Ana içeriğe geç
Sözlük

omur ile cümle

omur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yapan kişi Azkaban'da ömür boyu hapse girer.Hiervoor werd ze veroordeeld tot een levenslange gevangenisstraf in Azkaban.
Ian Abercrombie, kısa ömürlü TV dizi Avcı Kuşları 'nda Alfred'i resmetti.Ian Abercrombie speelde Alfred in de kortlopende televisieserie Birds of Prey.
Esaret altında kaydedilen en uzun ömür 34 yıldır.De hoogst geregistreerde leeftijd is 34 jaar.
Allah bize ömür versin." demiştir.Maar laat God niet met ons spreken, want dan sterven we.’
Ömürleri ortalama 4 yıl, en fazla 7 yıldır.De vis wordt gemiddeld vier jaar oud, met een maximum van ongeveer 7 jaar.
Altıncı boyun omuru hizasında gırtlaktan başlar.Met de première van het zesde strijkkwartet, op.
2003 yılında, Indian Chamber of Commerce tarafından verilen Ömür Boyu Başarı Ödülü.Hij ontving de Lifetime Achievement Award van de Indiase Kamer van Koophandel in 2004.
Geminin omurgası gemiden ne kaldıysa, bir anıt haline getirilmiştir.Wat er met het schip gebeurd is bleef een raadsel.
Ömürleri ortalama 2 yıldır.Die reserv was gemiddeld twee jaar oud.
241Am, 432 yıl yarı ömüre sahip bir alfa yayıcısıdır.241Am heeft een halfwaardetijd van 432 jaar.
Onlar hem bedenden ayrılmışlardır hem de uzun ömürlüdürler.Voorstreek en de Eewal) vormen en deels gedempt zijn.
Bunun sebebi insanların yarılanma ömürlerinden çok daha hızlı evrimleşiyor olmasıdır.Daardoor voelen aanstaande moeders zich sneller moe.
Yabani mandaların ömürü 25 yıl kadardır.Het ergste leed uit 25 jaar Consumentengids.
Ama ömürleri bir süre uzatıldı.Buruk was geruime tijd uitgeschakeld.
Ortalama ömürleri 1-2 yıldır.Hun gemiddelde levensduur is 1 tot 2 jaar.
1976'da da kendisini ömür boyu devlet başkanı ilan etti.In 1971 liet hij zich uitroepen tot president voor het leven.
Floransa'da Giovanni Boccaccio'yla tanışır; ömür boyu sürecek olan bir dostluğun başlangıcıdır bu.Daar leerde hij de componist Giuseppe Verdi kennen; het werd het begin van een levenslange vriendschap.
Herkes bu taraftar grubunun çok uzun ömürlü olmayacağını düşünmekteydi.Alles wees er toen al op dat deze vereniging geen lang leven beschoren was.
Fakat omurgasızları da yiyebilmektedirler.Echter zijn haar maaltijden walgelijk.
Bu yüzden omurgaları, ancak esnek bir çubuk gibi bükülebilir.Die heup kan alleen nog maar als een polsstok schuin omhoog gaan.
Ömürleri 10 yıla kadar varabilir.De imago kan tot 10 maanden oud worden.
1966'da kamu hayatından emekli oldu, ancak 1973'te kısa ömürlü bir dönüş yaptı.In 1966 nam Wilke afscheid van de showbusiness, maar keerde kort terug in 1973.
Ömürlerinin en fazla 15 yıla kadar varabildiği tahmin edilir.Er wordt aangenomen dat de gestreepte bunzing 15 jaar oud kan worden.
Müebbet hapis, kişinin cezasının ömür boyu süreceği hapis cezası türüdür.De maximumstraf die het tribunaal kan opleggen is levenslange gevangenisstraf.
Astatinin en uzun ömürlü izotopu AS210'un yarıömrü 8,3 saattir.De halveringstijd van het stabielste astaatisotoop, astaat-210, bedraagt slechts 8,1 uur.
Viyana'da geçirdiği yıllarda ise ömür boyu en büyük tutkusu olacak edebiyatla ilgilenmeye başlar.Tijdens zijn jaren in Wenen werden filosofie en letterkunde zijn grootste interesses.
Çin'deki en uzun ömürlü ağaç yapıdır.Het is de eerste houten piste in China.
25 Nisan - TİKB davasında ömür boyu hapis cezası alan Kenan Güngör kaçtı.Pas op 25 oktober 2002 kon het Openbaar Ministerie een levenslange gevangenisstraf eisen.
Ömürleri birkaç nanosaniyeyle sınırlıdır.Een zeepbelwand is maar enkele nanometers dik.
