Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.뭐, 척추 병동에선 할게 그다지 없어서 시키는 대로 했죠.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.Naja, es gab nicht viel zu tun in dem Zimmer, also taten wir es.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.No, nebylo nic moc jiného co dělat na spinálním oddělení, takže jsme začali.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.Nu prea aveam ce face la secție, așa că am ascultat.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.Tidak ada banyak hal yang bisa dikerjakan di sana, jadi kami merangkainya.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.Λοιπόν, δεν είχαμε και πολλά πράγματα να κάνουμε στον θάλαμο, κι έτσι το κάναμε.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.Е, нямаше какво друго да се направи в гръбначното отделение, така че започнахме.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.Ну, делать нам все равно было нечего, так что мы послушались.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.ובכן, לא היה הרבה מה לעשות במחלקת עמוד שדרה, אז כך עשינו.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.حسن، لم يكن هناك الكثير لنفعله في جناح العمود الفقري، ولهذا فعلنا ذلك.
Omurilik servisinde yapacak fazla bir şey oladığından biz de yaptık.全部つなぎ終えると 彼は静かに病室を回り
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.A gerincvelő eltört. Neuronok cikáztak minden irányban.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.Das Rückenmark war brüchig.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.Het ruggenmerg vertoonde breuken.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.Il midollo spinale presentava rotture.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.La columna vertebral tenía rupturas.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.Măduva spinării avea frâne.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.Nieciągły rdzeń kręgowy.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu. Nöronlar her bir yöne dağılıyorlardı.A espinal medula tinha falhas, os neurónios cruzavam-se em todas as direções.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu. Nöronlar her bir yöne dağılıyorlardı.척수가 망가지고, 뉴론들이 사방으로 얽혀버리죠.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu. Nöronlar her bir yöne dağılıyorlardı.La moelle épinière était fragmentée, les neurones se croisaient dans tous les sens.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu. Nöronlar her bir yöne dağılıyorlardı.שברים בחוט השדרה, נוירונים מבולגנים.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu. Nöronlar her bir yöne dağılıyorlardı.فإنك تجد تشققات في النخاع الشوكي. و تتشعب العصاب في مختلف الاتجاهات.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu. Nöronlar her bir yöne dağılıyorlardı.その後私は障害ではなくその予防を研究したくなりました
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.Tủy sống có những vết nứt.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.Ο νωτιαίος μυελός παρουσίασε κενά.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.В спинном мозге образовывались разрывы.
Omurilikte parçalanmalar meydana geliyordu.Гръбначният мозък беше на парчета.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş..
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.Phản xạ tủy sống đã bị mất.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.Reflejos del médula espinal se han perdido.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.Reflexos na medula espinhal foram perdidos.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.Tous ses réflexes dans le cordon médullaire ont été perdus.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.רפלקסים בחוט שדרת אבדו.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.さえ最新のテスト、_後の患者の脳波
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Chúng nó may mắn trải qua các ngày đời mình, Rồi bỗng chốc sa xuống âm phủ.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Chúng_nó may_mắn trải qua các ngày đời mình , Rồi bỗng_chốc sa xuống âm_phủ .
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.De förnöta sina dagar i lust, och ned till dödsriket fara de i frid.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.de lever deres Dage i Lykke og synker med Fred i Dødsriget,
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.De lever sine dager i lykke, og i et øieblikk farer de ned til dødsriket.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Finiscono nel benessere i loro giorni e scendono tranquilli negli inferi
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Hari-harinya dihabiskan dalam kebahagiaan, dan mereka meninggal penuh kedamaian
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.He viettävät päivänsä onnessa, mutta äkkiä heidät säikähytetään alas tuonelaan.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Ils passent leurs jours dans le bonheur, Et ils descendent en un instant au séjour des morts.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Îşi petrec zilele în fericire, şi se pogoară într'o clipă în locuinţa morţilor.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Jóllétben töltik el napjaikat, és egy pillanat alatt szállnak alá a sírba;
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.그날을 형통하게 지내다가 경각간에 음부에 내려가느니라
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Na prosperidade passam os seus dias, e num momento descem ao Seol.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Pasan sus días en la prosperidad, y con tranquilidad descienden al Seol
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Sie werden alt bei guten Tagen und erschrecken kaum einen Augenblick vor dem Tode,
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trávia svoje dni v dobrom a v okamihu sostupujú do hrobu.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Tráví v štěstí dny své, a v okamžení do hrobu sstupují.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trawią w dobrem dni swoje, a we mgnieniu oka do grobu zstępują.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.V sreči prežive svoje dni, in v trenutku se pogreznejo v kraj mrtvih.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Διαγουσι τας ημερας αυτων εν αγαθοις και εν μια στιγμη καταβαινουσιν εις τον αδην.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Прекарват дните си в благополучие; И в една минута слизат в гроба.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.проводят дни свои в счастьи и мгновенно нисходят в преисподнюю.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.יבלו בטוב ימיהם וברגע שאול יחתו׃
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.يقضون ايامهم بالخير. في لحظة يهبطون الى الهاوية.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.他 們 度 日 諸 事 亨 通 、 轉 眼 下 入 陰 間