Ana içeriğe geç
Sözlük

oluk ile cümle

oluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1987 - Hayat şırınga, Hayat Tıbbi Aletler ve Oluklu Mukavva San.М., Малыш, 1987 Рассказы о веселых людях и хорошей погоде.
Tüm rorqualların karın bölgesinde, yalnızca bu familyada görülen oluklar bulunur.В этом подсемействе рога имеются только у самцов.
Bazlarla olan bu etkileşimlerin çoğu, bu bazlara kolaylıkla erişilebilen büyük olukta meydan gelir.Конечно, есть очень много людей на свете, которых можно запугать такой вот силой.
Oluklu balinalar kış mevsimi boyunca ekvatora yakın ılıman sularda çiftleşirler.Зимой малоголовые молот-рыбы держатся ближе к экватору, где вода теплее.
Oluklu köyünün adı istiye ve kum mahallesi diyede bilinir.Точное название зависит от тюрьмы и штата.
Oluk bıçaklarda da kullanılmıştır.كما يستخدم في السحابات.
Eski adı İlevür olup Oluklu adını daha sonra almıştır.سماه والده أكبر، واشتهر في ما بعد بعلي أكبر.
Bazlarla olan bu etkileşimlerin çoğu, bu bazlara kolaylıkla erişilebilen büyük olukta meydan gelir.أغلب الأطفال الذي يعانون من هذا الاضطراب يفترض أن لديهم استعداداً وراثياً للقلق.
Geniş tarafında sayılan para oluk kısmından dökülürdü.أتلف في مدته على قصرها أموالاً عظيمة.
Antarktik oluklu balinasının geçmiş ve günümüz popülasyonu hakkında bilinenler oldukça kısıtlıdır.Relativamente pouco é conhecido sobre os níveis históricos de população e atuais da baleia-comum Antártica.
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.A palavra joglo refere-se à forma do telhado.
Oluklu balinalar kış mevsimi boyunca ekvatora yakın ılıman sularda çiftleşirler.Mais distante do equador eles acontecem próximo do solstício de inverno.
Bütün oluklu balinalar yağ ve etleri yüzünden yoğun avlanmışlardı.As tartarugas marinhas comuns foram caçadas intensamente pela sua carne e ovos.
Oklüzal yüzeyde dört adet oluk vardır.Nela, são colocadas quatro velas.
Oluk bıçaklarda da kullanılmıştır.Era utilizado também em treinamento com faca.
Kurbanların bedenleri gizli bir oluktan bodrum katına düşer.De lichamen van zijn slachtoffers werden vervolgens via een geheime stortkoker in de kelder gegooid.
Lateral oluklar yoktur.Er zijn geen laterale tanden.
Meyvenin bir yanı boydan boya olukludur, meyve çekirdeğinde de derin oluklar yer alır.De kale vrucht is een doosvrucht, die in deelvruchten uiteenvalt.
Eski adı İlevür olup Oluklu adını daha sonra almıştır.Hij vond die voornaam grappig en nam hem over.
Bu oluk clivus adını almaktadır.Hijzelf zal zich daar voordoen als Cletus.
Çeşmenin sivri kemerli nişi içinde bir oluk ile musluk bulunmaktadır.Om de pinnen wordt een koord in een (ruime) gesloten lus gelegd.
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.Alleen het "wegdek" is van hout.
Oluklar endişe verici boyutlara ulaşmıştır.De etudes klimmen op in moeilijkheidsgraad.
Oklüzal yüzeyde dört adet oluk vardır.Na powierzchni Ziemi występują cztery żywioły.
Oluklarda biriken suyu tahliye etmek amacıyla kullanılırlar.W braku wody używa się w tym celu piasku.
Ayrıca parçalanma olukları yoktur.Ponadto nie może być ułomny fizycznie.
Elektrik makinalarında bakır tellerin yerleşeceği oluklar bulunur.Po jego bokach znajdują się szafy z aparaturą elektryczną.
Lateral oluklar yoktur.Płatki zewnętrzne nie występują.
Boğazı oluk renklidir.Gardło jasnopopielate.
Bu sınıflandırmada 4, 16 ve 23 nolu problemler hem açıklaması hem çözümü açısından olukça muğlaktır.Problem 4, 6, 16 och 23 är för oprecisa för att man nånsin skall kunna kalla dem lösta.
Oluklar endişe verici boyutlara ulaşmıştır.Förvecklingarna når oanade höjder.
Geçmişte, hayvanların su içmesi için yapılan olukların çok olduğu söylenir.I ett tidigt skede kan patienten uppmanas att dricka mycket vatten.
