Yönetim bütçeyi onayladı.The administration approved the budget.
Onlar projeni onayladılar mı?Did they approve your project?
Otel rezervasyonumunu 5 Mayıs'ta onaylamak isterim.I'd like to confirm my hotel reservation on May 5th.
Meclis geçen hafta yeni yasayı onayladı.Parliament approved the new law last week.
Ben onların birbirleriyle flört etmelerini onaylamıyorum.I don't approve of them dating each other.
O tehlikeyi onaylıyor.He acknowledges the danger.
Sonunda teklifi onayladılar.In the end, they approved the proposal.
O, antlaşma yazılı olarak onaylanmalı dedi.He said the treaty must be approved as written.
İngiliz Parlamentosu 1764 yılında Şeker Yasasını onayladı.In 1764, the British Parliament approved the Sugar Act.
Tüm delegeler, onu onaylamak için oy verdi.All the delegates voted to approve it.
Amerikalıların çoğu Coolidge'in yaptığını onayladı.Most Americans approved of what Coolidge did.
Amerikan Senatosu hızla antlaşmayı onayladı.The American Senate quickly approved the treaty.
Kongre'nin her iki meclisi Jefferson'un teklifini onayladı.Both houses of Congress approved Jefferson's proposal.
İspanya antlaşmayı onayladı.Spain approved the treaty.
Grant Senato'dan anlaşmanın onaylanması istedi.Grant asked the Senate to approve the treaty.
Yüzden fazla ulus antlaşmayı onayladı.More than one hundred nations have approved the treaty.
İngiltere ile anlaşmayı onaylamak için Senato hızlı davrandı.The Senate acted quickly to approve the treaty with Britain.
Başkan Jackson onaylamadı.President Jackson did not agree.
Kongre önlemi onaylamadı.Congress did not approve the measure.
Kongre Ağustos 1969'da planı onayladı.Congress approved the plan in August 1969.
Kongre ekim ayında kararı onayladı.Congress approved the resolution in October.
Karar hemen onaylanmadı.The resolution was not approved immediately.
Kongre nihayet Wilson'un önerilerini onayladı.Congress finally approved Wilson's proposals.
Bu tasarı onay için Senatoya gönderildi.This bill was sent to the Senate for its approval.
Onu onaylayabilirim.I can endorse that.
O, düğünü onayladı.She approved of the wedding.
Tom onaylamıyor.Tom doesn't agree.
Tom Mary'nin barlarda şarkı söylemesini onaylamadı.Tom disapproved of Mary singing in bars.
Tom Mary'nin ondan daha iyi bir yüzücü olduğunu onaylamak için isteksiz görünüyor.Tom seems to be unwilling to acknowledge that Mary is a better swimmer than he is.
Tom Mary'nin davranış şeklini onaylamıyor.Tom doesn't approve of the way Mary's been behaving.
Tom Mary'nin davranış biçimini kesinlikle onaylamadı.Tom certainly didn't approve of the way Mary was behaving.
Sizin için rezervasyonunuzu yeniden onaylayacağız.We'll reconfirm your reservation for you.
Haber onaylanmadı.The news was not confirmed.
Mary'nin ebeveynleri onun dövme yaptırma kararını onaylamadılar.Mary's parents disapproved of her decision to get tattooed.
O onaylamadı.She didn't confirm.
Sen onaylamadın.You didn't confirm.
Onlar benim bakış açımı onayladılar.They accepted my point of view.
Ben senin kararlarını onaylamıyorum.I don't agree with your conclusions.
Bu nedenle senin planı onaylamıyorum.That's why I don't approve of your plan.
Amcası insan klonlama gelişimini onayladı.His uncle approved the development of human cloning.
Ben bunu ne onaylayabilirim ne de inkar edebilirim.I can neither confirm nor deny this.
Onun onaylayacağından eminim.I'm sure he would approve.
O onaylamayacak.She will not approve.
O onaylamaz.He will not approve.
Birçok yakınlar onay için geldi.Many relatives came to the confirmation.
Biz Kanadalıların dahil olduğunu onaylayamayız.We can't confirm that Canadians were involved.
Tom onayladı.Tom approved.
Onlar onaylar.They approve.
Tom onaylar.Tom approves.
Tom onayladı mı?Did Tom approve?
Tom onu onayladı.Tom approved it.
Tom onaylamak için başını salladı.Tom nodded approval.
Tom onaylayarak başını salladı.Tom nodded approvingly.
Tom onaylayarak izledi.Tom watched approvingly.
Bunu kim onayladı?Who authorized this?
Onun davranışını onaylamıyorum.I don't approve of his conduct.
Onaya ihtiyacım yok.I don't need approval.
Benim onayıma ihtiyacın yok.You don't need my approval.
Onu onaylamayacağım.I won't confirm it.
Tom'un yaptığını onaylamıyorum.I don't approve of what Tom has done.