Ana içeriğe geç
Sözlük

omur ile cümle

omur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1901'de cezası ömür boyu hapse çevrildi.W 1901 wyrok został zamieniony na karę dożywotniego więzienia.
Np-237 reaktörde tutulduğunda kısa ömürlü Pu-238'e dönüşür.Z tych powodów Np-237 zostałby najprawdopodobniej zatrzymany w reaktorze celem transmutacji do Pu-238.
Michael P. ömür boyu hapse mahkûm edildi.Tym samym Michał M. został ostatecznie skazany na karę dożywocia.
Birinci İspanya Cumhuriyeti, kısa ömürlü cumhuriyet olmuştur.Proklamowano krótkotrwałą Pierwszą Republikę.
Görevden alındıkları takdirde Mısır'a gönderilerek onlara ömür boyu bir maaş bağlanırdı.Od czasu wyprawy do Egiptu do końca życia pasjonował się Egiptem.
Saltanatınızın hayırlı, bereketli ve uzun ömürlü olmasını diliyoruz.Zdobywając wiedzę osiągamy dobro, a z nim pożytek i szczęście.
Ömür boyu başkan unvanına sahipti.Wódz sprawował władzę dożywotnio.
Fakat omurgasızları da yiyebilmektedirler.Służą także do ozdoby potraw.
İlk emisyon kısa ömürlüydü ve sadece 1, 5, ve 10 leyi içerirdi.Pierwsza seria banknotów była krótko w obiegu i obejmowała zaledwie trzy nominały: 1, 5 oraz 10 lei.
Çin'deki en uzun ömürlü ağaç yapıdır.Czyni go to najstarszym drewnianym budynkiem w Chinach.
Uzak Doğu Uluslararası Askerî Ceza Mahkemesi'nde yargılanmış ve ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır.Międzynarodowy Trybunał Wojskowy dla Dalekiego Wschodu skazał go na karę dożywotniego więzienia.
İlk lumbar, omurun alt kenarına kadar devam eder.Pierwszy człon czułków sięga środka przedplecza.
Ömür Menzilliri, Ürümchi: Sincan Gençler Yayınevi, 1985.I niespokojnie tu i tam, Olsztyn: Wydawnictwo Pojezierze, 1980.
Ömürleri 14 yıl kadardır.Czekałem 14 lat".
Ayrıca kullanım ömürleri de birbirlerinden farklıdır.Maski także się od siebie różnią.
Uzun ömürlü ve ekonomik olmalıdır.Musi być powaga i będzie.
Altı yıldan daha uzun süre yaşayabilen bu ahtapotlar, diğer ahtapotlara göre daha uzun ömürlüdür.Ropień utrzymujący się dłużej niż 6 tygodni można nazwać przewlekłym.
Gibonlar bütün ömür boyunca tek bir eşe sadık kalırlar.Partnerzy pozostają sobie wierni do końca życia jednego z nich.
Bunların hepsi kısa ömürlü oldu.Każdy z punktów jest krótko rozwinięty.
Ömürleri de kendilerine depolanan enerji maliyetindedir.Koszt energii zużytej na potrzeby własne.
Birand: Bir Ömür, Ardına Bakmadan...Himalaje – wyprawy życia: A po zejściu….
1973 - Ferdinand Marcos, Filipinler'in "ömür boyu" Başkanı oldu.1965 – Ferdinand Marcos został prezydentem Filipin.
Bu görevini ömür boyu sürdürdü, bir yandan da bağımsız olarak çalışıyor yarışmalara katılıyordu.Przywiązywał dużą wagę do swojej prezencji zarówno poza wyścigami, jak i podczas nich.
Araştırmalar, bunların % 96'sının omurgasız olduğunu göstermektedir.Jak oceniają, zebrane przez nich materiały to 96 proc. dostępnych dokumentów na temat błogosławionej.
Fonksiyonel gruplar organik moleküllerin omurgalarına bağlı olurlar.Podwozie robota zastępuje organicznymi nogami mrówek.
Omurilik yaralanmalarının priapizm ile ilişkili olduğu bilinmektedir.Również uszkodzenia rdzenia kręgowego są powiązane z występowaniem priapizmu.
0.89 ms'lik bir yarı ömür hesaplandı.Czas połowicznego rozpadu obliczono na 0,89 ms.
Daha sonra Başbakan Konstantin Karamanlis cezasının ömür boyu hapse çevrilmesini sağladı.Jednak ówczesny prezydent Alpha Oumar Konaré zamienił oba wyroki na dożywotnie więzienie.
Ölüm cezasına çarptırıldıysa da, 1983'te bu ceza ömür boyu hapse çevrildi.Wyrokiem sądu została skazana na karę śmierci, którą w 1983 zamieniono na dożywotnie więzienie.