Amerikan savaş sanayi Avrupa topraklarına oluk oluk akmaktadır.De påstår också att deras stridsspetsar är kapabla att nå amerikanskt territorium.
İki ucu açık, kenarlı ve ucuna doğru darlaşıp oluk halinde uzun bir tahtadır.Яшха знаходиться між двома лагунами, Сканаб (Sacnab) та Яшха (Yaxhá).
Boğazı oluk renklidir.Так солодко горло стискає.
"Çörten" sözcüğü ağaçtan oluk manasına gelmektedir.Здатен «літати» з дерева на дерево.
Gövdeleri dik, kuvvetli, sert ve boyuna olukludur.Tělo je zavalité a mohutné, bočně zploštělé.
Tabanda, kızak üzerinde veya oluk üzerinde hareket eder.Cestuje se buď pěšky, nebo na chocobovi.
Lateral oluklar yoktur.Nu dispune de butoane laterale.
Eski adı İlevür olup Oluklu adını daha sonra almıştır.El îi află numele și originea adevărate doar mult mai târziu.
Boğazı oluk renklidir.Gâtul se strâmbase.
Oluklar endişe verici boyutlara ulaşmıştır.Astfel sauropodele au atins dimensiuni considerabile.
Zehirli oluk dişleri oldukça iridir.A fogaiból erős méreg csöpög.
Ayrıca parçalanma olukları yoktur.Rendbontás itt sem volt.
Orta çizgi üzerinde yukarıdan aşağıya bir oluk uzanır:Sulcus sinus sagittalis superioris.A nyílásánál egy vénát közvetít az orrból (nasus) a sinus sagittalis superiorba.
Aynı zamanda mekanik tutunmayı düşürmek için oluklu lastikler geliştirildi.A mechanikus feltöltő áttételét is csökkentették.
Bu sınıflandırmada 4, 16 ve 23 nolu problemler hem açıklaması hem çözümü açısından olukça muğlaktır.Σε αυτή την κατάταξη τα 4, 16, και 23 είναι πολύ ασαφή για να περιγραφούν κάποτε ως λυμένα.
Bu mimari yağan yoğun yağmurlardan evlerini korumak için yapılan su oluklarıdır.Προτιμάει να έχει κάποιο καταφύγιο για να προφυλάσσεται από τις έντονες βροχοπτώσεις.
Oluklu balinalar, süzerek beslenme denen yöntem ile beslenirler.Οι μπαλένες τούς επιτρέπουν να συγκρατούν την τροφή αποβάλλοντας το νερό.
Oluk bıçaklarda da kullanılmıştır.Επίσης σε κάποια σημεία έχει χρησιμοποιηθεί και μαχαίρι παλέτας.
Büyük oluk kaybolmuş gibi görünür. bazların eksene açısı 8.8 derecedir.Η κλίση της τροχιάς της Βικτώριας ως προς την εκλειπτική είναι 8,4 μοίρες.
Eski adı İlevür olup Oluklu adını daha sonra almıştır.Nyere smag har igen bragt hans navn frem.
Bu dolambaçlı olukları kaynağına kadar geri takip ederek genellikle eski bir volkan bacasına götürür.Ved at følge disse bugtede riller tilbage til deres "udspring" finder man ofte en gammel, vulkansk åbning.
Oluk bıçaklarda da kullanılmıştır.Veden blir også brukt til knivskaft.
Santral oluk bukkal ve lingual bölmeleri birbirinden ayırır.Man kan skille mellom akkusativspråk og ergativspråk.
Servikal olukları yoktur.CAmerika SerikatE NO.
Oluklu balinalar iki cins içerisinde dokuz türde sınıflandırılırlar.Chín phân loài đã được công nhận trong hai nhánh.
Mavi balina ve oluklu balinanın melezlerinin Kuzey Atlantik ve Kuzey Büyük Okyanus'ta oluştuğu bilinir.Con lai giữa cá voi xanh và cá voi vây được cho rằng tồn tại ở Bắc Đại Tây Dương và ở Bắc Thái Bình Dương.
Altın Oluk veya Mizab: Kuzey duvarı üzerinde bulunan altından yapılmış oluk.金子重輔(かねこ しげのすけ) 演:尾関伸嗣 名は重之助とも。
Ayrıca suboccipital sinir(ilk spinal sinir) de bu oluktan geçer.後頭下神経(第一脊髄神経)もここを通る。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
oluk ile cümle - Sayfa 2 - oluk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App