını talep ediyorum.I demand that this plan be approved and enforced as soon as possible.
Ailesi onun onayına inanıyordu.His parents believed in his approval.
Neye karar verebileceğimiz komite tarafından onaylanmalı.Whatever we may decide must be approved by the committee.
Tom'un affedilmesi vali tarafından onaylandı.Tom's pardon was granted by the governor.
Onayım olmadan yapmaman gerekirdi.You should not have done that without my approval.
Onun planını onaylıyorum.I approve of her plan.
Onların planını onaylıyorum.I approve their plan.
Cumhurbaşkanının önerisi onaylanarak kabul edildi.The president's proposal was approbated.
Tom Mary'yi onayladı.Tom gave Mary a thumbs up.
Tom Mary'ye iki onay işareti verdi.Tom gave Mary two thumbs up.
Bu çeviriyi onayladığını umuyorum.I hope you agree with this translation.
Onay aldın mı?Have you received the cheque?
Tom onaylamayacak.Tom won't approve.
Şu anda bir şey onaylayamam.I can't confirm anything at this time.
Tom Mary'ye onaylamayan bir bakış verdi.Tom gave Mary a disapproving look.
Yeni sözleşme sadece yüzde 56'lık bir oy çokluğu ile onaylandı.The new contract was ratified by a majority of only 56 percent.
Patron projeyi onayladı.The boss approved the project.
Senin onaylamadığın bir şeyi yapmıyoruz.We're not doing anything you wouldn't approve of.
Onu onaylayabilir misin?Can you confirm that?
Bunu onaylayabilir misiniz?Can you confirm that?
Tom'un onaylamayacağından eminim.I'm sure Tom wouldn't approve.
Tom'un onaylayacağından eminim.I'm sure Tom would approve.
Benim onayım gerekli değil.Your approval is not required.
Peki, Tom, onayının benim için ne kadar çok şey ifade ettiğini biliyorsun.Well, Tom, you know how much your approval means to me.
Senin onayın benim için önemli.Your approval is important to me.
Tom onay için Mary'ye baktı.Tom looked to Mary for approval.
Tom başıyla onayladı.Tom nodded his approval.
Tom onun kafasını onaylama içinde salladı.Tom nodded his head in approval.
Tom, annesinin onayını istiyor.Tom wants his mother's approval.
Tom'un onayını beklememiz gerekmiyor mu?Shouldn't we wait for Tom's approval?
Tom'un onayı olmadan onu yapmayacağım.I won't do that without Tom's approval.
Tom'un onayı olmadan onun gibi bir şey yapamam.I can't do something like that without Tom's approval.
Tom hâlâ onayınızı istiyor.Tom still seeks your approval.
Senin onayın olmadan kimseyi işe almayacağım.I won't hire anyone without your approval.
Komite öneriyi onayladı.The committee approved the proposal.
Ailesi onun erkek arkadaşını onaylamadı.Her family did not approve of her boyfriend.
Tom'un şüpheleri onaylandı.Tom's doubts have been confirmed.
Tom'un parasına ya da onun onayına ihtiyacın yok.You don't need Tom's money or his approval.
Tom Boston'a gezimi onaylamadı.Tom disapproved of my trip to Boston.
Tom başını sallayarak onayladı.Tom nodded his head in agreement.
O raporu ne onaylabilirim ne de reddedebilirim.I can neither confirm or deny that report.
Tom onaylayarak gülümsedi.Tom smiled approvingly.