Ömürleri yaklaşık 40 – 45 yıldır.Tien jaar geleden was dat nog tussen 40 en 45 jaar.
Üçüncü grup üyeleri ise ömür boyu görev yapıyorlardı.Zijn derde vrouw leefde langer.
Kısacası bir ÖMÜR!Wat een leven!
Suda yaşayan omurgasız hayvanlar ise solungaçlarıyla solunum yapar.Op land levende dieren ademen via de longen.
Bir omurilik hastalığı geçirdi ve tam iyileşemedi.Hij had namelijk een flinke griep en hoefde zo niet voluit te gaan.
Dünyanın hâlen hüküm süren en yaşlı ve Britanya'nın en uzun ömürlü hükümdarıdır.Van boven naar beneden de oudste en de jongste heerser.
Aşı sertifikası aşıdan 10 gün sonra ve ömür boyu geçerlidir.Het 17D-vaccin beschermt zeker tien jaar maar waarschijnlijk levenslang.
Ömür Menzilliri, Ürümchi: Sincan Gençler Yayınevi, 1985.Zeist: Uitgeverij Vrij Geestesleven, 1985.
2011 Ekim ayında 4 yetkili ömür boyu hapis cezası aldı.Eind januari 2011 werd hij veroordeeld tot 4 jaar gevangenisstraf.
Abd el Nebi ve başka bir köylü ömür boyu hapis cezası verildi.Hugo de Groot en Hogerbeets werden veroordeeld tot een levenslange gevangenisstraf.
Geçiş arasındaki kuyruk tabanı ve orta kuyruk yer alan yedinci sekiz omur.De overgang van de voorste naar de middelste staart ligt tussen de zevende en achtste staartwervel.
Pek çok olayda bu durum kısa ömürlüdür: mesela mutlak sıfıra kadar soğutursanız.Dit is onder bepaalde omstandigheden normaal, bijvoorbeeld bij wandelen in de koude.
2 gardiyan da suçlu bulundu ve ömür boyu hapis cezası aldılar.De twee overvallers werden later gearresteerd en veroordeeld tot een levenslange gevangenisstraf.
Bu şekilde gerçekleştirilen uzatmalar teoride ömür boyu hapis cezasına imkan tanımaktadır.In theorie kan dit neerkomen op een levenslange gevangenisstraf.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.Hij begon zich toen al te interesseren aan pacifistische organisaties.
Omurgalı hayvanlar oksijen ya sudan veya havadan alırlar.Het dier haalt met behulp van de kieuwen voedsel en zuurstof uit het water.
Bunlar için ömür boyu asilzade ilan edildi.Hij krijgt hiervoor levenslang.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.Radość w Madrycie nie trwała długo.
Ömür boyu ceza alacak!".I jakie marnotrawstwo czasu!”.
1930'da ömür boyu evli kalacağı ikinci eşi yine Rus olan Isabella Pakszwer Far ile evlendi.W roku 1930 ożenił się po raz drugi, z Rosjanką Isabellą Pakszwer, z którą pozostał do końca życia.
Köy, ismini, kurucusu olan Omur Baba adlı bir Yörük'ten almıştır.Nagrał z nimi albumy Cattle Call, The Richest Man (in the World).
1964 - Nelson Mandela, ömür boyu hapse mahkûm edildi.1964 – Nelson Mandela został skazany na dożywotnie pozbawienie wolności.
Buna ömür denir.Nazwijmy to wiecznością.
Geminin omurgası, 1 Ağustos 1935'te yapılmaya başlandı.Rozpoczęcie budowy okrętu miało miejsce 1 sierpnia 1935.
Artık 35 yaşında olan John ayı Ted ile bir ömür geçirmiş, aynı evi paylaşmıştır.Obecnie John ma 35 lat, mieszka z dziewczyną Lori, zaś Ted wciąż mu towarzyszy.
Hemen hepsinde yedi boyun omuru vardır.Na odwłoku znajduje się siedem par przetchlinek.
1665 - Yaşayan en uzun ömürlü gazete, The London Gazette ilk kez yayımlandı.1665 – Ukazało się pierwsze wydanie najstarszego brytyjskiego dziennika „London Gazette”.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Ich trzonowce nie mają korzeni i rosną ciągle jak kły.
Zippo çakmakları ömür boyu garantiyle tanınırlar.Każda zapalniczka Zippo posiada dożywotnią gwarancję producenta.
Yaklaşık olarak 10 yıl ömürleri vardır.Zakwita mniej więcej co 10 lat.
Suda yaşayan omurgasız hayvanlar ise solungaçlarıyla solunum yapar.Larwy owadów żyjące w wodzie oddychają skrzelotchawkami.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
omur ile cümle - Sayfa 18 - omur kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App