Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.Это наблюдается и у наших мутантов-долгожителей.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.ומוטציות ארוכות החיים שלנו גם כן.
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.ومتحولاتنا التي نعيش مدة طويلة ايضاً
Bizim uzun ömürlü mutantlarımız da vardır.そういう類のストレスに強い抵抗力があります
Biz kaynakları çıkararak kısa ömürlü ürünlere çevirip onları atıyoruz.우리가 자원을 이용하는 방식은 추출하여, 단기 생산품으로 만들고, 그것을 폐기하는 것입니다.
Biz kaynakları çıkararak kısa ömürlü ürünlere çevirip onları atıyoruz.הדרך בה אנו נוהגים להשתמש במשאבים זה לחצוב אותם, להפוך אותם למוצרים קצרי חיים ואז לזרוק אותם.
Biz kaynakları çıkararak kısa ömürlü ürünlere çevirip onları atıyoruz.寿命の短い製品を作り 使用後は処分してしまいます 自然はまったく別です
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Also habe ich Stück für Stück,
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Aşa că, vertebră cu vertebră, am construit treptat în jos.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Así, poco a poco, vértebra por vértebra, lo fui construyendo.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Assim, botão por botão, vértebra por vértebra, fui por ali abaixo.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Dus knoop voor knoop, wervel voor wervel knutselde ik verder
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.E così passo dopo passo, vertebra dopo vertebra, ho proseguito.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Et donc, bouton après bouton, vertèbre après vertèbre, j'ai continué mon oeuvre.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Így gombról gombra, csigolyáról csigolyára építkeztem.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.In tako sem gumb za gumbom, vretence za vretencem, gradil svojo pot navzdol.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.I tak guzik za guzikiem, krąg za kręgiem budowałem w dół.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Jadi, potongan demi potongan, ruas demi ruas, saya membangunnya ke bawah.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Joten pala kerrallaan, nikama nikamalta, kokosin tieni alas.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.그래서 한땀 한땀 척추뼈 하나 하나, 만들었습니다.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Så, bit för bit, ryggkota för ryggkota, byggde jag mig neråt.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Så stykke for stykke, ryghvirvel efter ryghvirvel, arbejdede jeg mig nedad.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Và dần dần với từng khúc xương sống, tôi đã xậy dựng dần dần
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Και έτσι κουμπάκι το κουμπάκι, σπόνδυλο προς σπόνδυλο, έχτισα το δρόμο προς τα κάτω.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.И така, част по част, прешлен по прешлен, го изграждах надолу.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Таким образом, шаг за шагом, позвонок за позвонком, я вылепил его до конца.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.Таким чином, крок за кроком хребець за хребцем, я йшов донизу.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.וכך כפתור אחר כפתור, חוליה אחר חוליה, בניתי את דרכי מטה.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.و هكذا شيئ بشيئ فقرة بفقرة, بدأت عملي.
Böylece düğme düğme, omur omur, aşağı kadar yolumu düzdüm.まさに脊椎ひとつ ひとつ 作りはじめました そして頭骨を完成させた日の終わりには
Böylece, glukokortikoid reseptör geni tekrar aktive olabiliyor ve yavruların beyninde bir ömür boyu kalıyor.Esto permite que se active el gen receptor y permanezca en el cerebro de las crías por el resto de sus vidas.
Böylece, glukokortikoid reseptör geni tekrar aktive olabiliyor ve yavruların beyninde bir ömür boyu kalıyor.この状態が生涯を通じて子ラットの脳に続きます その子ラットはストレス対処ができる
Böylece omurgada dokuz karbonun var, yani bir nonan'la uğraşıyoruz. .Há nove carbonos na cadeia principal, então isto é um nonano.
Böylece omurgada dokuz karbonun var, yani bir nonan'la uğraşıyoruz. .Máte 9 uhlíků v hlavním řetězci, takže je to nonan.
Böylece omurgada dokuz karbonun var, yani bir nonan'la uğraşıyoruz. .Итак, у нас девять атомов углерода на хребте, следовательно, мы имеем дело с нонаном.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Also änderten wir nach Zufallsprinzip Gene ab, nach langlebigen Tieren suchend.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Así que empezamos a cambiar genes al azar, buscando animales longevos.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Astfel am inceput sa modificam gene la intamplare, cautand exemplare longevive.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Dunque abbiamo iniziato a cambiare i geni in modo casuale, cercando animali longevi.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.그래서 저희는 장수하는 선충을 찾기 위해 마구잡이로 유전자를 바꾸기 시작했습니다
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Nous avons commencé à changer des gènes au hasard, en guettant des animaux à longue vie.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Por isso começámos a mudar genes aleatoriamente, procurando animais de vida longa.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Vậy nên chúng tôi bắt đầu thay đổi gen một cách ngẫu nhiên để đi tìm cá thể sống lâu đó.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.We begonnen genen te veranderen in willekeurige volgorde, op zoek naar langlevende dieren.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Więc zaczęliśmy zmieniać geny na chybił trafił, chcąc odkryć długowieczne organizmy
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Začali jsme náhodně měnit geny a hledali dlouhověké organismy.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Οπότε ξεκινήσαμε να αλλάζουμε γονίδια στην τύχη, ψάχνοντας για μακροβιώσιμα ζώα.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.И започнахме да променяме гените напосоки, търсейки дълголетни животни.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Мы начали случайно менять гены, в поиске долгоживущего животного.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.Отож, ми почали навмання змінювати гени, шукаючи тварин з довгою тривалістю життя.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.אז התחלנו לשנות גנים בצורה אקראית, תוך חיפוש אחר בעלי חיים עם תוחלת חיים ארוכה.
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.بدأنا في تغيير الجينات بشكل عشوائي بحثاً عن حيوانات طويلة العمر
Böylece, rastgele genleri değiştirmeye ... ... uzun ömürlü hayvanları aramaya başladık.長生きをする個体を探しました 幸運にも発見できました
Boynum kırılmış ve omuriliğim altı parçaya bölünmüştü.Avevo il collo e la schiena rotta in sei punti.
Boynum kırılmış ve omuriliğim altı parçaya bölünmüştü.Eltört a nyakam és a hátam hat ponton.
Boynum kırılmış ve omuriliğim altı parçaya bölünmüştü.Ich hatte mir meinen Hals und Rücken an sechs Stellen gebrochen.
Boynum kırılmış ve omuriliğim altı parçaya bölünmüştü.Ik had mijn nek en mijn rug op zes plaatsen gebroken.
Boynum kırılmış ve omuriliğim altı parçaya bölünmüştü.Jeg havde brækket nakken og min ryg seks steder.
Boynum kırılmış ve omuriliğim altı parçaya bölünmüştü.목과 등은 여섯군데나 부러졌고
Boynum kırılmış ve omuriliğim altı parçaya bölünmüştü.Leher dan punggung saya patah menjadi enam bagian.