Kırık olan iki kaburga kemiğimi çıkardılar ve omurgamı yeniden oluşturdular.Ze namen twee gebroken ribben weg en bouwden mijn rug opnieuw op.
Kırık olan iki kaburga kemiğimi çıkardılar ve omurgamı yeniden oluşturdular.Zobrali dve z mojich zlomených rebier a poskladali mi chrbát,
Kırık olan iki kaburga kemiğimi çıkardılar ve omurgamı yeniden oluşturdular.Извадиха две счупени ребра и изградиха гърба ми отново.
Kırık olan iki kaburga kemiğimi çıkardılar ve omurgamı yeniden oluşturdular.Мне удалили два сломанных ребра и восстановили спину.
Kırık olan iki kaburga kemiğimi çıkardılar ve omurgamı yeniden oluşturdular.הם הוציאו שתיים מצלעותיי השבורות, ובנו מהם מחדש את הגב שלי,
Kırık olan iki kaburga kemiğimi çıkardılar ve omurgamı yeniden oluşturdular.انتزعوا اثنين من أضلعي المكسورة ، وأعادوا هيكلة ظهري ،
Kırık olan iki kaburga kemiğimi çıkardılar ve omurgamı yeniden oluşturdular.もう1本折れたろっ骨を使って
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.A samozřejmě, jsou jako my, živá. Většina z nich jsou dokonce obratlovci, stejně jako my.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.En clair, comme nous, ils sont vivants ; la plupart d'entre eux étant en fait des vertébrés, juste comme nous.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.In breve come noi loro sono vivi. E infatti la maggior parte di loro sono vertebrati proprio... come noi.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.Kort sagt, som vi, lever de; de flesta av dem är faktiskt ryggradsdjur, precis som vi.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.Kurz gesagt, wie wir sind sie lebendig. Viele von ihnen sind in der Tat Wirbeltiere, genau wie wir.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.Lyhyesti: kuten me, ne ovat elossa. Suurin osa niistä on, itse asiassa, selkärankaisia juuri kuten mekin.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.Pe scurt, la fel ca noi, si ele sunt vii; marea majoritate fiind defapt, vertebrate, la fel ca noi.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.Röviden, mint mi, életben vannak; legtöbbjük valójában gerinces, csakúgy, mint mi.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.W skrócie, jak my są żywe. Większość z nich jest w istocie kręgowacami
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.Zagotovo so žive, kot mi in večina jih je dejansko vretenčarjev... prav tako kot mi.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.Короче говоря, как мы, они живы; большинство из них быть, фактически, позвоночник, точно так же как мы.
Kısaca, bizim gibi, onlar da canlı; hatta çoğu, omurgalı, aynı bizim gibi.בקצרה, כמונו, הם חיים. ורובם גם למען האמת, בעלי חוליות, בדיוק כמונו.
Kullanılacak dosya sistemi omurgası ismiNavn på filsystem-motor som skal brukes
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.A vértebra em L1 parecia um amendoim que tinha sido deixado cair, pisado, partido em mil pedacinhos.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.Az L1-es csigolya úgy nézett ki, mint egy széttaposott mogyorószem, ezer darabra morzsolva.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.De wervel op L1 was alsof je een nootje liet vallen, erop ging staan en het in 1000 stukjes verbrijzelde.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.Kręg L1 wyglądał jakby ktoś upuścił orzeszek, nadepnął go i rozgniótł na tysiące kawałków.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.척추 L1 은 마치 누군가 떨어트린 땅콩을 밟아 천 개의 조각으로 부서진 것과 같았다더군요.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.La vertebra L1 era come una nocciolina, lasciata cadere, calpestata e distrutta in migliaia di pezzettini.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.La vértebra L1 era como dejar caer un maní, pisarlo y romperlo en mil pedazos.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.První bederní obratel byl jako kdybyste upustili arašíd, šlápli na něj, rozdrtili na tisíc kousků.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.Ryghvirvlen ved L1 svarede til at man havde tabt en jordnød, trådt på den, smadret den i tusinde stykker.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.Stavce L1 boli v takom stave, ako keď vám na zem spadne arašid, stúpite naňho a rozbijete ho na tisíc kúskov.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.Vertebra L1 era ca și cum ai scăpat o arahidă și ai călcat pe ea - sfărâmată în mii de bucăți.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.Vertebra pada L1 seperti Anda menjatuhkan kacang, menginjaknya, dan meremukannya menjadi berkeping-keping.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.Позвонок L1 напоминал арахис, который уронили, наступили на него и раскрошили на тысячи кусочков.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.החוליה L1 היתה כמו בוטן שנפל ודרכו עליו, וניפצו אותו לאלפי חתיכות.
L1 omurum, sanki bir fıstığı yere atıp üzerine basarak, binlerce parçaya parçalamışsınız gibiydi.踏んで粉々にしたようだ と 手術が必要でした
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.En die stomme stoelen zijn slecht voor mijn rug.
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.Én meg nem tudok megmozdulni a matracuktól. Sajnálom.
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.Ihre scheißweichen Sitze schaden meinem Rücken.
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.Prosím lístek! Vaše pohodlňoučká sedadla mi tlačí na páteř.
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.Scaunele voastre îmi tasează şira spinării.
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.Son blandos.
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.Οι καρέκλες σας με ενοχλούν στην σπονδυλική στήλη.
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.А вашите твърди седалки ми смазват гърба.
Lokum gibi yumuşak koltuklarınız omurgama baskı yapıyor.Вы мешаете, месье. У меня устает поясница от ваших кресел, они слишком мягкие...
Mahkeme Pınar Selek'e ömür boyu hapis cezası verdi.I giudici turchi hanno condannato Pinak Selek all'ergastolo.
Mahkeme Pınar Selek'e ömür boyu hapis cezası verdi.La corte ordenó cadena perpetua para Pinar Selek.
Mahkeme Pınar Selek'e ömür boyu hapis cezası verdi.Pınar Selek a été condamnée à la prison à perpétuité.
Mahkeme Pınar Selek'e ömür boyu hapis cezası verdi.Pınar Selek foi sentenciada a prisão perpétua.
Mahkeme Pınar Selek'e ömür boyu hapis cezası verdi.Το δικαστήριο καταδίκασε σε ισόβια την Pınar Selek.
Ömür boyu garanti.(Expert du Riz-mégatron) Garanti à vie Garanti à vie.
Ömür boyu garanti.Garanþie pe viaþã. Garanþie pe viaþã.
Ömür boyu garanti.Lebenslange Garantie
Ömür boyu garanti.PARKII-soon Πιστοποιημένος Ηλεκτρικός Τεχνικός Ειδικός στο Ριζο-megatron Εγγύηση εφ'όρου ζωής
Ömür boyu garanti.PARK Il-soon, tehnician cu atestat - garanþie pe viaþã -
Ömür boyu garanti.PARKll-soon Zawodowy technik elektryk
Ömür boyu garanti.PARKll-soon Zawodowy technik elektryk (Rice-megatron Expert) Warranty for Life
Ömür boyu garanti.Reis-Megatron-Experte Lebenslange Garantie Lebenslange Garantie
Ömür boyu garantisi var.C'est garanti à vie.
Ömür boyu garantisi var.Du hast lebenslange Garantie.
Ömür boyu garantisi var.E cu garanþie pe viaþã.