Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.他 們 度日 諸事 亨通 、 轉 眼下 入 陰間
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Aan het eind van hun leven gaan ze , om elkaar heendraaien met bijna de snelheid van het licht.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.À la fin de leurs vies, ils se côtoient tous les deux très près de la vitesse de la lumière.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Al final de sus vidas van a ir uno en torno al otro a muy cerca de la velocidad de la luz.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Alla fine delle loro vite, andranno una intorno all'altra molto vicine alla velocità della luce.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Am Ende ihres Lebens umkreisen sie einander beinahe mit Lichtgeschwindigkeit.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Életük végén közel fénysebességgel köröznek egymás körül.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.수명을 다 하면서, 거의 빛의 속도로 서로를 맴돌 것입니다.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.La finalul vieţii lor gravitează una în jurul celeilalte aproape cu viteza luminii.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Na konci svého života se budou navzájem obíhat takřka světelnou rychlostí.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Na konci svojich životov budú okolo seba rotovať takmer rýchlosťou svetla.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.No final das suas vidas, eles estão a rodar em torno um do outro muito perto da velocidade da luz.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Pod koniec życia mijają się z prędkością bliską prędkości światła.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Và vào cuối vòng đời, chúng sẽ xoay vòng quanh nhau với vận tốc gần với vận tốc ánh sáng.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Στο τέλος της ζωής τους, περιστρέφονται η μία γύρω από την άλλη, σχεδόν με την ταχύτητα του φωτός.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.В конце их жизненного цикла, они вращаются друг вокруг друга практически со скоростью света.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.В края на техния живот, те обикалят една около друга почти със скоростта на светлината.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.Наприкінці їх життя вони можуть обертатися одна навколо одної з швидкістю близькою до швидкості світла.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.לקראת סופם, הם מסתובבים זה סביב זה קרוב למהירות האור.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.عند نهاية حياتهم، يدور كل واحد منهما حول الآخر قريبا من سرعة الضوء.
Ömürlerinin sonunda, ışık hızına çok yakın bir hızda birbirlerinin etrafında gidiyorlar.互いに回り合うようになります つまり ほんの一瞬で数千キロも
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.annientati fra il mattino e la sera: senza che nessuno ci badi, periscono per sempre
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.De dimineaţă pînă seara sînt zdrobiţi, pier pentru totdeauna, şi nimeni nu ţine seama de ei.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.De knuses ligesom Møl, imellem Morgen og Aften, de sønderslås uden at ænses, for evigt går de til Grunde.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.De la mañana a la tarde son triturados; sin que nadie los considere, se pierden para siempre
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Du matin au soir ils sont brisés, Ils périssent pour toujours, et nul n`y prend garde;
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.ennenkuin aamu ehtooksi muuttuu, heidät muserretaan. Kenenkään huomaamatta he hukkuvat ainiaaksi.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Entre a manhã e a tarde são destruidos; perecem para sempre sem que disso se faça caso.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Fra morgen til aften - så er de sønderslått; uten at nogen akter på det, går de til grunne for alltid.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Giữa khoảng sáng đến chiều , chúng bị hư mất ; Hằng đến luôn_luôn , mà chẳng có ai lưu_ý đến .
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Giữa khoảng sáng đến chiều, chúng bị hư mất; Hằng đến luôn luôn, mà chẳng có ai lưu ý đến.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.조석 사이에 멸한바 되며 영원히 망하되 생각하는 자가 없으리라
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Makhluk itu hidup di waktu pagi, lalu mati terlantar di senja hari, dan untuk selamanya ia tak diingat lagi
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.när morgon har bytts till afton, ligga de slagna; innan man aktar därpå, hava de förgåtts för alltid.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Od jitra až do večera stíráni bývají, a kdož toho nerozvažují, na věky zahynou.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Od poranku aż do wieczora bywają starci; a iż tego nie uważają, na wieki zginą.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Od rána do večera bývajú skrúšení; bez toho, že by si toho všímali, hynú na večnosť.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Reggeltõl estig gyötrõdnek, s a nélkül, hogy észrevennék, elvesznek örökre.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Απο πρωι εως εσπερας φθειρονται χωρις να νοηση τις, αφανιζονται δια παντος.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Между заранта и вечерта се събират, Без да усети някой загубват се за винаги.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.Между утром и вечером они распадаются; не увидишь, как они вовсе исчезнут.
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.מבקר לערב יכתו מבלי משים לנצח יאבדו׃
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.بين الصباح والمساء يحطمون. بدون منتبه اليهم الى الابد يبيدون
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.早 晚 之 間 、 就 被 毀 滅 、 永 歸 無 有 、 無 人 理 會
Ömürleri sabahtan akşama varmaz, Kimse farkına varmadan sonsuza dek yok olurlar.早晚 之 間 、 就 被 毀滅 、 永歸無 有 、 無人 理會
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Bà ta tin rằng mọi nhân vật được tạo hình tốt đều có một xương sống.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Dia percaya bahwa semua karakter yang telah digambarkan dengan baik mempunyai suatu motivasi.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Ea considera că personajele bine definite au principii.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Ela acreditava que todas as personagens bem construídas têm uma estrutura.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Ella cree que todo personaje bien construido tiene un eje.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Elle croyait que tous les personnages bien dessinés ont du caractère.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Hon ansåg att alla välutvecklade roller har en ryggrad.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Hun mener, at alle velskrevne karakterer har en rygrad.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.그녀는 모든 잘묘사된 극중인물은 어떤 내적인 중심점 있다고 믿었습니다.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Lei ensava che un personaggio ben costruito ha del carattere.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Ona verí, že všetky dobre vykreslené postavy majú chrbticu.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Ő úgy vélte, hogy minden jól formált szereplőnek van gerince.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Profesorka je přesvědčená, že dobře vykreselné postavy mají páteř.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Sie glaubt, dass allen gut durchdachten Charakteren ein Stachel in der Haut sitzt.
Ona göre bütün iyi yaratılmış karakterlerin bir omurgası var.Uważała, że wszyscy wyraziści bohaterowie mają "kręgosłup".