Ömür ile vücut büyüklüğü arasında herhangi bir bağlantı bulunamamıştır.Długość życia nie ma związku z rozmiarami ciała.
Ömürleri ortalama 4 yıl, en fazla 7 yıldır.Maksymalnie do 11 lat, jednak przeciętnie 3 lata.
Ve Daha da uzun ömürler diliyoruz.Miało jednak dłuższe kończyny.
Stangl ömür boyu hapse mahkûm edildi.Hanssen został skazany na dożywotnie więzienie.
Ömürleri 20 yıl kadardır.Dorota Wilk: To już 20 lat!
Dışavurumculuğun aşırı gerçek dışılığı kısa ömürlüydü.Sama uroczystość otwarcia była wyjątkowo krótka.
Bu laneti yapan büyücü, ömür boyu Azkaban'da tutsak kalır.Użycie go przeciw istocie ludzkiej karane było dożywotnim pobytem w Azkabanie.
2001: Ömürboyu başarı ödülü.2010: nominacja do nagrody Viva!
Daha az sıklıkla da olsa kurbağalar, su omurgasızları ve küçük kuşlarla da beslenebilir.Czasem zjada żaby, małe ssaki a nawet ptaki wodne.
Uzun ömürlü bir ağaçtır.Sadzone jako drzewo ozdobne.
Buna göre Oliver Cromwell ömür boyu Lord Protector oluyor ve en yüksek karar organı haline geliyordu.W czasie pełnienia go przez Olivera Cromwella przekszałcił się w urząd stałej głowy państwa.
Salih Omurtak komutasındaki birlikler ilk başlarda fazla başarı elde edemediler.Natarcie oddziałów majora „Zagończyka” odniosło początkowo pewne sukcesy.
Esaret altında kaydedilen en uzun ömür 34 yıldır.Najdłuższy obserwowany wiek w warunkach naturalnych to 24 lata.
Eşlerden biri ölecek olursa, kalan eş ömür boyu başkasıyla eşleşmez.Co mają zrobić ci którzy mają więcej niż jedną żonę z pozostałymi żonami?
22 kişiye idam, 25 kişiye ömür boyu hapis cezası verildi.W okresie ich rządów 22 osoby zostały skazane na śmierć.
Bu kısa ömürlü geçici bir önlemdi.Podkreśla jednak, że byłoby to rozwiązanie krótko okresowe.
Eskiden insanlar çok iri ve uzun, ayrıca daha uzun ömürlüymüş, binlerce yıl yaşarlarmış.Przez tysiące lat stawała się coraz głębsza i szersza.
Bir ışık kaynağı, genelde uzun ömürlü LED, bir lens sistemi yoluyla bir prizma yüzeyine odaklanır.Źródło światła, najczęściej dioda LED, jest skierowane na powierzchnię pryzmatu za pomocą systemu optycznego.
Ömürünün çoğunu Atlas Okyanusunda geçirir.Większość czasu spędza w pobliżu dna oceanicznego.
Kuyruksuzlarda, tek bir kuyruk sokumu omuru bulunur.Inne kręgowce posiadają tylko jednego kłykcia.
Ömürleri 20 yıl civarındadır.Gerezy żyją około 20 lat.
Nasıl uzun ömürlü olunacağını öğrendikten sonra dünyayı birlikte gezmeye başlarlar.Po zakończeniu studiów udał się w dłuższą podróż w celu poznania świata.
1665 - Yaşayan en uzun ömürlü gazete, The London Gazette ilk kez yayımlandı.1665 – The London Gazette, världens äldsta officiella tidning, ges ut första gången.
35S dışında, kükürtün radyoaktif izotopları oldukça kısa ömürlüdür.Utöver 35S, är alla radioisotoper av svavel relativt kortlivade.
Savaşı Sezar kazandı ve ömür boyu diktatör ilan edildi.Principen bröts när Caesar blev diktator på livstid.
Balık ve omurgasızlar dahil çeşitli canlılar nehirde tekrar görünmeye başlamıştır.Fiskar och kräldjur finns har åter börjat finnas i floden.
Esaret altında kaydedilen en uzun ömür 34 yıldır.Den högsta belagda livslängden är 34 år.
Bununla birlikte bu reform kısa ömürlü oldu.Reformen har dock gjort comeback.
30 Ağustos 2013 tarihinde İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano tarafından ömür boyu senatör atanmıştır.Den 9 november 2011 blev Monti utsedd till senator på livstid av Italiens president Giorgio Napolitano.
Yabani mandaların ömürü 25 yıl kadardır.Tvättbjörnar har funnits i 25 miljoner år.
313Uuo civarındaki bazı çok nötrona sahip izotoplar da uzun ömürlü çekirdek sağlayabilir.Vissa isotoper med ännu fler neutroner, som exempelvis isotoper kring 313Og, kan också ge mer stabila kärnor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod