Ana içeriğe geç
Sözlük

omur ile cümle

omur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu "harika Şemsiye"yi sakın unutma ! ömür boyu yanından sakın ayırma!Have you forgotten this " great Umbrella " that has been with you through life and death?
Uzun bir ömür sürdü.Gosh, he lived a long life.
Uzun ömürlü moleküllere sahip.It's got to be long-lived molecules.
Duygular, meydan okumalara ve fırsatlara karşı kısa ömürlü şiddetli tepkilerdir.Emotions are short-lived intense responses to challenge and to opportunity.
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.And your marshmallow seats compress my spine.
Ve bu gerçekten üzerinde uğraşmak zorunda olduğumuz bir şeydi: kitabın omurgasında tutkal vardı.And this is the sort of thing that we had to deal with: There was glue on the spine of the book.
Boynum kırılmış ve omuriliğim altı parçaya bölünmüştü.I'd broken my neck and my back in six places.
Aileme, boynumdaki kırığın sabit olduğunu fakat omurgamın tamamen ezilmiş olduğunu söylediler,They said to my parents, the neck break was a stable fracture, but the back was completely crushed.
Omuriiliğimin içinde bulunan kırık kemikleri toplayabildikleri kadarıyla bir araya getirdiler.They picked as much broken bone as they could that had lodged in my spinal cord.
Kırık olan iki kaburga kemiğimi çıkardılar ve omurgamı yeniden oluşturdular.They took out two of my broken ribs, and they rebuilt my back,
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.They moved me from intensive care to acute spinal.
Omurga kemiği için tasarlanmış ince, sert bir yatakta yatıyordum.I was lying on a thin, hard spinal bed.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.Well, there wasn't much else to do in the spinal ward, so we did.
Ve herbirimiz omurilik servisinden ayrıldığımızda asla eskisi gibi olamayacağımızı biliyorduk.And each of us knew that when we left the spinal ward we would never be the same.
Omurilik servisinde, bu olağan.In the spinal ward, that's normal.
Ve sonra başta Maria olmak üzere hala omurilik servisinde bulunan bir arkadaşımı hatırladım.And then I remembered my friends that were still in the spinal ward, particularly Maria.
Onun omurgası zarar görmeden sizin tarafınızdan yakalanması için yeterince güçlü değil.Her spine is not strong enough to be caught by you without being damaged.
Uzun ömürlü insanlarla uğraşıyoruz.We have some long-lifespanned people.
Yaratığın küçük bir omurgası var, böyle hareket edebiliyor, uzayabiliyor.So it has a little spine. I can move around, I can extend.
Evet, telefonun kendisi çok uzun ömürlü.-Yeah the instrument, the phone, that stays forever. -You bet.
Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.Actually, it takes a lifetime to understand just one girl.
Daha ana kamyon daha yüksek değil mi omurga düşük?Is not the main-truck higher than the kelson is low?
Başınızın tepesinden omurganızın altına kadar.Right, so Chakras are energy points that run vertically from the top of the head down your spine.
Ömür boyu garantisi var.It's a warranty for life.
Ömür boyu garanti.PARKIl-soon Certified Electric Technician Rice-megatron Expert Warranty for Life
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.She believed that all well-drawn characters have a spine.
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.Al Pacino's character in "The Godfather," and that probably his spine was to please his father.
Bu omurgalar sizin her zaman en doğru seçimi yapmanızı sağlamaz.And these spines don't always drive you to make the best choices.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.The spinal cord had breaks.
Bu cihaz, hemşirelerin hastanede omurilike yaptıkları bir girişim sırasında kullandıkları bir cihaz.This was a device that a nurse uses when they're doing a spinal procedure in hospital.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.So we started to change genes at random, looking for long-lived animals.
Ve sonra, gençken değişime uğramış uzun ömürlü mutantı göreceksiniz.And next you're going to see the long-lived mutant when it's young.
Peki bu nasıl çalışır. Bir daf-2 mutantı kadar, ... .... uzun ömürlü olduğunu düşünmüyorum.That's why we don't see the long lifespan, until we have the daf-2 mutant.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.And our long-lived mutants are too.
Yalnızca fani, kısa ömürlü, gelip geçici olan birçok şeyi öğrenmeye çok enerji sarfediyoruz.We give a lot of energy to study many things which are only ephemeral, transient, temporary.
Spina Bifida defekti ve omurilik anormalliği vardı (omurgası kapanmamış)She had a spina bifida defect, a spinal cord abnormality.
Olursa size ömürboyu minnet ederim.I'd be indebted for life if he did.
Çocuklarınıza uzun ömür!Long life to your children!
Uzun ömürler, baba.Long life, father-in-law.
Ülkenizde kısır ve çocuk düşüren kadın olmayacak. Size uzun ömür vereceğim.No one will miscarry or be barren in your land. I will fulfill the number of your days.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Between morning and evening they are destroyed. They perish forever without any regarding it.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.They spend their days in prosperity. In an instant they go down to Sheol .
Seninle antlaşma yapar mı, Onu ömür boyu köle edesin diye?Will he make a covenant with you, that you should take him for a servant forever?
Senden yaşam istedi, verdin ona: Uzun, sonsuz bir ömür.He asked life of you, you gave it to him, even length of days forever and ever.
Onu uzun ömürle doyuracak, Ona kurtarışımı göstereceğim.››I will satisfy him with long life, and show him my salvation."
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Length of days is in her right hand. In her left hand are riches and honor.
Gaddar önderin aklı kıttır; Haksız kazançtan nefret edense uzun ömürlü olur.A tyrannical ruler lacks judgment. One who hates ill-gotten gain will have long days.
Ben ondan önce sizin içinizde bir ömür sürdüm.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
O sizi yerden (topraktan) yarattı ve onda ömür geçirenler kıldı.It is He who raised you from the earth and settled you upon it.
Ancak Biz birçok nesiller inşa ettik de onların üzerinde (nice) ömür(ler) uzayıp geçti.We raised (many more) generations and prolonged their lives.
Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi?Did We not give you a long enough span of life so that he who remembered may reflect?
Kime uzun ömür verirsek, yaratılışta onu tersine çeviririz.Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition.
Uzun ömürlü yaptığımızın hilkatini tersine çevirmişizdir.Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition.
Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
Sizi topraktan oluşturan ve size orada ömür geçirten O'dur.It is He who raised you from the earth and settled you upon it.
Gerçek şu ki, biz onları ve atalarını, ömür kendilerine uzun gelecek kadar nimetlendirdik.We allowed them and their fathers time to enjoy till the very end of their lives.
Ancak biz, birçok nesil oluşturduk da bunlar üzerinden ömürler akıp gitti.We raised (many more) generations and prolonged their lives.
Kimi uzun ömürlü kılarsak, onu yaratılışta gerisin geri çeviririz.Whoever reaches old age, We reverse in natural disposition.
Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi?Did We not give you a long enough span of life so that he who remembered may reflect?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod