"Ampullerin ömürlerini 1.000 saat ile sınırlandıralım.""Pojďme snížit životnost žárovky na 1000 hodin."
"Ampullerin ömürlerini 1.000 saat ile sınırlandıralım.""Ας περιορίσουμε τη διάρκεια ζωής των λαμπτήρων στις 1.000 ώρες."
Ancak, gerçekte ömür uzunluğumuz tamamen genler tarafından belirleniyor.究極には、ネズミであれ何であれ
Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.Eigentlich braucht es ein ganzes Leben um nur ein Mädchen zu verstehen.
Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.Vlastně to trvá celý život pochopit jednu dívku.
Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.Właściwie zrozumienie jednej dziewczyny zajmuje dożywocie.
Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.Πραγματικά, χρειάζεσαι μια ζωή για να καταλάβεις ένα κορίτσι.
Aslında, bir kızı anlamaya çalışmak bir ömür sürer.По правде, это может занять целую жизнь, чтобы понять одну девушку.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Chiar înţelegeam mecanica vertebrelor destul de mult încât să încep să le copiez.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Colecionei cerca de 200, e conheço a forma como funcionam as vértebras ao ponto de ser capaz de as imitar.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.De hecho entendía suficiente de la mecánica de las vértebras para comenzar a imitarlas.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Dejansko sem mehaniko vretenc razumel dovolj, da bi jo lahko posnemal.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Ho compreso abbastanza bene le meccaniche delle vertebre da iniziare più o meno ad imitarle.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Ich verstand den Aufbau von Wirbelsäulen gut genug, um ihn nachzubauen.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Ik begreep de mechanica van de ruggengraat en begon ze na te maken.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Jag kunde faktiskt förstå tekniken bakom ryggkotorna tillräckligt väl för att börja replikera dessa.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Jeg forstod rent faktisk rygsøjlers mekanik godt nok til at kunne efterligne dem.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.J'en ai d'ailleurs assez bien compris le mécanisme des vertèbres pour environ commencer à les imiter.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.전 이 척추뼈의 구조를 모방할 수 있는 구조적 지식을 이해하고 있었습니다.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Rozumiałem mechanikę kręgów na tyle, żeby zacząć je imitować.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Saya benar-benar mengerti mekanika dari tulang belakang untuk mulai menirunya.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Tôi đã đủ hiểu về mặt cơ học của phần cột sống để có thể mô phỏng chúng
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Tulajdonképpen értettem a csigolyák mechanikájához annyira, hogy elkezdjem utánozni.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Ymmärsin selkänikamien mekaniikkaa sen verran että pystyin jossain määrin mallintamaan niiden toimintaa.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Действително разбирах механиката на гръбнаците достатъчно, за да започна да ги имитирам.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Я взагалі розумів механіку хребтів достатньо, щоб якось почати їх імітувати.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.Я достаточно понимал работу позвонка, чтобы начать воспроизводить его.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.באמת הבנתי את המכאניקה של החוליות מספיק כדי להתחיל לחקות אותן.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.و في المواقع أني فهمت ميكانيكية الفقرات لدرجة أني بدات محاكاتها.
Aslında omurların mekanizmalarını, onları taklit etmeye hafiften başlayabilecek kadar iyi anlıyordum.脊椎の構造も理解していたので ひとつ ひとつ
Avrupa’da, 1.700 omurgalı198519901995Všechny běžné druhy ptáků (136)
Avrupa’da, 1.700 omurgalıPribližne 17 00 druhov stavovcov, 90 000 druhov hmyzu a 30 000 cievnatých rastlín bolo v Európe
Avrupa’da, 1.700 omurgalıTodas las aves comunes (136)
Avrupa’da, 1.700 omurgalıV Evropi je bilo popisanih približno1700vrstvretenčarjev,90000vrstžuželkin30000vrstvišjih
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.Al Pacinos karakter i "The Godfather", og hans rygrad var formentlig at gøre sin far tilpas.
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.Al Pacino's personage in "The Godfather". Zijn ruggengraat was waarschijnlijk om zijn vader te behagen.
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.Al Pacinos roll i "Gudfadern", och att hans troliga ryggrad var att göra sin fader nöjd.
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.Al Pacino szerepét a "Keresztapában", és valószínű az ő célja az volt, hogy megfeleljen az apjának.
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.Jeho páteří, osou jeho jednání bylo potěšit svého otce.
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.마이클 클레오네의 훌륭한 예를 들었습니다. 필경 그의 신념은 아버지를 기쁘게 해야한다는 것이었죠
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.הדמות של אל פצ'ינו ב"הסנדק", שעמוד השדרה שלה היה כנראה לרצות את אביו.
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.شخصية آل باتشينو في "العراب،" وأنه على الأرجح عموده الفقري كان هو إرضاء والده.
"Baba"daki Al Pacino'nun karakterinin omurgası büyük ihtimalle babasını memnun etmekti.この役の背骨は恐らく 父親を喜ばせるところにあります それが常に彼の行動を決めています
Bana bir ömür geçirmiş bir adam göstermek yasa dışı나에게 일생을 보낸 사람을 표시 법을 무시하고
Bana bir ömür geçirmiş bir adam göstermek yasa dışıתראה לי אדם שהקדיש את חייו מחוץ לחוק
Bana bir ömür geçirmiş bir adam göstermek yasa dışıتبين لي الرجل الذي أمضى حياته خارج نطاق القانون
Bana bir ömür geçirmiş bir adam göstermek yasa dışı私はあなたに死亡した男性を紹介していること 貧民
Batılı müşteriler bulmak üzere; ürettikleri uzun ömürlü ampulü Uluslararası Aydınlatma Fuarı'na götürdüler.Představil ji na Mezinárodní výstavu osvětlení, snažící se oslovit kupce na Západě.
Batılı müşteriler bulmak üzere; ürettikleri uzun ömürlü ampulü Uluslararası Aydınlatma Fuarı'na götürdüler.Τον παρουσίασε σε μια διεθνή έκθεση φωτισμού αναζητώντας αγοραστές στη Δύση.
Belden aşağısı felç oldu, omurilik yaralanması.Ha le gambe paralizzate per una ferita alla spina dorsale.
Belden aşağısı felç oldu, omurilik yaralanması.Han er lammet i benene efter en rygradsskade.
Belden aşağısı felç oldu, omurilik yaralanması.Han har blivit förlamad i benen efter en ryggskada.
Belden aşağısı felç oldu, omurilik yaralanması.Ma sparaliżowany dół ciała po urazie kręgosłupa.
Belden aşağısı felç oldu, omurilik yaralanması.Membros inferiores paralisados devido a uma lesão na coluna.
Belden aşağısı felç oldu, omurilik yaralanması.Se ha quedado paralítico de cintura abajo.
Belden aşağısı felç oldu, omurilik yaralanması.Παρέλυσαν τα πόδια του από τραύμα στη σπονδυλική στήλη.
Belden aşağısı felç oldu, omurilik yaralanması.Из-за полученной травмы спины он парализован ниже пояса.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Es weiß, wo das Rückgrat, die Wirbelsäule, die Gliedmaßen sind.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Il sait où se situe le squelette, et où sont la colonne vertébrale et les membres.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.등뼈가 어디에 있고, 척추는 어디에 있고 사지는 어디에 있는지 아는 거죠.