Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.la topologia della creatura. Riconosce dov'è la spina dorsale, dove sono la colonna vertebrale, gli arti.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Ohjelma ikään kuin tietää, missä sen selkäranka sijaitsee. Missä on selkäranka ja missä raajat.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Sabe dónde está la columna, dónde están los miembros.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Ştie unde sunt coloana vertebrală, şira spinării, membrele.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Wie, gdzie jest kręgosłup, gdzie są kończyny.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Вона ніби знає, де спина, де хребет, де кінцівки.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Някакси знае къде е гръбначния стълб, къде е гръбнака, крайниците.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.Она знает, где у него позвоночник, где конечности.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.הטופולוגיה של היצור. היא די יודעת איפה עמוד השדרה, הגב, הגפיים נמצאים.
Bel kemiğinin, omurganın, kolların yerini biliyor.التوبولوجيا من هذا المخلوق، فهو يدرك أين العظمة الخلفية أين العمود الفقري، والأطراف.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.평균 수명은 제 생애 동안 30%가 증가하였고,
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.A expectativa de vida aumentou em 30 por cento durante o meu tempo de vida.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.Az élethossz 30 százalékkal nőtt.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı. Çocuk ölümleri üçte iki oranında azaldı.Tuổi thọ tăng lên 30%. tỷ lệ tử vong sơ sinh được giảm xuống 2/3
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.De levensduur steeg met 30 procent tijdens mijn leven.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.Délka života se prodloužila o 30 procent za mého života.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.Die Lebenserwartung hat sich während meines Lebens um 30 Prozent erhöht.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.Dĺžka života sa od môjho narodenia zvýšila o 30 %.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.Harapan hidup bertambah sebanyak 30 persen.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.I løbet af min livstid er levealderen øget med 30 procent.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.La durata della vita si è allungata del 30% nel corso della mia vita.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.La durée de vie s'est allongée de 30 pour cent de mon vivant.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.La esperanza de vida ha aumentado un 30 por ciento.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.Przez moje życie jego średnia długość wzrosła o 30%.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.Speranța de viață a crescut cu 30% în timpul vieții mele.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.Η διάρκεια ζωής έχει αυξηθεί κατά 30 τοις εκατό, κατά τη διάρκεια της ζωής μου.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.При мне средняя продолжительность жизни увеличилась на 30%.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.Продължителността на човешкия живот през моя живот се увеличи с 30%.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.תוחלת החיים גדלה ב-30 אחוזים בתקופת החיים שלי.
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.معدل العمر الطبيعي إرتفع 30 % في حياتي .
Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı.幼児死亡率は2/3になりました
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Az intenzívről az akut gerincosztályra vittek.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.De flyttede mig fra intensiv afdelingen til akut rygmarv.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Ik verhuisde van intensieve zorgen naar acute rugzorgen.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Ils m'ont déplacée des soins intensifs au centre de traitement des traumatismes graves de la moelle épinière.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.전 중환자실에서 중증 척추 병동으로 옮겨졌어요.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.M-au trecut de la terapie intensivă la o secție de urgențe neurologice.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Me llevaron de cuidados intensivos a lesiones agudas de columna.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Mereka memindahkan saya dari unit gawat darurat ke perawatan tulang belakang parah.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Mi trasferirono da cure intensive al reparto spinale acuta.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Mudaram-me dos cuidados intensivos para os cuidados de traumatologia.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Presunuli ma z intenzívnej starostlivosti na akútne traumatologické oddelenie.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Přesunuli mě z intenzivní péče na akutní spinální oddělení.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Przeniesiono mnie z oddziału intensywnej opieki na oddział ostrych urazów kręgosłupa.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Sau đó thì họ chuyển tôi từ phòng chăm sóc đặc biệt qua khoa cột sống cấp tính.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Sie verlegten mich von der Intensivstation auf die Wirbelsäulenstation.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Με μετέφεραν από την εντατική στη μονάδα σπονδυλικής στήλης.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Меня перевели из интенсивной терапии в спинальное отделение.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.Преместиха ме от реанимацията в отделението за гръбначни травми.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.הם העבירו אותי מטיפול נמרץ למחלקת עמוד שדרה למקרים קשים.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.نقلوني من العناية المركزة لقسم اصابات النخاع الشوكي الخطيرة.
Beni yoğun bakımdan akut omurilik bölümüne sevk ettiler.薄くて固い専用ベッドに寝かされました
Ben Sana sonsuzluk bırakın, ne için, o yaşaması gerektiğini adam onun Tanrı ömür boyu mı? "De ez semmi: bízom örökkévalóságot Hozzád, amit az ember, hogy meg kell élni ki az élettartama az ő Istene? "
Ben Sana sonsuzluk bırakın, ne için, o yaşaması gerektiğini adam onun Tanrı ömür boyu mı? "Jätän ikuisuuden Sinulle, mitä on ihminen, että hän elää ulos elinikä Jumalansa? "
Ben Sana sonsuzluk bırakın, ne için, o yaşaması gerektiğini adam onun Tanrı ömür boyu mı? "그러나 이것은 아무것도 없다 : 나는 그대를 영원을두고, 무엇을 위해 그가 살아야 그 사람입니다 그의 하나님의 수명 밖으로? "
Ben Sana sonsuzluk bırakın, ne için, o yaşaması gerektiğini adam onun Tanrı ömür boyu mı? "Men det är ingenting:
Ben Sana sonsuzluk bırakın, ne için, o yaşaması gerektiğini adam onun Tanrı ömür boyu mı? "Nechám večnosť k tebe, za to, čo je človek, že by mal žiť mimo dobu svojho Boha? "
Ben Sana sonsuzluk bırakın, ne için, o yaşaması gerektiğini adam onun Tanrı ömür boyu mı? "Přesto to není nic: nechám věčnost k tobě, za to, co je člověk, že by měl žít mimo dobu svého Boha? "
Ben Sana sonsuzluk bırakın, ne için, o yaşaması gerektiğini adam onun Tanrı ömür boyu mı? "Vendar to ni nič: pustim večnost k tebi, za kaj je človek, da bi moral živeti od trajanja svojega Boga? "
Ben Sana sonsuzluk bırakın, ne için, o yaşaması gerektiğini adam onun Tanrı ömür boyu mı? "Zostawiam wieczność do Ciebie, bo czym jest człowiek, że powinien żyć na cały okres swego Boga? "